السلام عليكم ورحمة الله وبركاته أعوذ بالله من الشيطان الرجيم. بسم الله الرحمن الرحيم. والصلاة والسلام على رسولنا محمد سيد الأولين والآخرين. مدد يا رسول الله، مدد يا سادتي أصحاب رسول الله، مدد يا مشايخنا، دستور مولانا الشيخ عبد الله الفايز الداغستاني، الشيخ محمد ناظم الحقاني. مدد. طريقتنا الصحبة والخير في الجمعية.
بسم الله الرحمن الرحيم
فِتْيَةٌ ءَامَنُوا۟ بِرَبِّهِمْ وَزِدْنَٰهُمْ هُدًى
صدق الله العظيم
Allah Azze ve Celle'nin en sevdiği insanlar genç insanlar, imanlı olanlar, akla sahibi olanlar. Onlar Allah Azze ve Celle'nin sevdiği insanlardır.
Çünkü gençken daha fazla şeytan kuvvetli oluyor.
Kendini, nefsini zapt etmek daha zor olduğu için, onların nefsine mücahede edip nefsini yenen gençler, Allah'ın yolunda olan gençler, Allah'ın en sevdiği kullarıdır.
Yaşlılar artık emekli olmuş.
Ondan sonra başlıyor namaza.
Onlar da iyidir de onların fazileti, gençlerin faziletine karşı yaşlıların hiç esamesi okunmaz.
Gençler Allah'ın sevdiği o yolda olan insanlar, Allah yolunda olan insanlar, Allah aşkıyla Allah yoluna, bu yolda devam edenler onlar Allah'ın sevdiği kullardır.
Sevdiği kul, Allah'ın sevdiği kul, Evliya kul sayılır.
Yani veli dediği Allah'ın sevdiği sevgili kuldur.
Onun için bu yolda giden insanlara zorluklar var. Her türlü şimdi bu zamanın kötülükleri var.
En kötüsü de genç, yoldan çıkmış olanlar.
Çünkü onlar karşı yolda olanları da yoldan çıkarmaya uğraşırlar.
Ne hikmetse, yoldan çıkmış kötü arkadaş derler şeytandan bin beterdir.
Şeytan bir zarar verirse o bin zarar verir.
Allah muhafaza etsin.
Bu zamanda o tür insan çoktur.
Onun için yani Allah Azze ve Celle'nin yoluna giden genç zor bir yolda gidiyor.
Ama o zorluğunun da karşılığı var. Çok büyük fazilet, çok büyük sevaplar, çok büyük iyilikler olacak.
Dünyada da olur, ahirette de olur.
Doğru yolda giden insan, Allah yoluna giden insan dünyada da rahattır.
Kötü yoldan giden insanlar devamlı zarardadır.
Dünyada da zarardadır, ahirette de zarardadır.
Onun için Allah yolu nur yoludur, güzel yoldur, hayırların yoludur, faydadır.
Her türlü fayda var.
Ama yoldan çıkan insan için her türlü tehlike, her türlü zarar var.
Allah muhafaza etsin ihtiyarları da gençleri de.
Gençler artık daha fazla ihtimam, daha fazla dikkat etmeleri lazım.
Kiminle gidiyor, kiminle geliyor arkadaşı.
Biraz şüpheli bir şey varsa ona dikkat edip ondan uzak durmak en iyisi.
Ne olursa olsun onun gösterişine bakmayın.
Gösterişi beş para etmez.
Kendine zarar verir.
Sana da daha fazla zarar verir.
Allah şerlerden muhafaza etsin.
Allah hidayet versin, inşallah.
2023-12-15 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Dün Şeyh Efendi'nin bir sohbetini dinledik. MaşaAllah, bütün sohbetleri güzel, bütün sözleri güzel.
Dünkü sohbette, Allah Azze ve Celle'nin en çok sevdiği şey nedir diye soruyordu.
Azze ve Celle'nin en çok sevdiği şey iki Müslüman kadın ve erkek nikah yapıp evlenmesidir diyor.
Evlenmek Allah Azze ve Celle'yi en çok sevindiren şeydir.
Çünkü evlilik mühimdir.
Allah'ı sevindiren şey insanlara lazım olan şeydir, faydalı şeydir.
Allah Azze ve Celle'nin sevmediği şeyler de insana kötülüktür, zarardır.
Allah'ın sevmediği şeyler Faydayı bırak doğrudan zarar verir insana, helak eder insanı.
Evlilik Allah Azze ve Celle'nin sevdiği bir müessesedir.
Allah evlenenlere hediyeler verir.
O hediyeler dünyada olamaz.
O hediyelerinin bir tanesinin bir parçası dünya'ya inse, dünya cennet olmadığı taşıyamaz.
