السلام عليكم ورحمة الله وبركاته أعوذ بالله من الشيطان الرجيم. بسم الله الرحمن الرحيم. والصلاة والسلام على رسولنا محمد سيد الأولين والآخرين. مدد يا رسول الله، مدد يا سادتي أصحاب رسول الله، مدد يا مشايخنا، دستور مولانا الشيخ عبد الله الفايز الداغستاني، الشيخ محمد ناظم الحقاني. مدد. طريقتنا الصحبة والخير في الجمعية.

Mawlana Sheikh Mehmed Adil. Translations.

Translations

2024-01-05 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Önümüzdeki hafta başlıyor. Üç aylar başlıyor inşa'Allah. Recep, Şaban, Ramazan. Bu üç aylar mübarek aylardır. Onlarda yapılan ibadetler daha faziletli. Allah Azze ve Celle ecrini daha fazla verir. O yapılacak ibadetlerde bazı insanlar üç aylar boyunca oruç tutar. Hem Recep, hem Şaban ayında tutar. Ramazanda oruç tutmak zaten farzdır. Üç aylar da pazartesi, perşembe tutulan oruç da münasiptir. Onu herkes tutabilir. Üç ayları herkes tutamaz. Ama bazen keffaret orucu gerekiyor. Keffaret niyetine tutabilirler Şaban ve Recep ayını. Tabi keffaret orucunu Recep'ten biraz önce başlamak lazım. Recep'ten bir iki gün önce başlanması lazım. Kaçırılan gün için birer keffaret gerekmez. Tutulmayın bütün oruçlar için bir defa kefaret orucu yeterlidir. Ondan sonra oruç borçları ödenmeye başlanır. Keffaret, Müslüman olduğun halde kaçırılan oruçlar için gereklidir. Sonradan, Allah hidayet verip bu güzel yol nasip olan insanlara gerekmez. Onlar doğrudan isterlerse nafile orucu tutabilirler. Onların borçları yok. Oruç, Müslüman olduktan sonra farz olur. Namaz, oruç, hac olsun bunlar Müslüman olduktan sonra farz oluyor. Gayrimüslimlerin Müslüman olduktan sonra ondan önceki hayatları silinmiş oluyor. Baştan güzel yeniden doğmuş oluyorlar inşa'Allah. Allah'a şükür Şeyh Babamızın vesilesiyle İslam'a girenler çoktur. Onların da bu bazen başlarında soru işareti oluyor. Bize de mi Müslüman olmadan önce kaçırdığımız oruçlar için keffaret gerekli midir? Yok. Allah'a şükür, sormuluklar Müslüman oldutuktan sonra başlar. Müslüman olmadan önce kaçırdıkları oruç için keffaret gerekmez. Nafile orucun dışında, Recep ayının başından Şaban 10'una kadar halvet oluyor. Halvet 40 gündür, arbain denilir. O halveti hayatta bir yapması lazım her tarikatta olan insan. 40 gün bir yerde oturup da halvet yapmaya izin yok. Daha izin verilmedi. Ama onun yerine o günlerde isterse seher vaktinden işrak vaktine kadar veya ikindi akşam arası yahut ikindiden yatsıya kadar halvet arbayın niyeti olarak o vakit o derslerini, zikirlerini yapar. İlaveten de yapabildiği kadar Kur'an okur, sureler okur. O halvet yerine Allah'ın izniyle geçmiş olur. O da derecesi yükselmiş olur. Allah Azze ve Celle'ye daha fazla yakınlaşmış olur. Ondan sonra işte önümüzdeki Perşembe Regaib Kandili ondan sonra mübarek günler bu Üç Aylarda çoktur. O mübarek günlerde daha fazla ibadet edip Allah'a yakınlaşır insan. Onun duaları daha makbul olur. Daha ecri fazla olur. Kalbi nurlanır. Bereket olur. Her türlü hayır olur inşa'Allah. Allah mübarek eylesin bu üç aylarımızı inşa'Allah. Çünkü haftaya biz inşa'Allah Allah'ın izniyle başka yerde oluruz. Onun için her tarafta Allah'a şükür, ibadet yağılabilir. Dünya Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi wesellem'e mescittir. Her tarafında istediğin ibadeti yapabilirsin. Allah'a şükürler olsun. Allah bizi sabit kadem kılsın. Ayağımızı kaydırmasın. Allah imanımızı kuvvetlendirsin inşa'Allah. Hayırlı mübarek olsun.

