السلام عليكم ورحمة الله وبركاته أعوذ بالله من الشيطان الرجيم. بسم الله الرحمن الرحيم. والصلاة والسلام على رسولنا محمد سيد الأولين والآخرين. مدد يا رسول الله، مدد يا سادتي أصحاب رسول الله، مدد يا مشايخنا، دستور مولانا الشيخ عبد الله الفايز الداغستاني، الشيخ محمد ناظم الحقاني. مدد. طريقتنا الصحبة والخير في الجمعية.
بسم الله الرحمن الرحيم
وَلِلَّهِ الْعَاقِبَةُ الْأُمُورِ
Her şeyin sonunda, herşey, Allah'ın izniyle, O‘na dönecek. Herşey Ne varsa, Allah'ın takdiriyle, sonunda Allah Azze ve Celle'nin karşısına çıkacak, hem O'nunla beraber olanlar, hem O'na karşı olanlar.
Ama insanlar bunu hiç hesap etmiyorlar, akıllarına getirmiyorlar.
Akıbet hayır olsun diye isteriz.
Akıbet şer olunca, dünyada ne kadar yaptıkları varsa onların hesabını verir, cezasını çeker.
İnsan sabırsızdır, hikmetsizdir.
Her olan her şeye hikmetle bakmak lazım ki nitekim hayatta zorluk da olur, kolaylık da olur.
Zorluk için insan üzülmesin.
Akıbet en son ne olacağına baksın. Akıbet hayır olsun. Budur mühim olan.
Bütün bu yaşadıklarımızın, hayatımızın en sonunda bir sonu olacak.
Sonu hayır olacak olan hayat kurtulmuş hayat olur.
Saadet hayatıdır.
Ne kadar zorluk çekse dünyada zorlukların ecri var, sevabı var Allah yolunda olan için.
Allah yolunda olmayan için hiçbir faydası yok.
Hiçbir iyiliği yok, zarardan başka.
Hayatta bazen zorluklar olur.
Sonunda, önemli olan selamete kavuşup kavuşmadığı mıdır. Selamete kavuşan insan Allah'a şükretmesi lazım.
Selamete kavuşan kimse Allah'a hamd etmesi lazım.
Çünkü şükürle, hamd ve teslimiyet ile Allah'a olan imanı ve itikadını yerine getirmiş olur.
Öteki türlü isyan edersen hiçbir faydası olmaz, zorlukların hiçbir sevabına nail olamazsın.
Onun için işin sonuna bakın.
Sonu hayır olsun her işimiz inşallah.
2023-12-06 - Lefke
Bazı insanlar var.
Çoğu insan şimdi sıkılıyorum diyor.
Sıkıntı oluyor.
Bu neden oluyor sıkıntı.
Dünyayı fazla meşgale ettikleri için sıkıntı oluyor insanlara.
Ne kadar dünyayı düşünüyorsa o kadar daha fazla sıkıntı olur.
Daha kötü hisseder insan kendisini.
Şu işi yapacağım, bu işi yapacağım.
Yahut kendi işinde daha hırsla çalışıp daha fazla yükseleyim.
Oturduğu vakit dünya meselelerini konuşur.
Dünyalık konuştukçca daha fazla sıkıntı olur.
Hatta Şeyh Baba derdi ki fazla bu şeyleri dinlemeyin.
Daha fazla sıkıntı olur.
Sıkıntının gitmesin istersen ahiret için olan insanlarla oturun.
Onların meclisinde bulunun.
Dünya kelamı olunca zülmet olur.
Karanlık olur, üzüntü oluyor.
Ahiret meselesi olunca insanın ruhu sevinir.
İnsanın ruhaniyeti hoşnut olur, memnun olur.
Öteki türlü dünyanın kelamından insan hiçbir zaman memnun olmaz.
Çünkü ya başkası konuşup kendini anlatacak yahut sıkıntılarını anlatacak.
O sıkıntılardan dolayı tahammül etmeyen insanlara da sıkıntı olur, üzüntü olur.
Hoş şeyler olmaz.
Onun için rahat olmak istersen ahiret kelamını dinle.
Allah yolunu izle, Peygamber Efendimiz'in yolunu izle.
Onların hayatları nasıl geçtiğini öğrenmek için eski insanlarin hayat hikayelerini okuyabilir dinleyebilirsin.
Hem salih insanlar zikre olunca Allah rahmetini indirir, bereketini indirir, rahat olur insan.