Ahirette o hediye insanlara verilecek.
Dünyada hazırdır.
Allah Azze ve Celle'nin hazinelerinde bekliyor ahirette cennette verilmesi için.
Çünkü dünya onu kaldırmaz.
Ancak cennet kaldırır.
Dünya imtihan yeri olduğu için onu ahiret için bırakır Allah Azze ve Celle.
Onun için evlilik çok büyük bir güzelliktir insan için.
Allah Azze ve Celle evliliği şerefli insanlara vermiş.
O şerefi, o güzelliği insanlara mahsus etmiş.
Hayvanlar evlenmez, kuşlar evlenmez, haşeratlar evlenmez.
Ancak insan evlenir, cinler de evlenir.
Onlar da bizim gibi evlernir, ama görmediğimiz onların başka alemi var. Onlara da nasıl bizim için şeriat geçerli olduğu gibi aynen onlara da geçerlidir.
Cinler, Peygamber Efendimiz'i kabul etmişler.
Onların da evlilikleri aynı bizim evlilikler gibi.
Başka türlü değil.
Şeytanı da en çok kızdıran şey nedir soruyor Şeyh Efendi.
En çok kızdıran şey evliliktir.
Allah'ı en çok sevdiren şey şeytanı da en çok kızdıran şeydir. Evlilik şeytanı perişan eder, mahveder.
Onun için şimdi şeytan saçma sapan şeyler çıkarıyor evlilik adına.
Evlilik adamla kadın arasında olur.
Adamla hayvan arasında olmaz.
Adamla adam arasında olmaz.
Kadınla kadın arasında olmaz.
Bunlar şeytanın sevdiği evliliktir.
Şeytanın istediği şeydir.
Şeytanın sevmediği şey kadınla erkek evlenmesi.
Onu çıldırtırır, devirtirir.
Mahveder onu.
Onun için onu mahveden şeyleri bizim için faydadır.
Şeytanın sevdiği şeyler bizim için sırf zarardır.
Allah muhafaza etsin insanları.
Allah, İslam devletleri, bütün insanlığı muhafaza etsin bu sapıklıklardan, kötülüklerden.
En büyük kötülüktür onlar.
Onlar Müslümanlığı bırak insanlığı mahvedecek şeydir.
Ondan sonra insan mı kalır? Hiçbir şey kalmaz.
Allah muhafaza etsin.
Allah sahip göndersin.
Çünkü onlar çoğaldılar.
Onları da ancak sahip Mehdi aleyhisselam temizler inşallah.
Okunan kuran hatimleri var, yasinler var, salavatlar, tesbihatlar var dünyanın her tarafında.
Hediye olarak Peygamber Efendimiz'e, aylesine ve eshabına, cümle enbiye, evliya, esfiya, meşayihlerimizn ruhlarına, geçmişlerimzin ruhlar için.
Hayırların gelmesi, Şerlerin def olması için. Dünya ve ahiret saadeti için. el-Fatiha
2023-12-14 - Dergah, Akbaba, İstanbul
عجلوا بالتوبة، قبل الموت، عجلوا بالصلاة، قبل الفوت
Namazda acele edin. Ölümden önce tövbe edin.
Namaz vaktini kaçırmayın, acele edin namazda.
Çünkü vakit durmuyor, vakit geçiyor.
İşte bir sene hemen geçti.
Ondan önceki senede geçti, ondan önceki on senede geçti, ondan önceki yirmi senede geçti.
Geçiyor, birden geçiyor.
Sen farkında değilsin, zannediyorsun bir şey olmuyor.
Bu geçen sene hicri sene değil de güneşe göre olan senedir.
Hesaplar için Allah Azze ve Celle yarattı. Güneşi, ayı, günleri, ayları, seneleri hesap için yarattım diyor Allah Azze ve Celle.
İki çeşit sene var.
Bir çeşit işte hicri senesidir. Bizim dini olarak kullandığımız ve bütün din işlerini, İslam'ın emirlerini ona göre yaptığımız hesaplamadır.
Bir de bu güneş senesi var.
O da insanların ömürlerini, işlerini, güçlerini ona göre ayarladıkları senedir.
Şimdi tatillerdi, oydu buydu.
Allah yine onu da bir fayda olarak vermiştir, mani yoktur onu da kullanmakta.
Ama onu bilmek lazım ki gösteriyor işte onu da ibret olarak.
Bir sene geçiyor.
Bakıyorsun bu sene gitti.
İnsanlar haydi şu coşkuyla moşkuyla, içkiyle fışkıyla adamlar kutluyorlar güya.
İçiyorlar bilmem ne yapıyorlar.
