السلام عليكم ورحمة الله وبركاته أعوذ بالله من الشيطان الرجيم. بسم الله الرحمن الرحيم. والصلاة والسلام على رسولنا محمد سيد الأولين والآخرين. مدد يا رسول الله، مدد يا سادتي أصحاب رسول الله، مدد يا مشايخنا، دستور مولانا الشيخ عبد الله الفايز الداغستاني، الشيخ محمد ناظم الحقاني. مدد. طريقتنا الصحبة والخير في الجمعية.
Allah'a şükürler olsun yine bu mübarek yere, dergahımıza, Şeyhimiz'e, Allah'ın sevdiği kulların yanına geldik.
Bu mübarek Mevlid ayı münasebetiyle kısmet oldu.
Her şey bu kısmetle oluyor.
Kısmeti olan böyle yerlere geliyor.
Kısmeti olmayan da Allah Azze ve Celle'nin iradesi olarak bir sebepten dolayı gelemiyor bize.
Allah'a şükür kısmet oldu, nasip oldu yine gelip bereket almak için geldik.
Bu özel Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'in doğduğu ayın bereketi inşallah hepimizin üzerine olur.
Gelenlerin, gelemeyenlerin de kalpleri burada olanların, onların da buraya nasip olmadı ama niyetlerine göre Allah onlara da verir.
Allah onların kalplerine de o şeyi verir.
Sevabı, ecri, her şeyi, güzelliği, bereketi verir onlara da inşallah.
Bu ay tabii Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'in doğduğu aydır.
Doğduğu gün de var bu ayın içinde.
O gün insanlık için çok önemliydi. Nasıl ki İsa aleyhisselam'dan önce ve sonra bir dönüm noktası olduysa, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in dünyaya teşrif etmesi de öyle bir dönüm noktasıydı.
Bu, insanlık için Allah Azze ve
Celle'den gelen büyük bir rahmetti.
"Bütün alemlere rahmet olarak gönderdik seni" diyor Allah Azze ve Celle.
Onun için o mübarek gün mühim, bizim için çok önemli bir gündür.
Mevlid-i Şerif'te de bu Mevlid günü Kadir Gecesi'ne neredeyse denktir deniyor.
Yani ona denktir.
Niçin? Çünkü Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem gelince Allah Azze ve Celle O'nun gelişini göstermek için, insanlara ibret olsun diye küfrün ne kadar batıl şeyleri varsa hepsini deprem gibi salladı, zelzele etti, yıktı.
O küfrün yıkılmasına işarettir.
Mecusilerin bin yıl, binlerce yıl yaktığı o taptıkları ateş söndü o gece.
Şaşırdılar, "Allah Azze ve Celle ne oldu?" diye.
Ondan sonra Kisra Sarayı yıkıldı.
Başka çok acayip haller oldu o gece.
Yani üç beş tane söylüyorlar ama binlerce şey oldu o gece.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem doğduğu gece.
Bu olayın kuvvetinden, İslam'ın kuvvetinden, heybetinden, Peygamber Efendimiz'in azametinden her taraf küfür sallandı, temelleri sallandı.
Yıkılmaya başladı.
Yıkılmak üzere ayakta duruyor gibi gözükse de temelleri çürüktür.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'in azametinin karşısında onlar yıkılacak.
En sonunda küfür kalmayacak inşallah bu dünyada.
Onun için bu Mevlid günü bazı şaşkın insanlar var.
"Yok olurdu, olmazdı" derler.
Her türlü yanlışı yaparlar.
Ona bir şey demezler.
Mevlid yapacaksın, Kur'an okuyacaksın, Peygamber Efendimiz'i tazim edeceksin.
Ona kızarlar.
Onları da şeytan kandırmış.
Sevaptan mahrum etmiş.
Bizim Allah'a şükür en büyük ibadetimiz, en büyük taatimiz Peygamber Efendimiz
sallallahu aleyhi vesellem'i tazim etmek, O'na hürmet etmek, O'nun yolundan gitmektir.