2024-01-04 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem buyuruyor, kuvvetli insan insanları yenen değil. Kuvvetli insan, pazıları adaleleri olan insan değil. Karşısında kimse duramayan insan değildir. Herkesi yenen insan değil. Kuvvetli olan diyor Peygamber Efendimiz, kimdir? Sinirlerine hakim olan insandır. Öfkelenmeyen insandır. Her yapılan şeye sabredip ona sabırla davranan insandır. Kuvvetli insan odur. İnsanlara karşı sabırlı olmak kolay değil. İnsanın kuvveti olur, insanları döver, yener. Kimse karşısında duramaz. Ama bir öfke anı gelsin, hemen yenik düşer. İnsan, öfkesine hakim olamadıktan sonra kuvvetli değildir diyor Peygamber Efendimiz. Öfkesine hakim olan kuvvetlidir. Öfke her zaman zararlıdır. Öfkeyi zapt etmek lazım. Öfkeyi zapt edemezsen sana zarar verir. Başkasından daha fazla kendine zarar verir. Dünya hali öyle. Görüyoruz her tarafta insanlar arasında, aile arasında, hatta koca arasında öfkeyle kalkıyorlar. Ondan sonra hakim olmayınca helak olur gidiyor. Allah muhafaza etsin. Şeyh Baba'ya da sormuşlardı hacca gidiyoruz neyi tavsiye edersin. Öfkelenmeyin diyor. Hac yahut ümreye gidince insan zanneder ki orası süt liman gibi olacak. Halbuki şeytan daha fazla biner insana. Öfkesini daha fazla körükler. Onun için öfkeye hakim olmak lazım. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem, lā tağḍab, demiş. Kaç defa sorduysa lā tağḍab. Lā tağḍab, öfkelenme, öfkelenme, öfkelenme dedi. Sahabe dedi ne kadar sorsam, yüz defa da sorsam yine aynısını söyleyecekti. Artık sustum diyor sahabe, radıyallahu anh. Yani bu büyük bir nasihattir. Öfkelenmemek, sinirlerine hakim olmak. Bahusus bugünlerde. İnsan hiç yoktan öfkeleniyor. Başkasına zarar veriyor, kendine zarar veriyor. Ondan sonra pişman oluyor. Pişman olmadan önce öfkelenmemeyi öğrenmek lazım. Allah yardım etsin. Nefsimize hakim olalım in inşa'Allah.