Ondan sonra bu sene geçiyor yeni sene geldi.
Ne oldu yeni sene geldi? Senin ömründen bir şey gitti.
Ölüme yaklaştın.
Ölüm yakındır.
Ona hazırlandın mı? Yok hazırlanmadım.
Yok, ben işte yılbaşına hazırlandım.
İşte yiyecek, içecek bilmem ne yapacak.
Ondan sonra da şey yapacak.
Yani güya bir marifet yapmış gibisinden.
Hiçbir marifet yok.
İşte eski insanlar derler ki tövbede acele edin yaptığınız bu haltları Allah affetsin diye tövbe kapısı açıktır.
Ölmeden önce, nefesini vermeden önce dünyada o imkan, fırsat var.
Öteki türlü yok.
Ölümden sonra artık bunun işi bitmiştir.
Ondan sonra sen fırsatı kaçırmışsın.
Tövbe de etsen o vakit ilelebet cezanı çekersin.
Namaz da aynı şekilde.
Namazı vaktini kaçıran insan o namazın faziletini bütün hayat boyu kıldıkları namaz o bir kaçırdığın vaktinin faziletini yakalayamazsın.
Namazı vaktinde kılmak en faziletlidir.
İnsanoğlu hafife alır ibadetleri.
Tabi Allah Azze ve Celle affeder ama faziletinin geri dönmesinin imkânı yok.
Kaçırdığın namazının fazileti sana gelmez.
O'nu kaçırdın, kazasını yaparsın.
Kazasını yaparsın, Allah kabul eder ama kaçırdığın fazilet çok büyüktür.
O fazileti kaçırmış olursun.
İşte bu iki şeyi insanın yaşadıkça hatırlaması lazım.
Günler birden geçiyor.
Hemen geçiyor, ömrün geçiyor.
Sene sonu sevineceğine, tövbe istiğfar edip yaptığımız günahlar ve haltlardan dolayı Allah'tan af dilemesi lazım insan.
Onlar daha beterini yapıyor.
Ne diyeceğiz, Allah akıl fikir versin.
Çünkü akıllı insan bunları yapmaz.
Akıllı olmayan bu işleri yapar.
Ne kadar kendini görmüş, kendini beğenmiş varsa biz şuyuz buyuz, onları yapan insan biraz akılsız değil çok akılsız.
Allah muhafaza etsin.
Allah hidayet versin insanlara.
Muhafaza etsin çoluk çocuğu bu kötü hallerde inşallah.
2023-12-13 - Dergah, Akbaba, İstanbul
بسم الله الرحمن الرحيم
وَتَعَاوَنُوا۟ عَلَى ٱلْبِرِّ وَٱلتَّقْوَىٰ وَلَا تَعَاوَنُوا۟ عَلَى ٱلْإِثْمِ وَٱلْعُدْوَٰنِ
صدق الله العظيم
İyilikte birbirinize yardımcı olun diyor Allāh Azze ve Celle.
İyilik yapınca herkese fayda olur.
Onun için iyilik yapmakta yardımcı olun birbirinize.
İyilik yapmak biraz insanlara kolay değil, daha zordur.
Kötülük yapmak, insanlara eziyet vermek yahut herhangi bir kötülük yapmakta birbirinize yardımcı olmayın.
İyilik yaparken yardımcı olun diyor.
Şimdi insanlar kıskanır.
İyilikte kıskanma yok.
İyilik yaparken gıpta edeceksin kıskanma değil.
Keşke ben de yapabilsem, benim de kuvvetim olsa yardım etsem, param olsa yardım etsem, iyilik yapsam diye birbirine gıpta yapar.
Kıskançlık yapmaz.
Kıskançlık iyilikte olmaz.
Onun için iyilikte muhakkak birbirinize yardım edince hem Allah Azze ve Celle'nin emrini yerine getirmiş oluyorsunuz.
Hem fazilet oluyor, hem bereket oluyor, kuvvet oluyor.
Sana da, Müslümanlara da manevi kuvvet lazım.
Manevi kuvvet yardım edene gelir muhakkak.
Allah yardım ettikçe Allah da kula yardım eder.
Yok, birbirlerine yardım etmeyince işte Müslümanların hali ortadadır.
Osmanlı'dan sonra birbirlerine yardım değil, gıpta değil, devamlı kıskançlık var.
O yapıyor, ben yapamıyorum, ben yapmıyorsam o da yapmasın diye bir hal var Osmanlı'dan sonra.
Bu da şeytanın işidir.
Müslümanları birbirlerine düşünmek, birbirlerini düşman etmek.
Her yaptıkları şeyi nefislerine göre yapmak.
Nefisle göre yapılan iş bir fayda etmez.
Hiçbir fayda etmez.