Bu bize vacip, farz olandır.
Farz derler.
Bu doğrudan bütün Ehli Sünnet vel Cemaat, alim, ulema, evliyalar bu şeyi kabul eder.
O'nu kabul etmeyen zaten şaşırmış, şeytana kanmış, şeytan vesvesesine kapılmıştır.
Ona "Bu tazimi et" diye inanmayanlara zavallı demeyeceğiz.
Artık kandırılmış, ne yapacaksın.
Allah ıslah eylesin.
Allah akıl fikir versin.
Allah'a şükür o insanlar, kandırılmış insanlar çoğu zaman doğru yola dönüyorlar.
Döndükleri gibi kandırılmışları da doğru yola getiriyorlar.
"Biz bu kadar sene bu cevheri bilmiyorduk" diyorlar.
"Elimizde tutuyoruz ama taş taşıyoruz zannediyorduk.
Meğerse içinde ne cevherler varmış" diye Allah'ın hikmeti bazılarına hidayet oluyor.
Onlar da başkalarına hidayet ediyorlar.
İnşallah bu Mevlid hürmetine çoğu insan hidayete erer.
Kandırılmış çünkü İslam'ı Peygamber Efendimiz'e tazimsiz bilen çok insan var.
Onlara inşallah Allah hidayet versin.
Çünkü az buz değil, şeytan ne kadar kandırdıysa o kadar daha çok seviniyor.
Onun elinden Allah kurtarsın onları.
Peygamber Efendimiz'in hürmetine onlar da doğru yola gelsinler.
Allah hepimize bu günleri mübarek eylesin.
Allah bereketini üzerimize yağdırsın.
Muhabbetini kalbimize artırsın inşallah. Peygamber Efendimiz'e selam olsun.
2024-09-07 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Bugün inşallah mübarek Rebîülevvel ayının Mevlid münasebetiyle Şeyh Babamızın makamına gideceğiz.
Her sene Şeyh Baba'nın hayatında da hürmet ettiği bu Mevlid münasebeti, kalbimizde ve Müslümanların kalbinde özel bir yere sahiptir.
Bunu unutmamak gerekir.
O gün âlemlere, dünyaya, kâinata nur geldi.
Nur önceden de vardı ama zahiri olarak dünya, Peygamber Efendimiz'in doğumuyla şereflendi.
Bereketlendi.
Yoksa hiçbir kıymeti yoktu.
Peygamber Efendimiz, dünyanın kıymetinin kıymetli olanlarla olduğunu söyler.
"Şerefü'l-mekân bi'l-mekîn" demişler.
Yani, mekânın şerefi onda olanla beraberdir, onunladır.
Bu güzel bir sözdür.
Bu nedenle inşallah bu, Şeyh Babamızın ihvanlara ve Müslümanlara bir hediyesidir.
Çünkü oraya toplanmak, Allah Azze ve Celle'yi zikretmek, Peygamber Efendimiz'e hürmet etmek Allah rızası için yapılan bir şeydir.
Onun mükâfatını Allah verir.
Şimdi bazı akılsız insanlar "Bu bidattir" der.
Her türlü yanlışı yaparlar.
Her türlü günaha girerler.
Onlar önemli değil.
Allah denince bidat olur.
Peygamber'e salavat getirilince bidat olur.
Onlar ne yazık ki kısmetsiz insanlardır.
Onlara kulak asan, onlara itibar eden de kısmetsiz olur.
Allah muhafaza etsin.
Sakın şüphe etmeyin.
Şüphe eden şeytandır.
Şeytan vesvese verir.
İnsanların kalbini bozar.
Bu din, dinimiz İslam dini, Peygamber Efendimiz'e hürmettir.
Peygamber Efendimiz'e tazimdir.
Başka bir şey değildir.
Bunu yapmayan tehlikededir.
İmanı zaten yoktur.
Lafta Müslümandır.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyur ki:
Öyle insanlar var ki Kur'an'ı bin defa ezberlemiş.
Hepsini bilmiş ama okuduğu şey boğazından aşağı inmez.