2024-01-03 - Dergah, Akbaba, İstanbul

أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم وَمَآ ءَاتَىٰكُمُ ٱلرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَىٰكُمْ عَنْهُ فَٱنتَهُوا۟ (59:7) صدق الله العظيم Allah Azze ve Celle buyuruyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem Size ne getirdiyse onu yapın. Getirdiği nedir? Emirler; Allah'tan gelen emirler neyse ona uyun. Size neyi yasak ettiyse, neyi istemediyse ondan uzak durun diyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem. Bunu niçin diyor? İnsanlara fayda olsun diye. Zararları için değil, faydaları için Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem buyuruyor bu şeyleri. Emirler böyledir. O emre uyan her türlü hayra nail olur. Hem Allah'ın rızasını kazanmış olur, hem sevap da kazanmış olur. Derecesi de yükselir. Dünya bakımından da hem vücuduna sıhhat, afiyet olur, hem kuvvet olur. Çok şey var yasaklanmış. Günah haramdır. Ama şimdiki insanlar onu o kadar anlamıyor. Bazı şeyler var, haramlar var. Tövbe edersin, Allah affeder, gider. Bazılar şeyler günah olduğunu bilen bilmeyen çok insan var. O günah üstünde kalır. Bir türlü gitmez. Tövbe etsen, hadi tövben kabul olur. Allah kabul etsin. Allah affeder her şeyi ama üzerinden gitmeyen günah nedir? Dövme! Dövme günahtır. Dövme yaptırmak günahtır. Şimdi gençler özeniyor. Herkes yapıyor bu bir güzel bir şey zannediyor. Vücuduna dövme yapan hem güzel olmayan, hem çirkin bir şey yapmış olur. Hem zarardır muhakkak. En büyük zarar günah olması. Allah indinde zarar. Tövbe edersin Allah Azze ve Celle affeder. Ama ondan sonra insan vücudunda nereye dövme yaptırdıysa orada hem hastalık olur hem bir türlü kurtulmaz ondan. Ölünce de dövme üzerinde kalır. Allah muhafaza etsin, kıyamet günü de üzerinden çıkmaz. Onun için dikkat etmek lazım. Dövme helal bir şey değil. Günahsız bir şey değil o. O günahtır. Demek günah olunca bir zararı var ki men etmiş. İçki, domuz eti gibi ne kadar zararlı şey varsa zararlı olduğu için günahtır. Günahtır diye zararlıdır. İkisi de aynıdır. Onun için dikkat etmek lazım. Bu şeye uzak durmak lazım. Her bakımdan fayda olacak şey Peygamber Efendimiz'in yolundan gitmek. O'nun sünnetini takip etmek. O'nun güzel yaptığı şeyleri yapmak. Yasak ettiklerinden uzak durmak. Allah inşa'Allah muvaffak eylesin. İnsanoğlu kandırılmasın. Nefsine kanıyor insan, arkadaşa kanıyor, ona kanıyor, buna kanıyor. Her tarafta görünce ben de yapayım diyor. Ondan sonra da bir türlü kurtulamıyor. Allah şerlerden muhafaza etsin. Hepimizi günahlardan muhafaza etsin. Daima onun yolunda olalım inşa'Allah.

2024-01-02 - Dergah, Akbaba, İstanbul

بسم الله الرحمن الرحيم لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ (33:21) صدق الله العظيم Allah Azze ve Celle buyuruyor ki size Peygamber Efendimiz'in hak yolu size örnektir. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'in yolundan gidiniz. Onun gösterdiği şeyleri yapınız. Sevdikleri şeyi yapın, sevmediklerini yapmayın. Sevdiği de, insanlardır, ümmetidir. Onlara hidayete erişsin diye Allah yolunu gösterir. O yolda giden kazanır. O yolda giden hayır bulur. O yoldan çıkan hayır bulmaz. Bütün insanlığa gönderilmiştir Peygamber Efendimiz. Müslümanlar O'nun yolunu daha fazla hassasiyet göstermeleri lazım. Madem Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'i Peygamber olarak kabul ediyorsunuz, O'nun yolundan gitmeniz lazımdır. Farzdır. Bu yolda olmayanın imanı olmuyor. İmanı olmayan da bir şey kazanamıyor. Allah yolu, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'in gösterdiği bu yoldur. O'ndan sonra bu yol halifeler, sahabeler, meşayihler üzerinden günümüze kadar devam etmiştir. Hepsi, insanlara yol göstermiştir. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'in yolunu edeble insanlara göstermiştir. O yolu gösterecek insanlar muhakkak kendilerine dikkat etmeleri lazım. Nefislerine dikkat etmeleri lazım. Konuştuklarına dikkat etmeleri lazım. Çünkü bir şey söyleyince O'nun mesuliyeti var. Sen bilmeden bir şey söylersen sana günah yazılır. Fetva vermek zaten herkesin harcı değil. Yasaktır fetva vermek. Fetva verecek olanlar ehil olacak. Yahut emin olacak yüzde yüz. Sana bir şey sorulurduğunda kendi kafana göre bu iyidir, doğrudur gibisinden fetva verirsen o vakit senin halin haraptır. Hem nasihat verecek olan hem dinleyen insan çok dikkatli olması lazım. Konuşacağı veya yapacağı bir şeyde şüphe varsa 'Bilmiyorum' söylesin. Bilmemek biliyorum deyip de yanlış söylemekten daha iyidir. Doğrusu olan 'bilmiyorum' deyip 'bakayım, sorayım ona göre sana cevap vereyim' demektir. Acelesi yok zaten, o kadar beklemiş. Hakkı, doğruyu bilmesi için yine bekleyebilir. Onun için insan nefsine uyup da 'ben bilmedim diye şimdi beni ayıplayacaklar' diye çoğu zaman yalan yanlış bir şeyler anlatır. Ona dikkat etmek lazım. O dinleyen insanlar da kalpleri mutmain olmazsa yine başkasına da sorsunlar. Hakikat nedir, bu meselenin aslı nedir diye sormak lazım. Onun için dikkat etmek lazım. Mesuliyet var. Bilmeden yanlış olanı yapıp da söyleyip de onun günahı kendisine olur. Allah muhafaza etsin. Bu günahlardan bilmeyerek işlenen bazı şeyler sözde bile olsa kötü olur. Sözde hak sözü olacak inşa'Allah. Allah yardımcımız olsun. Hepimiz inşa'Allah hak sözü söyleyelim. Hak yolunda olalım inşa'Allah.