Allah rızası için Allah yolunda olup da birbirine yardım eden, Allah ona da yardım eder.
Onu bilmek lazım.
Alimiz diye geçinen çok insanlar var.
Çok biliyorlar ama bunların akıllarından geçmiyor ki birbirimize yardım etmeliyiz.
İnsanlara yardım edelim ki Allah da bize yardım etsin diye.
Bu mühim bir noktadır ki dediğimiz gibi sen yardım edersen en büyük yardımcı Allah Azze ve Celle'dir.
Seninle beraber olun, Sana yardım eder.
Yardım etmezsen Allah Azze ve Celle de yardım etmez sana.
Kıskançlık iyi değil.
Dediğimiz gibi kötülüğe, zarar vermeye birbirinize yardım etmeyin.
Devamlı iyilikte olun.
İyilik yapmakta birbirinizle yarışın.
Yarış güzeldir.
Daha fazla vereyim, daha çok şey yapayım.
Ama kıskançlık değil.
Dediğimiz gibi gıpta var.
Gıpta ile kıskançlık tersdir.
Birbirine terstir.
Kıskançlık o da yapmasın, ben yapamıyorum, o da yapmasın demektir.
Gıpta ben yapamıyorum, o yapıyor, ben yapamıyorum, keşke ben de yapsam demektir.
Gıpta, ona da Allah daha fazla kuvvet versin, daha fazla yardım etsin demektir.
Allah hepimize bu güzel huyu, güzel yardımlaşmayı versin inşallah.
Müslümanlar birbirine yardım ederse karşılarında kimse duramaz.
Allah yardım etsin hepimize.
2023-12-12 - Dergah, Akbaba, İstanbul
بسم الله الرحمن الرحيم
هَلْ يَسْتَوِى ٱلَّذِينَ يَعْلَمُونَ وَٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ
صدق الله العظيم
Allah Azze ve Celle, bilenlerle bilmeyenler bir olur mu diye sorar. Olmaz demektir
İlim öğrenmek her Müslümana farzdır.
İlimin sonu da yoktur.
Öğrenebildiği kadar öğrenecek.
Doğru ibadetini yapsın, namazını kılsın, orucunu tutsun, zekatını versin. Bunlar her Müslüman için farzdır.
Ondan sonra başka şeyler de öğrenmek, ilim meclislerinde bulunmak da farzdır.
İlim meclisi dediğimiz hem sohbet de ilimdir, başka şeyler de ilimdir, vaaz da ilimdir.
Bunları, insan hayatı boyunca yaptığı vakit ilim öğrenme emrini yerine getirmiş olur.
Çünkü farzdır.
İlim öğrenmek farzdır.
Ben bilmiyorum diye cahil kalma. Niyet edeceksin. Hayat boyunca inşallah ilim öğrenmeye niyet ettim.
İlmi Allah rızası için, ahiretin mamur olması için yavaş yavaş ne kadar öğrenirsek öğreneceğiz.
İnsanların anlamadığı bilmediği bazı şeyler vardır. Bu durumda bildiği kadar anladığı şeyleri başkasına da söyleyip başkası da istifade etmesine vesile olmalıdır.
Herkesin anlayış seviyesi aynı olmadığı için anlamadığı şeyleri ise başkalarına söylemek gerekmez.
Mesela bazı evliyaların sohbetlerinde söyledikleri şeyler bazı insanların anlayacağı cinsten değil.
İnsanların bu anlamayacağı şeyleri söylemeye mecbur değilsin, vazifen değildir.
Çünkü iyilik yapayım derken kötülük yapmış olursun.
İnsanlar ters anlar.
Yaptıkları şey faydasız olur.
Sen onların yaptığı şeyden mesul olursun. Sen mesul olduğun için de günahı da sana yazılır.
Onun için Şeyh Efendi, Şeyh Babamız, Şeyh Nazım Hazretleri Muhyiddin Arabi Hazretleri'nin kitaplarını okumak isteyen çoğu insana okuma derdi.
Onlara fazla izin vermezdi.
Çünkü anlayacağı şeyden değil. Alimler bile ondan az bahseder ki alimler onu anlayan insanlardır.
Muhyiddin Arabi Hazretleri Şeyh-i l-Ekber yani büyük şeyhlerdendir.
Onun kerameti meşhurdur, kendisi muteberdir.
Okuma demek kötüdür demek değildir. Senin anlamayacağın ilimdir demektir.
Misal olarak veriyoruz Şeyh-i l-Ekber, Şeyh Muhyiddin Arabi Hazretleri'ni. Onun ilmi gibi daha ne çok ilimler var.