Kalbine ulaşmaz.
Sadece ağzındadır.
İşte onlardan olmamak lazım.
Nasıl olmamak lazım?
Peygamber'e hürmet edersen, Peygamber'i tazim edersen, onlardan az bilsen onlardan daha hayırlısın.
Kalbinde iman olur.
Allah o imanı hepimize nasip etsin.
İnsanlara da nasip etsin inşallah.
Çünkü Müslüman başkasına da hayır ister.
Müslüman başkasına iyilik ister.
İyilik de Allah'a iman etmek, Peygamber'e salavat ve selamla tazim etmektir.
Allah bu ayımızı mübarek eylesin.
Seneye inşallah daha hayırlısını, İslam'ın nusretiyle, Mehdi aleyhisselam ile kutlarız inşallah.
Allah nasip etsin inşallah.
2024-09-06 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Bugün mübarek Cuma, Rebi'ül Evvel'in ilk Cuması.
Allah Azze ve Celle, Peygamber Efendimiz'e her şeyin en iyisini vermiş, çünkü O, alemlerin en sevdiği kuludur.
Peygamber Efendimiz'e sallallahu aleyhi ve sellem her şeyin en iyisi verilmiştir.
Cuma günleri haftanın sultanı olarak anılır.
O günlerin en faziletlisidir.
Bu da Peygamber Efendimiz'e sallallahu aleyhi ve sellem verilmiştir.
Bugün hayırlar, bereketler ve Allah Azze ve Celle'den gelen ihsanlar çoktur.
Bir icabet saati vardır.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hangi saat olduğunun belli olmadığını söyler.
Bu yüzden dua etmek önemlidir.
Bu günde ne kadar dua edilirse, muhakkak o saate rastlanır ve dualar hem dünyada hem de ahirette kabul olur.
Dua eden insanın duası dünyada kabul olmasa bile ahirette bunun faydasını görür.
Ama Cuma günü, bu dünya için ne gibi hayırlı maksatlar varsa onlar için dua etmek gerekir.
Hayırlara dönüşsün.
Şerler ve iyi olmayan şeyler hayırlara dönüşsün ki Allah'ın lütfuna nail olalım inşallah.
Dünya bir imtihan yeridir.
Allah bize kaldıramayacağımız imtihanı vermesin.
Çoğu insan, gözlerinin önündeki nimetleri görmelerine rağmen hallerine şükretmiyor.
Hallerinden memnun değiller.
İnsanın hali gerçekten acayiptir.
Allah Azze ve Celle insanı öyle yaratmış ki, O'nun istediği gibi olsun diye.
Bu da bir imtihandır.
İmtihanlar çoktur.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in çektiği eziyetlere kıyasla bizim çektiklerimiz hiç kalır.
O'nu örnek alırsak dünyanın imtihanları kolaylaşır.
İmtihan sadece sana değil, bütün insanlaradır.
Ancak en güzel şey, bu zamanda Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in ümmeti olarak yaratılmış olmaktır.
Bu en büyük fayda ve nimettir.
Ne yazık ki insanlar bu nimetin farkında değil.
Bilenler de tam hakkını veremiyor, ama Allah Azze ve Celle niyetlerine göre verir.
Bu niyet, Peygamber Efendimiz'in sallallahu aleyhi ve sellem şefaatine nail olmaktır.
O'nunla kurtuluruz inşallah.
Sadece amellerimizle kurtulamayız.
Allah'a şükür ki O'nun ümmetindeniz, bu büyük bir nimettir.
Çünkü Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Allah'tan istediği şey, ümmetine şefaattir.
Ümmetini cehennemden korumaktır.
Bu yüzden büyük bir nimete sahibiz.
İmtihanlarımız hiçbir şeydir.
Bunlar, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in bize verdiği en büyük hediyelerdir.
Allah Azze ve Celle'nin bize ihsan ettiği en büyük hediyedir.
Dünya nasılsa imtihanla geçer, ama ahiretimiz garantidir.