2024-01-01 - Dergah, Akbaba, İstanbul

أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم ٱقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ فِى غَفْلَةٍۢ مُّعْرِضُونَ (21:1) صدق الله العظيم Allah Azze ve Celle buyuruyor. İnsanların hesap günü yaklaşıyor. İnsanlar gaflettedir. Günler geçiyor. İşte bir sene geçti. Hicri senesi değil de hesap senesi. Resmi olarak her tarafta tarihlerin, günlerin, yazların, kışların hesablandığı senedir. Ve bu sene inşa'Allah Müslümanlar için, bizim için yine hayırlı sene olur. İmanla yaşarız inşa'Allah. Sabit kalabiliriz. Çünkü ne diyor? Hesap günü yaklaşıyor. Ömrümüzden bir sene gitti. İnşa'Allah boşa gitmemiştir. Odur mühim olan. Yoksa neyi kutlayacaksın? Bir şeyi kutlayacaksan, o zaman Allah'a şükür, bu seneyi namaz kılarak, Allah'ın emrini yerine getirerek, inşa'Allah boşuna geçirmediğini kutla. Gaflet olan insanlar zannediyor ki yeni sene yeni bir ömür yazılacak. Kendilerine yeni bir ömür yazılacak. Daha fazla, daha fazla yaşayacaklar yeni senede. Yani mantıklarını bir türlü anlayamadık. Anlamayamıyoruz. Allah akıl fikir versin insanlara. İnsanlar gafletten uyansınlar. Bazı insanlar ancak ölünce uyanırlar dedi Hazreti Ali. İnsanlar gaflettedir, uykudadır. Ne zaman uyanırlar? Kabre inince, ölünce uyanırlar. Allah onlardan eylemesin. Şeyh Baba her gün söylerdi. Yevmun cedîd, rizkun cedîd. Yeni gün, yeni rızık diye söylerdi. Rızık hem zahiri hem batini yani hem ruhani hem maddi olarak. İnşa'Allah ikisinden de Allah bize versin. Şeyh Baba'nın 'yeni gün, yeni rızık' dediği gibi yeni sene de yeni rızıklar zahiri, batini, ruhani rızıklar gelsin. Çoğalsın, eksik olmasın. İnşa'Allah yeni seneyle hem kıyamete yaklaştık. Hem inşa'Allah Mehdi aleyhisselama'a da yaklaştık. Seneler muhakkak gelip geçior. Bundan on sene, yirmi sene önce insanlar tahmin etmezdi böyle dünyanın hali bunun gibi olacağını. Dümdüz gidecek zannederler. Herkes işinde gücünde. Memleketler aynı devam gider, öyle bir şey yok. Hem şeytan bırakmaz, hem Allah Azze ve Celle'nin sünnetidir. Bu dünya rahat yeri değil, imtihan yeridir. İnşa'Allah bize imtihan olmasın, ihsan olsun. Biz imtihan kulları değiliz, ihsan kullarıyız. Allah daima bizi sabit kılsın. Hak yolda, hakla beraber olun inşa'Allah. Allah hayırlı bereketli olsun inşa'Allah diyeceğiz. Her gün hayırlı bereketli olsun inşa'Allah. Bir günün öteki günnün arasında farkı yok. Ama insan farkında değil. Ömür bitmiş gidiyor. Allah mübarek eylesin ömrümüzü. Allah yolundan ayırmasın inşa'Allah. Gaflette olmayın inşa'Allah.