Yok, dünyaya sarılanlara bakarsan şu ne kadar para kazandı, şu nasıl çalıştı, şu ne yaptı, bu ne yaptı diye bakarsan senin için kararır, sıkılırsın.
Onun için, Allah'a şükür, Müslümanlar kadar iyi insan hiçbir yerde, hiçbir dinde yok.
Ötekileri insanları hidayet için değil de onları kullanmak için dünyayı kendi dinlerine çevirmek ister.
Eskiden beri o şekildedir.
İslam dini mecburi değil.
İslam, insanları kurtarmak içindir.
Saadete, feraha kavuşturmak içindir, hem dünyada hem ahirettedir.
Onun için İslam girdiği yerleri mamur ediyor.
Hem dünyalarını mamur ediyor, hem ahiretlerini mamur ediyor.
Şimdi dünyada bütün insanları bir kalıba sokmuşlar.
Dünyaya yüzlerini çevirmişler.
Ahiretlerine bakmıyorlar.
Onun için bütün dünya sıkıntıda, üzüntüde.
Allah insanlara hidayet versin ki bu güzelliği görsünler inşallah.
2023-12-05 - Lefke
بسم الله الرحمن الرحيم
وَعَلَّمَ ءَادَمَ ٱلْأَسْمَآءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ
صدق الله العظيم
Allah Azze ve Celle her şeyi Âdem aleyhisselam'a öğretmiş.
İnsanoğlu yanı Âdem aleyhisselam'ın oğullarının şimdiye kadar ilimleri Âdem aleyhisselam'dan geliyor.
Her şeyi Allah Azze ve Celle ona öğretti.
Onun vasıtasıyla her türlü ilmi, hem manevi ilmi, hem zahiri ilmi, hem batıni ilmi insanlar öğrenmiştir.
Aklınıza ne gelirse ilimlerden, bütün ilimleri ilk Peygamber ve ilk insan olan babamız Âdem aleyhisselam insanlara öğretmiş.
Hesabından, yıldızların isimlerine kadar, bütün ne gibi şimdiki ilimler varsa hepsini öğretmiştir.
Zannederler ki insanoğlu tesadüfen öğrenmiş bunları.
İnsan, ilimleri kendi kendilerine öğrenmiş zanediyorlar.
Hiç öyle bir şey yok.
Allah Azze ve Celle her şeye vaktini, mîkâtını vermiş.
Âdem aleyhisselam, o esas ilimleri orada vermiş insanlara.
İnsanlara zaman geçtikçe bir başka bir ilim kapısı açılıyor.
İnsanlar, başka bir bir şeyler öğreniyor.
Bir zaman geçtikten sonra yine başka bir ilim geliyor ta ki zamanımıza geldiğimiz, gördüğümüz gibi.
Bu ilimlerin Allah ﷻ katında sonu yok.
İlmin sonu yok.
Allah Azze ve Celle bizim için bu ilimleri, bu şeyleri bize vermiş.
Mesela insanoğlu ateşte yanar, suda boğulur.
Başka mahlukat var.
Cinler ateşten yaratılmış.
Onlara bir şey olmaz.
Denizde yaşayanlar başka, havada yaşayanlar başka.
Allah Azze ve Celle'nin mahlukatı bitmez.
Daima Allah Azze ve Celle yaratıyor.
Sırf bizi yaratıp da başka bir şeyi yaratmadı diye bir şey yok.
Ama insanlar uzayda insan var mı, mahlukat var mı diye soruyor.
Allah Azze ve Celle'nin mahulukatında her şeyi var.
Ancak her şeyin izin olduğu vakit görünebilir.
İzin olmadığı vakit onlara hudut var, sınır var.
Bir yerden bir yere geçemezler.
Onun için buradaki dediğimiz gibi ilim Allah'ın indindedir.
İlmin kaynağı Allah Azze ve Celle'dir.
İnsanlara ufak bir şey veriyor Allah Azze ve Celle.
Onlar kendilerini bir şey zannediyorlar ondan sonra.
İşte bu faydalı ilim olan Allah Azze ve Celle'yi bildiren ilim.
Allah Azze ve Celle'nin zatını, O'nun kudretini, azametini bildiren ilim, ilimdir.
Ne yaptıklarını bilmeyen, bir şey yapıp da benim diye çıkıp ortaya, insanlara 'şöyle yapın, böyle yapın' diye ahkam kesenlerin ilmi, ilim değil.
O insanları şaşırtan bir şeydir.
Onun için bu ilim Peygamberler'den gelmiş.
Her türlü ilim.