Peygamber Efendimiz'e tabi olan ve onu seven insan için ahiret garantidir.
Bunda şüphe yoktur inşallah.
Allah'a şükürler ve hamdler olsun.
Bizi ümmeti Muhammediye'den yarattığı için.
2024-09-05 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Yine Allah'a şükürler olsun, bu mübarek ayın bereketi tecelli ediyor.
Peygamber Efendimiz'in hürmetine Rebi'ül Evvel ayında bu bereketler ve rahmetler iniyor.
O'nu tazim eden, O'nu seven insanlar bundan faydalanıyor.
Peygamber Efendimiz'i sallallahu aleyhi ve sellem seven kazanır.
Seven kimdir? Allah Azze ve Celle'yi sevendir.
Sevmeyen, Peygamber'i sevmeyen kimdir? Şeytandır.
Sahabe bir gün şeytanı yakalamış ve Peygamber Efendimiz'in karşısına getirmiş.
Peygamber Efendimiz ona birçok sual sormuş ve bunların arasında "En çok sevmediğin insan kimdir?" diye sormuş.
Şeytan "Sensin" demiş.
Çünkü orada yalan söyleyemeyeceği için bunu söylemiş.
Bu yüzden Peygamber Efendimiz'i sevmeyenler şeytanla beraberdir.
Şeytan da cehennemliktir.
Kurtuluşu yoktur.
Cehennemden kurtulmanın yolu Peygamber Efendimiz'i sevmektir.
Onu sevmeyen kesinlikle cehennemliktir.
Çünkü biz sadece amellerimizle, yaptığımız şeylerle kurtulamayız.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki: "Hiç kimse ameliyle kurtulamaz."
Sahabeler "Sen de mi ya Resulullah?" diye sormuşlar, O da sallallahu aleyhi ve sellem "Ben de" demiş.
Yani bu konu o kadar önemlidir.
Ama bazı insanlar bunu bilmiyor.
Bazı insanlar değil, çoğu insan bunu bilmiyor.
Düşmanlık yapıyorlar.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e kötü sözler söylüyorlar.
Halbuki onun şanını Allah yüceltmiştir.
İnsanlar istedikleri kadar söylesinler.
Aleyhinde konuşanlar kendi zararlarına konuşmuş olurlar.
O'nunla beraber olan en güzel hayatı yaşar.
Hem bu dünyada, hem de asıl hayat olan ahirette cennette olur Allah'ın izniyle.
Bu yüzden en önemli şey Peygamber Efendimiz'in sevgisidir.
O'nu tazim etmemiz, O'na hürmet etmemiz gerekir.
O , Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bize yolu gösteriyor.
Bunu söylemiş, bunu göstermiştir.
Sevmek zor bir şey değildir.
Sevmek güzel bir şeydir.
Sevmemiz bize fayda sağlar.
Herkese faydası olur.
Allah sevgisini kalplerimizde çoğaltsın.
O'nun sevgisiyle kötülükler biter.
O'nun sevgisiyle bereket olur, rahmet olur.
Allah'ın izniyle her türlü güzellik olur.
Allah razı olsun.
Peygamber Efendimiz'e salat ve selam olsun inşallah.
2024-09-04 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Peygamber Efendimiz'in mübarek ayı olan Rebîülevvel mübarek olsun, ismi de ne güzel.
Bahar, ilk bahar ayı sayılır.
Peygamber Efendimiz'in mübarek doğduğu ay.
Her şeyi mübarek.
Dünyaya bereket Peygamber Efendimiz'le, O'nun nuruyla geliyor.
Peygamber Efendimiz'i sevmek, insanların imanına göre olur.
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki, beni kendisinden, annesinden, babasından, dünyadan, her şeyden daha fazla sevmeyen insan hakiki iman sahibi değildir.
Müslüman olabilir, ama iman sahibi olmak daha mühimdir.
İman da Peygamber Efendimiz'in sevgisiyle olur.
Sevgisi ve itibarı olmayan insanların imanları yoktur.