İnsanlar anlamadan anlamadan öğreniyor ve öğretiyor. Anlamadığı için de başkasına da anlamadan anlatıp onları maalesef bazen yoldan çıkarıyorlar.
İnsanların lüzumsuz şeylerin yapmasına sebep oluyorlar
Şeyhtir, devamlı insanların yapabileceği şeyi anlayabileceği şeyleri anlatacak olan.
Şeyh, herkesin seviyesine göre sohbetten, dersten anlayacağı kadar, ihtiyacı kadar verir.
Onun için anlamadığın şeyi bırak.
Anladığın şeylere devam et.
Biz Müslümanlar Allah'ın emirlerini yüzde yüz yapamayız.
O da işte bir meseledir.
Yüzde yüz yapmaya kalksan bile yine de yapamazsın.
Onun için Allah'tan yardım isteyip Allah'tan af dileyeceğiz.
Bu kadar yapabiliyoruz.
Allah da kimseye yapamayacağı şeyi teklif etmez.
Teklif ettiği şeyleri yaptığın kadar sana yeter.
Allah'ın lütfu, merhameti, mağfireti sonsuzdur.
Onu da bilmek lazım.
Allah hepimizi affetsin inşallah.
2023-12-11 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Helal şeyler vardır.
Allah Azze ve Celle katında en sevilmeyen helal boşanmaktır.
İnsan evli kalması daha efdaldir.
Şeriatın verdiği izindir boşanmak.
İslam tahrif olan Hristiyanlık, Yahudilik gibi değil.
İnsanlıkta boşanmak yok diyorlar.
Sonra kendi kafalarına, kendi havalarına göre din yapıyorlar.
Boşanmak yasak derler.
İslam'da ve hepsinde de aslında vardır boşanmak. Boşanmak, Allah Azze ve Celle'nin sevmediği bir helaldir.
İzin verdiği halde boşanmayı sevmiyor.
Ailelerin dağılmamasını istiyor Allah Azze ve Celle.
İnsanlar düşman olmasın birbirlerine, muhabbet olsun.
Geçinsinler.
Boşanmak, Çoluk çocuğun perişan olmasını istemeyen Allah Azze ve Celle'nin sevmediği birşeydir.
Ama bu zamanda insanlarda sabır yok.
Evlenir üç ay sonra, beş ay sonra, bir sene sonra çoğu evlenenler geçinemedik deyip boşanmaya kalkarlar.
Zaten insan oğlu tektir diye ikinci birini alışana kadar epeyce bir zaman ister.
Bunlar bu zamanı bile insanlar sabretmeden boşanmaya kalkarlar.
Boşanırlar.
Geçimsizlik oldu diyor.
İşte uymadı, şey yapmadı.
Evlilik, araba aldın beğenmedin bırakacaksın meselesi değil ki.
İnsanoğlunu Allah Azze ve Celle aynı yaratmış.
Onu beğenmedin de başkası daha mı iyi olacak?
Geçinmenin en büyük sırrı sabretmek.
İnsan kendi kendine bile sabretmez.
Artık başkasına sabretmesi zor olur.
Geçinmek sabır gerektirir, keyif değildir.
Hem kadın kocası sabredecek hem erkek karısına sabredecek.
Bazen tamam diyecek, bazen yok diyecek.
Yani her şeyde tamam olmaz.
Bazen bazısının istedikleri şeyler olacak.
Bazen bazısının olmayacak.
İmkan ne varsa onu yapar.
İmkanı olmadığı halde şunu isterim bunu isterim diye birbirlerine tuttururlarsa o vakit işte sonuç boşanmak olur.
Allah Azze ve Celle'nin sevmediği şey olur.
Çoluk çocuğu varsa daha da kötü olur.
Boşanmak, çocuk olmadığı vakit kolay gibi gelse de ama yine de iyi değildir.
Hem tanıştıkları halde, yani bazen evlenmeden önce de epeyce bir müddet birbirlerini tanıdıkları hal de evlendikten sonra yine de geçinemezler.
Evlendikten sonra demek ki şeytan daha büyük baskı yapıyor o vakit.
Şeytan onlara daha fazla fitne veriyor.
Aralarını bozuyor.
Onun için şeytana, nefsine uyma. Evlenmeden önce evleneceğin kişinin ailesini, huyunu suyunu, bilmen lazım ki sonunda fazla kavga, kıyamet olmadan geçinip gidesin. Bu mühimdir.
Eskiden aileler birbirlerini tanırdı.
Şimdi artık o kalmadı ama yine de sormak lazım.
Ailesi nasıldır, kendisi nasıl, nasıl geçiniyor, nasıl geçinmiyor diye iyice bir bakmak lazım ki daha sonra fazla bilinmeyen şeyler ortaya çıkmasın.