Yani aklına ne gelirse dokumasından, ziraatından, çiftliğinden, doktorluğundan her şey Peygamberler'den gelmiş.
İlk Peygamber Adem aleyhisselam, sonra Şit, İdris aleyhisselam, ...
Onlar o ilimleri insanlara öğretmişler.
İlim, sınırlı, yavaş yavaş açılan bir şeydir.
Çünkü ahir zaman olduğu için birden açıldı.
Eskiden bin senede biraz bir şeyler öğrenen insan şimdiki ilimle bir senede değişiyor öyle.
O da Allah'ın hikmeti.
Çünkü şey ahir zaman oldu, dünyanın sonu geliyor.
Bu ilimler de çıkması lazım ortaya.
Bu ilimler bu zamana mahsustur.
Allah inşallah bizi de şaşırtmasın.
Bu ilim, şaşırtan ilim vermesin.
Hakiki ilim versin inşallah hepimize inşallah.
2023-12-04 - Lefke
Allah Azze ve Celle'nin sevgili kulları var.
بسم الله الرحمن الرحيم
أَلَآ إِنَّ أَوْلِيَآءَ ٱللَّهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ
ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَكَانُوا۟ يَتَّقُونَ
صدق الله العظيم
Onlar Allah'ın sevdiği kullarıdır.
Onlara korku yok, üzüntü yok.
Onlarla beraber olana da aynı şekilde korku yok, üzüntü yok.
Onlar çünkü vefa sahipleridir.
Vefalı dediği kimse insanlara hiçbir zaman hainlik, kötülük yapmayan insandır.
Verdiği söze dikkat eden, o sözü tutan insanlardır.
Onların piri Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem.
Onlar onun yolunda giderler.
O yol insanların insan olarak olması içindir o yol.
İnsan nedir?
İnsan Allah Azze ve Celle'nin yaratıp en yüksek mertebelere gelmesi için fırsat verdiği mahlukattır.
Bu yolda giderlerse Allah indinde makbul insanlar olur.
Onların yolu kurtuluş yoludur, saadet yoludur.
Dünyada da onlar dünya için üzülmezler.
İnsanları doğru yola sevk ederler, doğru yolu gösterirler.
Onlarla beraber olanlara da muhakkak onların büyük faydaları olur.
Onların faydaları hem dünyada hem ahirette.
Peygamberlerin ve peygamberlerle beraber olan sahabelerin yolları bütün dünyaya nur yaymaktır.
Nurla nurlandırmak, karanlıktan aydınlığa çıkarıp ferah, ferahlık vermek insanlara
Onların budur yolları.
Onlara hizmet eden bilmelidir ki onların zaten kimseden hizmete talip değil.
Onların talip ettikleri kendilerinin hizmet etmeleridir insanlara.
Hizmetleri doğru yolu göstermektir.
Onlarla beraber olup onlara Allah rızası için yardım edenlere de büyük faydaları dokunur.
Hem kendilerine hem sülalelerine, oğullarına, çocuklarına, ailesine muhakkak o rahmet onlara da yetişir.
Bu evliyaların yoludur.
Allah Azze ve Celle'nin yolu merhamet yoludur.
İnsanlara merhamet etmek, onlara hizmet etmek.
Hizmet eden kendisi hizmet bulur.
O hizmetin karşılığı, insan bir verirse Allah ona yüz bin verir.
Bunun faydası çok büyüktür anlayan için.
O muhakkak saadete kavuşur.
Bütün evliyaların yolu aynıdır.
Bu başkadır, şu şeydir.
Öyle bir ayrım yok.
Muhakkak onlar Allah'ın sevdiği kullarıdır.
Faydaları insanlığadır.
Bütün insanlığıdır faydaları.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor:
بهم تمترون ويهم تنسرون
Yağmur size onların bereketiyle gelir.
Onların vesilesiyle zafere ulaşırsın.
Rızık onların vesilesiyle gelir.
Yani Allah Azze ve Celle dünyaya onların bereketiyle bu bütün rızıkları, zaferi, yağmuru, her türlü iyiliği gönderir.
Onların vesilesiyle gelir.
Yani onlar dediğimiz gibi insanlığa faydalıdır, bütün insanlığa.
Çünkü fayda gelince orada kesilip orada verilmez.
Hepsi onlar var diye Allah Azze ve Celle veriyor.
Allah hizmetlerini daim etsin.
Allah onlardan razı olsun.
Ahirete intikal ettikleri halde hizmetleri daha da fazla olur.
Allah onların eşiğinden ayırmasın bizi inşallah.