İslam'ı kabul edenler, "Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah" derler ama imana erişmemişler.
İmanları ancak Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'le olur.
O'nun sevgisiyle, O'na hürmetle, O'na itibar etmekle imanımız kuvvetlenir.
Aksi halde imanımız en alt seviyede kalır.
İman da yok yani.
İmanı olmaz o vakit insanın.
...لا يؤمن أحدكم
diye buyuruyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem.
Yani, beni kendisinden, ailesinden, ana-babasından, çocuklarından, dünyadan fazla sevmeyen kişinin imanı yoktur diyor.
Müslüman olabilir, ama dediğimiz gibi iman mertebesi mühimdir.
İmanı ne kadar kuvvetli olursa, insanın her şeyi o kadar iyi olur.
Her şey ona kolay gelir.
Her şey Allah'ın ve Peygamber Efendimiz'in sevgisiyle mükemmel olur.
Allah o imanı, o sevgiyi kalbimizden çıkarmasın.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e hürmet ve itibar ediniz.
İnşallah bu sevgi günden güne çoğalsın.
Bu akılsız insanlara uymayalım inşallah.
"O da bizim gibi insan" derler.
İnsan senin gibi, ama İmam el-Busiri Hazretleri'nin dediği gibi, Peygamber Efendimiz yakuttur.
Yakut da taştır.
Ama dünyadaki diğer taşların tümü bir yakuta bedel değildir.
Evet, o da insandır.
Bizim gibidir ama onun kıymeti âlemlere bedeldir.
Allah bize onun şefaatini nasip etsin inşallah.
Muhabbetimiz çoğalsın inşallah.
2024-09-03 - Dergah, Akbaba, İstanbul
بسم الله الرحمن الرحيم
وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَالَمِينَ
(21:107)
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'i Allah Azze ve Celle âlemlere rahmet olarak göndermiş.
İşte bugün Safer ayının son günü.
Akşamla beraber Mevlid ayı, Peygamber Efendimiz'in ayı başlıyor.
O mübarek ayın bereketi inşallah bu ağır yükü silip atar.
Hayırlara vesile olur.
Bu sene biraz ağır geçti.
Geçen sene bu kadar zulüm yoktu.
Her defasında daha fazla zulüm oluyor.
Ama onun karşılığında Allah Azze ve Celle, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in ayını, onun ayını rahmet ayı kılmış, kendisi gibi rahmettir.
Rahmet ayıdır.
Bereket ayıdır.
Onun için bu ayda ne kadar çok salavat getirsek, o kadar Peygamber Efendimiz'in selamını alırız.
Çünkü her salavat getirdiğimizde, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki, "Ben de size cevap veririm."
"Ve aleyküm selam, selamınızı aldım" diye haberi olur Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in.
On kişi, beş kişi, yüz kişi, milyarlarca kişi salavat getirse de hepsine cevap verme imkânını Allah Azze ve Celle Peygamber Efendimiz'e bahşetmiş, vermiş.
Onun için ne kadar çok salavat getirsek normalde de iyidir ama bu ay daha fazla getirmemiz çok daha iyi olur.
Her zaman iyidir de bu ay özellikle Peygamber Efendimiz'in hürmetine, yarından itibaren, tabii akşam ezanından sonra başlıyor bu ay Arabi takvime göre.
Allah'a ﷻ şükür, bu verdiği nimetlere şükretmek lazım.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem sana muhatap oluyor.
Şimdi çoğu insan Peygamber Efendimiz'i göreyim, onu rüyamda göreyim diye diler.
Halbuki her dakika Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem sana muhatap olur, salavat getirdiğinde.
Bunu bilmek, inanmak bizim için farzdır.
Sünnet veya nafile değil, farzdır:
Peygamber Efendimiz'i sevmek, O'na hürmet etmek, O'na tazim etmek.
Çünkü öyle bir zamanda yaşıyoruz ki insanlar şeytanın köleleri olmuş.
Bir şey söylüyorlar, zannediyorlar ki kendileri Allame-i Cihan oldular.