2023-12-31 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem buyuruyor, الفتنة نائمةٌ، ولعن اللهُ من أيقظها Fitne uyuyor, onu uyandırana lanet olsun diyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem. Lanet etmek en kötü şeydir. Lanete mazhar olmak en kötü şeydir. Çünkü şeytan lanetlenmiştir. Lanetlenen kimse de şeytan gibi olur. Şeytan da en kötü mahlukatlardan, en kötü mahluk şeytandır. En yüksek mahluk da insanoğlu, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem. Onun için şeytana benzememek için fitneden uzak duracaksın. Fitneyi yapmayacaksın. Fitne yapan zaten lanetlenmiş. Sonra ona katılanlar da aynı şekilde lanetlenmiş. Adamın peşinden düşenler, onlar da iyi yapmış olmazlar. Onların yaptıkları kötülüktür. İlk başta kötülük kendilerinedir. Çünkü lanete mazhar olmak en büyük kötülüktür. Ondan daha büyük musibet, kötülük olamaz. Ama Allah Azze ve Celle'nin tövbe kapısı açıktır. Allah tövbesini kabul eder ama zulüm ettikleri insanlardan helallik istemek lazım. Başka türlü olmaz. Büyük fitneler olunca onların tesiri çok büyüktür. Herkese değdiği için onun helallik alması da zor olur. Onun için fitneden, fitne yapmaktan uzak durun. Şimdi biz ahir zamanda yaşıyoruz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem fitneler çok olacak dediği zamandayız. Bu günlerde karanlık geceler gibi zulmetler olacak, karanlıklar olacak. Bunlar nereden geliyor? Fitneden zulmet, karanlık getirir, içi karartır. İnsanın moralini bozar, her şeyi yapar. Lüzumsuz şeylerden fitne çıkarırlar. Kıymetsiz bir şeyden fitne çıkarır ki o da ne kazanacağını bilmez. Fitneden kazanan ancak biri vardır da o da şeytandır. Şeytan çünkü insanlara ne kadar eziyet verirse, ne kadar yoldan çıkarıp cehenneme götürürse o kadar mutlu olur, o kadar sevinmiş olur. Şeytan insanın tersine çalışır. Kamil insan insanların yola gelmesine sevinir. Şeytan da insanları yoldan çıkarıp hem dünyada belaya sokar, hem ahirette cehenneme götürür. Onun için çok dikkat etmek lazım bu günlerde. Ahir zamanda olduğumuz için sakın ne fitne çıkarın ne fitneye karışın. Uzak durun. Hazreti Ali'nin dediği gibi هذا زمن السكوت، سكوت الملازمة للبيوت Allah razı olsun ondan. Bu zaman sükut etmenin zamanı, susup duracaksın. Fazla kimseye bulaşma, iki laf ettin mi senin başını belaya sokarlar. Evde de otur. Fazla şeye insanların içine çıkmaya gerek yok. Allah muhafaza etsin. Allah korusun ümmeti fitneden, fitnecilerden inşaAllah.