Daha önce bilinmediği şeyler oluyor.
Ondan dolayı da boşanma oluyor.
Allah hayırlı geçimler versin.
Bu ahir zaman insanları çok daha değişik.
Eski insanlar çok daha sabırlıydı.
Çok daha geçimleri olurdu.
Şimdikiler geçimsiz.
En ufak bir şeyde çoğu zaman bize gelen şikayetlerden şaşırıp kalırsın.
Bir incir çekirdeğini doldurmayacak şikayetlerden dolayı birbirlerini bırakmışlar, ayrılmışlar.
Allah hayırlı geçimler versin.
Allah muhafaza etsin.
Evlilik müessesesi mühimdir.
İslam'da en mühim müessesedir evlilik.
Topluluğu, İslam toplumunu birbirine tutturan ailedir.
Allah muhafaza etsin.
Şeytanın şerrinden, nefsin şerrinden muhafaza etsin inşallah.
Hayırlı geçimler olsun hepinize inşallah.
2023-12-10 - Dergah, Akbaba, İstanbul
بسم الله الرحمن الرحيم
وَلِلَّهِ الْعَاقِبَةُ الْأُمُورِ
Her şeyin sonunda, herşey, Allah'ın izniyle, O‘na dönecek. Herşey Ne varsa, Allah'ın takdiriyle, sonunda Allah Azze ve Celle'nin karşısına çıkacak, hem O'nunla beraber olanlar, hem O'na karşı olanlar.
Ama insanlar bunu hiç hesap etmiyorlar, akıllarına getirmiyorlar.
Akıbet hayır olsun diye isteriz.
Akıbet şer olunca, dünyada ne kadar yaptıkları varsa onların hesabını verir, cezasını çeker.
İnsan sabırsızdır, hikmetsizdir.
Her olan her şeye hikmetle bakmak lazım ki nitekim hayatta zorluk da olur, kolaylık da olur.
Zorluk için insan üzülmesin.
Akıbet en son ne olacağına baksın. Akıbet hayır olsun. Budur mühim olan.
Bütün bu yaşadıklarımızın, hayatımızın en sonunda bir sonu olacak.
Sonu hayır olacak olan hayat kurtulmuş hayat olur.
Saadet hayatıdır.
Ne kadar zorluk çekse dünyada zorlukların ecri var, sevabı var Allah yolunda olan için.
Allah yolunda olmayan için hiçbir faydası yok.
Hiçbir iyiliği yok, zarardan başka.
Hayatta bazen zorluklar olur.
Sonunda, önemli olan selamete kavuşup kavuşmadığı mıdır. Selamete kavuşan insan Allah'a şükretmesi lazım.
Selamete kavuşan kimse Allah'a hamd etmesi lazım.
Çünkü şükürle, hamd ve teslimiyet ile Allah'a olan imanı ve itikadını yerine getirmiş olur.
Öteki türlü isyan edersen hiçbir faydası olmaz, zorlukların hiçbir sevabına nail olamazsın.
Onun için işin sonuna bakın.
Sonu hayır olsun her işimiz inşallah.
2023-12-06 - Lefke
Bazı insanlar var.
Çoğu insan şimdi sıkılıyorum diyor.
Sıkıntı oluyor.
Bu neden oluyor sıkıntı.
Dünyayı fazla meşgale ettikleri için sıkıntı oluyor insanlara.
Ne kadar dünyayı düşünüyorsa o kadar daha fazla sıkıntı olur.
Daha kötü hisseder insan kendisini.
Şu işi yapacağım, bu işi yapacağım.
Yahut kendi işinde daha hırsla çalışıp daha fazla yükseleyim.
Oturduğu vakit dünya meselelerini konuşur.
Dünyalık konuştukçca daha fazla sıkıntı olur.
Hatta Şeyh Baba derdi ki fazla bu şeyleri dinlemeyin.
Daha fazla sıkıntı olur.
Sıkıntının gitmesin istersen ahiret için olan insanlarla oturun.
Onların meclisinde bulunun.
Dünya kelamı olunca zülmet olur.
Karanlık olur, üzüntü oluyor.
Ahiret meselesi olunca insanın ruhu sevinir.
İnsanın ruhaniyeti hoşnut olur, memnun olur.
Öteki türlü dünyanın kelamından insan hiçbir zaman memnun olmaz.
Çünkü ya başkası konuşup kendini anlatacak yahut sıkıntılarını anlatacak.
O sıkıntılardan dolayı tahammül etmeyen insanlara da sıkıntı olur, üzüntü olur.
Hoş şeyler olmaz.
Onun için rahat olmak istersen ahiret kelamını dinle.
Allah yolunu izle, Peygamber Efendimiz'in yolunu izle.