Öyle bir kibir oluyor ki ne kadar hürmetsizlik etseler, ne kadar edepsizlik etseler, o kadar kendilerini büyük görüyorlar.
Halbuki o kadar küçülüyorlar, o kadar alçalıyorlar.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e tazim edeni Allah da yükseltir, yüceltir.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e hürmet etmeyenin de hiçbir kıymeti yoktur.
Zerre kadar kıymeti olmaz.
Allah muhafaza etsin.
Allah inşallah bu mübarek ayı bereketli kılsın.
Hayırlara vesile olsun inşallah.
Bu zulüm gören insanları da Allah kurtarsın.
2024-09-02 - Dergah, Akbaba, İstanbul
بسم الله الرحمن الرحيم
إِنَّ ٱلَّذِینَ یُحِبُّونَ أَن تَشِیعَ ٱلۡفَـٰحِشَةُ فِی ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ لَهُمۡ عَذَابٌ أَلِیمࣱ
(24:19)
صَدَقَ الله العظيم
Allah Azze ve Celle buyuruyor ki:
İnsanlar arasında kötülüğün yayılmasını isteyenler için acı bir azap vardır.
Şimdi, bazı insanlar yoldan çıkıyor.
Kendileri yoldan çıkmış olduğu gibi, başkalarını da cehenneme sürüklemek istiyorlar.
Ne kadar çok insanı cehenneme götürürlerse o kadar kendilerine fayda sağlayacaklarını zannediyorlar.
Halbuki öyle değil.
Allah Azze ve Celle, yoldan çıkardığı her insan için onlara ayrı bir ceza verecek.
Gereksiz ve zararlı insanlara çok. Nasıl davranmalısınız?
Onlara muhatap olmayın.
Onları kale almayın.
Onlara cevap vermeyin.
Günümüzde herkes konuşuyor, bir yere koyuyor.
Tanımadığınız, bilmediğiniz kişilerin sözlerini alıp cevap vermeye kalkışıyorlar.
Böyle yaparak, o pisliği insanların zihnine yerleştirmiş olursunuz.
Sonra da bunu temizlemeye çalışırsınız.
Hiç ona muhatap olmayın.
Öyle insanlara cevap vermeyin.
Onlara bakmayın, baktırmayın.
Bu mühimdir.
"Bu adam İslam hakkında, tarikat hakkında, Peygamber Efendimiz hakkında, sahabeler hakkında şöyle kötü konuşuyor" diye anlatırsanız, insanlar onu tanımadığı halde, siz farkında olmadan büyük bir hata yapmış olursunuz.
Allah muhafaza etsin.
Bazı insanların da yoldan çıkmasına sebep olabilirsiniz.
Bu yüzden böyle insanlara hiç muhatap olmayın.
Onlara cevap vermeyin.
Onlara bakmayın, ilgilenmeyin.
Ne derlerse desinler, "Tanımıyorum" deyin.
Çoğu insanı tanımıyorum. Bana tanımadığım insanları neden anlatıyorsunuz?
Kimdir bu adam? Ben zaten tanımıyorum.
Sen nereden çıkarıyorsun? Bana tanımadığım insanları niye anlatıyorsun?
Allah'a şükür, ne vaktimiz var ne de onlara cevap verme isteğimiz.
Onlara cevap vermeyi istemeyin.
Çünkü insanlar merak eder.
İmanı zayıf olanlar, imanlarını kaybedebilir.
Allah muhafaza etsin.
Bu nedenle, kötü insanları tanıtmayın.
Onlara ehemmiyet vermeyin.
Onların cevabını Allah Azze ve Celle ve melekler verecektir.
Size bu cevabı vermek düşmez.
Bırakın gizli kalsın, üstü örtülü kalsın.
Kötülüğü açığa çıkarmayın.
Kötülüğü insanlar arasında yaymayın.
Allah bizi muhafaza etsin.
Bu tür insanların şerrinden muhafaza etsin.