2023-12-30 - Dergah, Akbaba, İstanbul

بسم الله الرحمن الرحيم وَمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَآ إِلَّا لَعِبٌۭ وَلَهْوٌۭ ۖ وَلَلدَّارُ ٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌۭ لِّلَّذِينَ يَتَّقُونَ (6:32) Dünya hayatı oyun, eğlence gibidir. Öyledir. Allah Azze ve Celle söylüyor. Bu herkes için öyledir. Hayır, ahiret Allah'tan korkanlar için. Dünyada Allah nimetler vermiş. İnsanlar hepsinden faydalansın, geçinsinler. Hepsi nimetlerden faydalanacak. Müslüman olan olmayan o nimetlerinden faydalanacak. Allah Azze ve Celle onları yaratmış. İnsanların faydasına bütün bu dünyayı, içindekilerini yaratmış ki insan faydalansın, geçsin, içsin. İstediği gibi yaşasın ama mühim olan Allah'tan korksun. Allah'a inansın. Allah'ın emirlerine itaat etsin. Allah'ın emirlerine itaat edip de eziyet çekeceğiz diye düşünme, yok. Allah nasıl kafire de vermişse müslümanlar da hepsini aynı şekilde vermiş. Tabii helal olan her şey faydalıdır. Haram olan her şey zararlıdır. Onun için İslam'daki helal şeylerden yararlanın diyor Allah Azze ve Celle. Allah'tan korkun. Haramlara gitmeyin. Çünkü haramların karşısı cehennemdir. Helallerin karşısı da cennettir. Ahiret daha hayırlıdır diyor Allah Azze ve Celle. Allah'tan korkanlar için ahiret hayırlıdır. Ama dünyada her şeyden faydalanabilir müslüman. Her yapılan şey helal olduktan sonra o hem dünyada faydası olur hem ahirette sevap kazanmış olursun yaptığın vakit. Allah'la beraber olduktan sonra Allah Azze ve Celle sana her şeyi ihsan eder, ikram eder. Ahirette kazanmış olursun. Öteki türlü dünyada yiyip içip her türlü halt yapmış olursun. Hayvanlar gibi olur. Hayvan daha iyi. Hayvan ahirette suali yok. Hayvan bu dünyada her şeyi yapar. Ama hayvan gibi olan insan ahirette onun cevabını vermesi lazım. Allah muhafaza etsin. Allah nefsimize uydurmasın.

2023-12-29 - Dergah, Akbaba, İstanbul

İnsanoğlunda kötü huylar çok var. En kötüsü de işte doymamazlık, tamah. Tamah eski insanlarda da vardı. Herkeste var ama bu zamanda insanların tamahı daha fazla. Daha fazla tükettikleri için tüketici toplum derler. Bu son yüzyılda onu insanlara aşılamışlar. Ne versen doymuyor. Ne versen doymuyor. Sen ver, hükümet versin. Bunlar şu versin, bu versin. Daha fazla istiyor. Kanaat getirmiyor. Halbuki kanaat insanı doyurur. Kanaatsiz insan isterse dünyayı yesin, yine doymaz, yine doymaz. Dünya kandırır kendisini. İşte şimdi para para istiyorlar diye hükümet para verir insanlara. Biraz sonra yine o yetmez. Daha fazla ister, daha fazla ister. Niçin? Çünkü kısır döngü derler. Sen buradan artırıyorsun, öteki taraftan her şey artıyor. Her şey yükseliyor. Halbuki kanaat getirip de herkes razı olsa düz güzel gidecek hayat. Ama yok kanaat yok. Kanaat olmayınca da hiçbir şey doyuramaz insana. İnsanoğlu öyledir. Hazreti Nuh aleyhisselam'ın zamanında gemiyi yaparken. Oradan buradan kereste getiriyor. Getiriyor, getiriyor. O vakit de bu çok büyük insanlar vardı. Dev insanların kavimi vardı. Onlar helak oldu. Az bir şey kalmışlardı. Bir tanesi vardı devlerden. O da aynı şekilde doyurulamıyordu. Fırınlar, ekmek çıkarıyor. Yiyor, yiyor, doymuyor. Nuh aleyhisselam demiş ki sen bana kereste getirirsen ben seni doyururum. Tamam demiş. Keresteyi kucaklamış. Neredeyse iki kemi kadar kereste kucaklamış. Getirmiş oraya. Nuh aleyhisselam ona üç tane ekmek vermiş. Ekmek bu kadar her birisi. Bunu Besmele'yle ye demiş. Yemem demiş, Besmele çekmem demiş. Ye de doyarsın, Besmele'yle doyarsın. Yemem demiş. Söylemem demiş. Neyi söylemeyeceksin demiş. Bismillahirrahmanirrahim demeyeceğim demiş. Ye şimdi demiş. Söylemiş bilmeden. O üçünü yiyince doydu. Üçüncüyü zor yemiş. Doydum demiş. Sen bana büyü yaptın demiş. Kızmış. O kerestelerini alıp yine kucaklamış. Kalanlarla gemi yapmış Nuh aleyhisselam. O kadar dev insan bile kanaat ederek besmeleyi çekip Allah'ın ismini söyleyince doyar. Şimdiki insanlar Allah'ı unutmuşlar. Kendi kafalarına göre dünyaya, havaya dalmışlar nasıl doyacak bu insan? Ne kanaat kalmış ne iman kalmış. Allah yardımcımız olsun. Hepsi onlarla beraber herkes aynı şeyi çekiyor. Allah yardım etsin. Allah muhafaza etsin. Ne diyeceksin Allah bereket versin.