Onların hayatları nasıl geçtiğini öğrenmek için eski insanlarin hayat hikayelerini okuyabilir dinleyebilirsin.
Hem salih insanlar zikre olunca Allah rahmetini indirir, bereketini indirir, rahat olur insan.
Yok, dünyaya sarılanlara bakarsan şu ne kadar para kazandı, şu nasıl çalıştı, şu ne yaptı, bu ne yaptı diye bakarsan senin için kararır, sıkılırsın.
Onun için, Allah'a şükür, Müslümanlar kadar iyi insan hiçbir yerde, hiçbir dinde yok.
Ötekileri insanları hidayet için değil de onları kullanmak için dünyayı kendi dinlerine çevirmek ister.
Eskiden beri o şekildedir.
İslam dini mecburi değil.
İslam, insanları kurtarmak içindir.
Saadete, feraha kavuşturmak içindir, hem dünyada hem ahirettedir.
Onun için İslam girdiği yerleri mamur ediyor.
Hem dünyalarını mamur ediyor, hem ahiretlerini mamur ediyor.
Şimdi dünyada bütün insanları bir kalıba sokmuşlar.
Dünyaya yüzlerini çevirmişler.
Ahiretlerine bakmıyorlar.
Onun için bütün dünya sıkıntıda, üzüntüde.
Allah insanlara hidayet versin ki bu güzelliği görsünler inşallah.
2023-12-05 - Lefke
بسم الله الرحمن الرحيم
وَعَلَّمَ ءَادَمَ ٱلْأَسْمَآءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ
صدق الله العظيم
Allah Azze ve Celle her şeyi Âdem aleyhisselam'a öğretmiş.
İnsanoğlu yanı Âdem aleyhisselam'ın oğullarının şimdiye kadar ilimleri Âdem aleyhisselam'dan geliyor.
Her şeyi Allah Azze ve Celle ona öğretti.
Onun vasıtasıyla her türlü ilmi, hem manevi ilmi, hem zahiri ilmi, hem batıni ilmi insanlar öğrenmiştir.
Aklınıza ne gelirse ilimlerden, bütün ilimleri ilk Peygamber ve ilk insan olan babamız Âdem aleyhisselam insanlara öğretmiş.
Hesabından, yıldızların isimlerine kadar, bütün ne gibi şimdiki ilimler varsa hepsini öğretmiştir.
Zannederler ki insanoğlu tesadüfen öğrenmiş bunları.
İnsan, ilimleri kendi kendilerine öğrenmiş zanediyorlar.
Hiç öyle bir şey yok.
Allah Azze ve Celle her şeye vaktini, mîkâtını vermiş.
Âdem aleyhisselam, o esas ilimleri orada vermiş insanlara.
İnsanlara zaman geçtikçe bir başka bir ilim kapısı açılıyor.
İnsanlar, başka bir bir şeyler öğreniyor.
Bir zaman geçtikten sonra yine başka bir ilim geliyor ta ki zamanımıza geldiğimiz, gördüğümüz gibi.
Bu ilimlerin Allah ﷻ katında sonu yok.
İlmin sonu yok.
Allah Azze ve Celle bizim için bu ilimleri, bu şeyleri bize vermiş.
Mesela insanoğlu ateşte yanar, suda boğulur.
Başka mahlukat var.
Cinler ateşten yaratılmış.
Onlara bir şey olmaz.
Denizde yaşayanlar başka, havada yaşayanlar başka.
Allah Azze ve Celle'nin mahlukatı bitmez.
Daima Allah Azze ve Celle yaratıyor.
Sırf bizi yaratıp da başka bir şeyi yaratmadı diye bir şey yok.
Ama insanlar uzayda insan var mı, mahlukat var mı diye soruyor.
Allah Azze ve Celle'nin mahulukatında her şeyi var.
Ancak her şeyin izin olduğu vakit görünebilir.
İzin olmadığı vakit onlara hudut var, sınır var.
Bir yerden bir yere geçemezler.
Onun için buradaki dediğimiz gibi ilim Allah'ın indindedir.
İlmin kaynağı Allah Azze ve Celle'dir.
İnsanlara ufak bir şey veriyor Allah Azze ve Celle.
Onlar kendilerini bir şey zannediyorlar ondan sonra.
İşte bu faydalı ilim olan Allah Azze ve Celle'yi bildiren ilim.
Allah Azze ve Celle'nin zatını, O'nun kudretini, azametini bildiren ilim, ilimdir.
Ne yaptıklarını bilmeyen, bir şey yapıp da benim diye çıkıp ortaya, insanlara 'şöyle yapın, böyle yapın' diye ahkam kesenlerin ilmi, ilim değil.