2024-09-01 - Dergah, Akbaba, İstanbul
بسم الله الرحمن الرحيم
فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا
إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا
(94:5-6)
Muhakkak Allah Azze ve Celle buyuruyor ki, zorlukla beraber kolaylık vardır.
Zorluktan sonra kolaylık vardır, Allah'a tevekkül eden için.
Dünya zordur, ahiret kolaydır inşaAllah.
O da öyle.
Her şey için aynı şekildedir.
Şimdi biz yaşadığımız ay, Safer ayı, ağır bir aydır.
Üç gün sonra inşaAllah Mevlid ayı, Peygamber Efendimiz'in doğduğu ay, Rebiülevvel gelecek.
O da güzel, ayların en güzellerinden birisidir.
Onun bereketiyle, bu sıkıntıları çektikten sonra inşaAllah insanlar, Müslümanlar ferahlığa kavuşur.
Peygamber Efendimiz'i sevenler, O'na inananlar.
Çünkü 124 bin peygamber arasında Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in doğum günü hakiki olarak bilinen tek peygamberdir.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in doğum günü hakiki olarak bilinen tek peygamberdir.
Şimdi şöyle ki, Hristiyanlar 24 Aralık'ı İsa aleyhisselam'ın doğum günü olarak kabul ederler.
Onu bile yalan, sahte olarak belirlemişler.
O günü belirleyen, İsa aleyhisselam'ı -haşa- Allah'ın oğlu diye ilan eden imparatorlardır.
O vakit buna uymuş ve bu günü İsa aleyhisselam'ın doğum günü olarak ilan etmiş.
Yani baştan beri dinlerini yalanla uydurmuşlar.
Hak din, Peygamber Efendimiz'in dinidir.
Her şey aşikârdır.
Allah Azze ve Celle her şeyi en ince ayrıntısına kadar insanlığa göstermiştir.
Ona tabi olsunlar diye.
Ama şeytan insanların çoğunu kandırmış, yoldan çıkarmıştır.
Allah muhafaza etsin.
Ümmet-i Muhammed olmak en büyük şereftir.
Bütün Peygamberler o şerefe nail olmak isterler.
İsa aleyhisselam Allah'a yalvarıp da yine Ümmet-i Muhammed olarak gelecektir.
Öldürdüler dediler, öldürmediler.
Allah Azze ve Celle onu gökyüzüne çıkardı.
Ahir zamanda yakında inşaAllah o da gelip bütün küfrü kaldırıp hepsi dünyada Ümmet-i Muhammed olarak kalacak inşaAllah.
Bu güzel günleri Allah hepimize nasip etsin.
Tez zamanda insanlığın kurtuluşu odur.
Başka bir şey değil.
Allah bu ayımızı da inşaAllah mübarek eylesin, gelecek ay da.
Bu ay da hayırla çıkar inşaAllah.
2024-08-31 - Dergah, Akbaba, İstanbul
بسم الله الرحمن الرحيم
إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلصُّمُّ ٱلۡبُكۡمُ ٱلَّذِينَ لَا يَعۡقِلُونَ
(8:22)
صَدَقَ الله العظيم
Allah Azze ve Celle en kötü yaratığın kim olduğunu söylüyor: Aklı olmayan veya aklı olup da onu kullanmayan.
Kafirler, Allah'a inanmayanlar en şerli yaratıklardır.
Çünkü her şey Allah Azze ve Celle'yi tesbih eder, Allah'ı yüceltir, Allah'ı kabul eder.
Allah'ı kabul etmeyenler en kötü yaratık olarak görülür.
Allah katında en kötü yaratık oldukları için insanlar arasında da kötülükten başka bir şey yapmazlar.
İyilik yaptıklarını söyleseler bile, onların iyiliklerinde kötülük vardır, hayır yoktur, iyilik yoktur.
Allah Azze ve Celle ile beraber olmayan yaratık her türlü hayırdan uzaktır.
İnsanlıktan uzak, iyilikten uzak, her türlü güzellikten de uzaktırlar.