2023-12-28 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Allah Azze ve Celle, 'iman edenler kendinizi muhafaza edin' diyor. Zalimlerle, kafirlerle olmayın diyor. Şimdiki vakit insanlar daima Allah'a karşı gelmeyi bir marifet zannediyor, bir iyilik zannediyor. Onun için dikkat etmek lazım. Günler Allah Azze ve Celle'nin günleridir, onları masiyetle geçirmeyin. Bazı günler daha fazla masiyet için hazırlanmış gibi bütün dünya Allah'a karşı geliyor o günlerde. Yılbaşıydı, şuydu buydu, kafirin çıkarttığı günlerdir. Onlara itibar etmemek lazım. Onlar da başka günler gibidir. O günler geldiği vakit hazırlanıp, birşey olacak gibisinden hazırlık yapıp, ondan sonra her türlü günahı yapmak bir fayda getirmez, iyilik getirmez, zarar getirir. Normal günler gibi geçip gidecek. Ha yılbaşı olmuş, ha başka gün olmuş, bilmem neymiş. Bir hayli masiyet yapsınlar diye günler yapmışlar. Onların faydası yok. Zararı var, faydası yok. Zararı kimedir? Ona itibar edip de o gün masiyet yapan insan için büyük zarardır. Her türlü bakımdan zarardır. Maneviyat bakımından başlayan büyük zarar o. Maddiyattan da yine zarar. Çünkü o bereketsiz bir şeydir. O uğursuzdur. Madem bütün senenin uğurlu olmasını isterler, saçma sapan şeyler yaparlar, tersine döner. Bütün sene uğursuz olur, bereketsiz olur. Allah'ın sevmediği şeyler bunlar. Allah'ın gazabına mucib olur. Sene başıydı, şuydu buydu buna itibarı etmesin insanlar. Aklı olan itibar etmez. Hiçbir şey de yok zaten. Uğurlu olsun, şunu yapsak bunu yapsak. Zaten her gün aynıdır. Uğurlu olan, Allah yolunda olan insandır. Allah'a tövbe edip bu sene bu kadar günah işledik demek lazım. Sene sonuna itibar etmesek bile ömrümüzden bir sene geçti diyerek bir tövbe edilebilir. Bu sene yapılan günahların affı için tövbe ediyoruz diye Cenab-ı Hakk'a niyaz edilebilir. O da bir fırsat sayılabilir. Ama öteki türlü daha fazla günah yapıp da sana hayır geleceğini umup zannetme. Hiç aklından geçirme. Kötülükle kötülük gelir, günahla günah gelir. Günahla kötülük gelir, iyilik gelmez. Allah muhafaza etsin insanları. Allah muhafaza etsin, kandırılmayalım şeytanla, şeytanın avaneleriyle. Allah muhafaza etsin bizi onların şerlerinden.