O insanları şaşırtan bir şeydir.
Onun için bu ilim Peygamberler'den gelmiş.
Her türlü ilim.
Yani aklına ne gelirse dokumasından, ziraatından, çiftliğinden, doktorluğundan her şey Peygamberler'den gelmiş.
İlk Peygamber Adem aleyhisselam, sonra Şit, İdris aleyhisselam, ...
Onlar o ilimleri insanlara öğretmişler.
İlim, sınırlı, yavaş yavaş açılan bir şeydir.
Çünkü ahir zaman olduğu için birden açıldı.
Eskiden bin senede biraz bir şeyler öğrenen insan şimdiki ilimle bir senede değişiyor öyle.
O da Allah'ın hikmeti.
Çünkü şey ahir zaman oldu, dünyanın sonu geliyor.
Bu ilimler de çıkması lazım ortaya.
Bu ilimler bu zamana mahsustur.
Allah inşallah bizi de şaşırtmasın.
Bu ilim, şaşırtan ilim vermesin.
Hakiki ilim versin inşallah hepimize inşallah.
2023-12-04 - Lefke
Allah Azze ve Celle'nin sevgili kulları var.
بسم الله الرحمن الرحيم
أَلَآ إِنَّ أَوْلِيَآءَ ٱللَّهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ
ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَكَانُوا۟ يَتَّقُونَ
صدق الله العظيم
Onlar Allah'ın sevdiği kullarıdır.
Onlara korku yok, üzüntü yok.
Onlarla beraber olana da aynı şekilde korku yok, üzüntü yok.
Onlar çünkü vefa sahipleridir.
Vefalı dediği kimse insanlara hiçbir zaman hainlik, kötülük yapmayan insandır.
Verdiği söze dikkat eden, o sözü tutan insanlardır.
Onların piri Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem.
Onlar onun yolunda giderler.
O yol insanların insan olarak olması içindir o yol.
İnsan nedir?
İnsan Allah Azze ve Celle'nin yaratıp en yüksek mertebelere gelmesi için fırsat verdiği mahlukattır.
Bu yolda giderlerse Allah indinde makbul insanlar olur.
Onların yolu kurtuluş yoludur, saadet yoludur.
Dünyada da onlar dünya için üzülmezler.
İnsanları doğru yola sevk ederler, doğru yolu gösterirler.
Onlarla beraber olanlara da muhakkak onların büyük faydaları olur.
Onların faydaları hem dünyada hem ahirette.
Peygamberlerin ve peygamberlerle beraber olan sahabelerin yolları bütün dünyaya nur yaymaktır.
Nurla nurlandırmak, karanlıktan aydınlığa çıkarıp ferah, ferahlık vermek insanlara
Onların budur yolları.
Onlara hizmet eden bilmelidir ki onların zaten kimseden hizmete talip değil.
Onların talip ettikleri kendilerinin hizmet etmeleridir insanlara.
Hizmetleri doğru yolu göstermektir.
Onlarla beraber olup onlara Allah rızası için yardım edenlere de büyük faydaları dokunur.
Hem kendilerine hem sülalelerine, oğullarına, çocuklarına, ailesine muhakkak o rahmet onlara da yetişir.
Bu evliyaların yoludur.
Allah Azze ve Celle'nin yolu merhamet yoludur.
İnsanlara merhamet etmek, onlara hizmet etmek.
Hizmet eden kendisi hizmet bulur.
O hizmetin karşılığı, insan bir verirse Allah ona yüz bin verir.
Bunun faydası çok büyüktür anlayan için.
O muhakkak saadete kavuşur.
Bütün evliyaların yolu aynıdır.
Bu başkadır, şu şeydir.
Öyle bir ayrım yok.
Muhakkak onlar Allah'ın sevdiği kullarıdır.
Faydaları insanlığadır.
Bütün insanlığıdır faydaları.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor:
بهم تمترون ويهم تنسرون
Yağmur size onların bereketiyle gelir.
Onların vesilesiyle zafere ulaşırsın.
Rızık onların vesilesiyle gelir.
Yani Allah Azze ve Celle dünyaya onların bereketiyle bu bütün rızıkları, zaferi, yağmuru, her türlü iyiliği gönderir.
Onların vesilesiyle gelir.
Yani onlar dediğimiz gibi insanlığa faydalıdır, bütün insanlığa.
Çünkü fayda gelince orada kesilip orada verilmez.
Hepsi onlar var diye Allah Azze ve Celle veriyor.
Allah hizmetlerini daim etsin.
Allah onlardan razı olsun.
Ahirete intikal ettikleri halde hizmetleri daha da fazla olur.
Allah onların eşiğinden ayırmasın bizi inşallah.