Bu yüzden Allah'la beraber olan o güzel, iyi insanlar Allah'ın sevdiği kullar olur.
Allah'ın sevmediği kulları insanlar da sevmez.
Çünkü Allah Azze ve Celle "Ben bu kulumu sevdim" dediğinde, insanlar da onu sever.
"Ben bu yaratığı sevmedim" dediğinde, insanlar da sevmez.
Ne kadar sevdiklerini söyleseler bile, o sevgi nefis sevgisidir. Allah sevgisi bambaşkadır.
Nefsin sevgisi hiçbir işe yaramaz.
Onun değeri yoktur, kalıcılığı yoktur, hiçbir faydası yoktur.
Kötülükten başka bir şey yok.
Allah Azze ve Celle akıl vermiş.
Akıl süstür.
İnsanın süsü aklıdır.
Allah Azze ve Celle aklı doğruyu, hakkı görmek için vermiş.
Onu gördükten sonra insanın işi iyidir.
Yolu açıktır, yol güzeldir.
Aklı nefis için, heva için kullandıktan sonra o yerinde kullanılmamış olur.
Boşa gider. Allah korusun.
Onun için diyoruz, Allah akıl fikir versin deriz.
Akıl fikir olunca güzel şeyler olur.
Akılsız insan iyi insan değildir.
Aklını yitirmiş insanı ya tımarhaneye koyarlar, ya da başka bir şey yaparlar.
Allah korusun.
Allah hepimize kuvvetli iman versin inşallah.
2024-08-30 - Dergah, Akbaba, İstanbul
بسم الله الرحمن الرحيم
وَقُلۡ جَآءَ ٱلۡحَقُّ وَزَهَقَ ٱلۡبَٰطِلُۚ إِنَّ ٱلۡبَٰطِلَ كَانَ زَهُوقٗا
(17:81)
صَدَقَ الله العظيم
Allah Azze ve Celle buyuruyor ki: "Hak geldi."
"Batıl zail oldu."
Bu, Allah Azze ve Celle'nin mübarek kelamıdır.
Haktır.
Onun için hak olan zuhur edecek.
Ne kadar üstüne gelseler, ne kadar insanları kandırmaya uğraşsalar da kanan kanacak.
Kanmayan hakla beraber olacak.
Batıl olan dökülüp gidecek.
Çöplüğe gidecek.
Zibile gidecek.
Onun kıymeti kalmayacak.
Bu böyledir.
Ta Âdem aleyhisselam'dan beri aynı şekilde hak kıyamete kadar zahirdir.
Ötekiler nefsine uyup kendi kafasına göre, nefsine uyan şeylerin peşine düşen insanlar, o batılla beraber dökülüp gidecek.
Hakla olan, onlar galip gelip o yolda devam edecekler.
Bazen insanlar batıl şeytanla beraberdir.
Onlar bütün kuvvetlerini sarf eder.
Dersin ki artık onlar galiptir.
Yok.
Ne kadar şey yapsalar Allah Azze ve Celle'nin karşısında duramazlar.
Onlar akılları olsa Allah'la beraber olurlar.
Hakla beraber olurlar.
Çünkü insan gördüğünden ibret alır.
Ta Âdem aleyhisselam'dan şimdiye kadar daima hak zahir oldu.
Hak galip oldu.
Batıl mağlup oldu.
Batıl hiçbir zaman payidar olmadı.
Hak daim olacak.
Hakla beraber olun.
Hak olmayan tarafa düşmeyin, kendi kafanıza göre nefsinize ne uyarsa "Bu bizim gideceğimiz yol, bu hoşumuza gitti" deyip de batılın peşine gitmeyin. O da batılla beraber zail olur gider.
Allah muhafaza etsin.
Allah insanlara akıllarını kullanmayı nasip etsin ki aklını kullanan hakla beraber olur.
Aklını kullanmayan, kendini akıllı zannetse bile batılla beraber akılsızdır.
Allah muhafaza etsin.
Allah bizi nefsimize uydurmasın.