2023-12-27 - Dergah, Akbaba, İstanbul

بسم الله الرحمن الرحيم يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا تَدَايَنتُم بِدَيْنٍ إِلَىٰٓ أَجَلٍۢ مُّسَمًّۭى فَٱكْتُبُوهُ (2:282) صدق الله العظيم Borç aldığınız vakit muhakkak yazın diyor Allah Azze ve Celle. Birinden borç aldın mı yahut birine borç verdin mi muhakkak yazın diyor. Bu herkese geçerli diyor Allah Azze ve Celle. Kardeşe, amcaya, dayıya, halaya, teyzeye, arkadaşa yazmayın demiyor. Yazın diyor. Herkes için yazın. Çünkü insanoğlu hem unutur hem nefsi var. Nefis insanı kandırabiliyor. Helaldir, haramdır nefse gelince hepsi birdir. Hepsini kazanç zanneder. Onun için bu şeyi muhakkak yazın ki sonra problem olmasın. Bize ve Şeyh Baba'ya kaç kişi geldi öyle. Bu adama borç verdim, geri vermedi. Bir iş yapacağız, borç verdik, güvendik, vermedi. Ne yapacağız? Git şikayet et dedik. Başta soruyoruz kağıt üzerine yaptınız mı? Yok. Ne yapalım şimdi? O vakit tavsiyemiz ona git bir bardak su iç, o kadar. Bir şey geri alamazsın. Çünkü sen Allah Azze ve Celle'nin emrini yerine getirmedin. Başına gelen cezayı çekeceksin. Sana ders olsun. Başka bir şey diyemiyoruz. Kağıt yok, evrak yok, mahkemeye gideceksen nerede bunun delili? Zaten dünya kadar davalar var. Senin davana sıra gelene kadar on sene geçecek. Sıra gelse de on sene sonra bir şey kazanamazsın. Kazansan da o para beş para etmez, gitmiş olur. Onun için borç mühim şeydir. Borç alan da o borcu vermemekle uyanıklık yaptım, bir şey kazandım zannetmesin. Onun dünyada da faydası yok, ahirette de faydası yok. Kur'an-ı Azimuşşan'ın hükmüne göre bir kişi öldü mü, mirasçılara kalan mallar taksim olmadan önce borç varsa borç ödenecek. Tabii şimdiki insanların zaten çoğu borç vermiyor bu meselelerden dolayı. Borç vermeyince insanlar bankadan alıyor, oradan buradan alıyor. Bankanın insan ölse de ölmese de bir türlü o borçlarının karşılığı vardır. Ona karşılık bir teminat vermiştir, onu alıyor. Böyle saflık, saflık demek değil de artık aptallık demek bazen. Allah'ın emrini yerine getirmedin mi senin aklında noksanlık var demek. Yazılı anlaşma, hem Allah Azze ve Celle'nin emri hem de insanların arasından bilinen uygulamadır. Allah'ın emri insanlara faydalıdır. O emri yaparken de, yazarken de sen emri yerine getirdin diye ona da ayrı bir sevap kazanırsın. Allah'ın emrine yerine getir diyoruz. Ya olur mu biz arkadaşız, şuyuz buyuz gerekmez, olmaz. Bu Allah'ın Azze ve Celle'nin emridir. Kur'an'da yazıyor. Bunu yapacağız diye dersin. Yok yapmam derse defol git dersin. Oldu bitti. Allah muhafaza etsin. Nefsimizin şerlerinden ne kadar hacı hoca da olsa, on defa yirmi defa da haca gitse yine nefsine uyar. Bunu çok gördük. Çok insanları kandıran oldu. Sarıkla, sakalla, hacılıkla, hocalıkla çok daha fazla kandırabiliyor insanı. Ama o kendini kandırmış oluyor. Allah şerlerinden muhafaza etsin. Hem onların hem şeytanın şerrinden, nefsimizin şerrinden Allah muhafaza etsin.