السلام عليكم ورحمة الله وبركاته أعوذ بالله من الشيطان الرجيم. بسم الله الرحمن الرحيم. والصلاة والسلام على رسولنا محمد سيد الأولين والآخرين. مدد يا رسول الله، مدد يا سادتي أصحاب رسول الله، مدد يا مشايخنا، دستور مولانا الشيخ عبد الله الفايز الداغستاني، الشيخ محمد ناظم الحقاني. مدد. طريقتنا الصحبة والخير في الجمعية.
أعوذ بالله من الشيطان الرجيم
بسم الله الرحمن الرحيم
ٱقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ فِى غَفْلَةٍۢ مُّعْرِضُونَ
(21:1)
صدق الله العظيم
Allah Azze ve Celle buyuruyor.
İnsanların hesap günü yaklaşıyor.
İnsanlar gaflettedir.
Günler geçiyor.
İşte bir sene geçti.
Hicri senesi değil de hesap senesi.
Resmi olarak her tarafta tarihlerin, günlerin, yazların, kışların hesablandığı senedir.
Ve bu sene inşa'Allah Müslümanlar için, bizim için yine hayırlı sene olur.
İmanla yaşarız inşa'Allah.
Sabit kalabiliriz.
Çünkü ne diyor? Hesap günü yaklaşıyor.
Ömrümüzden bir sene gitti.
İnşa'Allah boşa gitmemiştir.
Odur mühim olan.
Yoksa neyi kutlayacaksın?
Bir şeyi kutlayacaksan, o zaman Allah'a şükür, bu seneyi namaz kılarak, Allah'ın emrini yerine getirerek, inşa'Allah boşuna geçirmediğini kutla.
Gaflet olan insanlar zannediyor ki yeni sene yeni bir ömür yazılacak.
Kendilerine yeni bir ömür yazılacak.
Daha fazla, daha fazla yaşayacaklar yeni senede.
Yani mantıklarını bir türlü anlayamadık.
Anlamayamıyoruz.
Allah akıl fikir versin insanlara.
İnsanlar gafletten uyansınlar.
Bazı insanlar ancak ölünce uyanırlar dedi Hazreti Ali.
İnsanlar gaflettedir, uykudadır.
Ne zaman uyanırlar? Kabre inince, ölünce uyanırlar.
Allah onlardan eylemesin.
Şeyh Baba her gün söylerdi.
Yevmun cedîd, rizkun cedîd.
Yeni gün, yeni rızık diye söylerdi.
Rızık hem zahiri hem batini yani hem ruhani hem maddi olarak.
İnşa'Allah ikisinden de Allah bize versin.
Şeyh Baba'nın 'yeni gün, yeni rızık' dediği gibi yeni sene de yeni rızıklar zahiri, batini, ruhani rızıklar gelsin.
Çoğalsın, eksik olmasın.
İnşa'Allah yeni seneyle hem kıyamete yaklaştık.
Hem inşa'Allah Mehdi aleyhisselama'a da yaklaştık.
Seneler muhakkak gelip geçior.
Bundan on sene, yirmi sene önce insanlar tahmin etmezdi böyle dünyanın hali bunun gibi olacağını.
Dümdüz gidecek zannederler.
Herkes işinde gücünde.
Memleketler aynı devam gider, öyle bir şey yok.
Hem şeytan bırakmaz, hem Allah Azze ve Celle'nin sünnetidir.
Bu dünya rahat yeri değil, imtihan yeridir.
İnşa'Allah bize imtihan olmasın, ihsan olsun.
Biz imtihan kulları değiliz, ihsan kullarıyız.
Allah daima bizi sabit kılsın.
Hak yolda, hakla beraber olun inşa'Allah.
Allah hayırlı bereketli olsun inşa'Allah diyeceğiz.
Her gün hayırlı bereketli olsun inşa'Allah.
Bir günün öteki günnün arasında farkı yok.
Ama insan farkında değil.
Ömür bitmiş gidiyor.
Allah mübarek eylesin ömrümüzü.
Allah yolundan ayırmasın inşa'Allah.
Gaflette olmayın inşa'Allah.
2023-12-31 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem buyuruyor,
الفتنة نائمةٌ، ولعن اللهُ من أيقظها
Fitne uyuyor, onu uyandırana lanet olsun diyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem.
Lanet etmek en kötü şeydir.
Lanete mazhar olmak en kötü şeydir.
Çünkü şeytan lanetlenmiştir.
Lanetlenen kimse de şeytan gibi olur.
Şeytan da en kötü mahlukatlardan, en kötü mahluk şeytandır.
En yüksek mahluk da insanoğlu, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem.
Onun için şeytana benzememek için fitneden uzak duracaksın.
Fitneyi yapmayacaksın.
Fitne yapan zaten lanetlenmiş.
Sonra ona katılanlar da aynı şekilde lanetlenmiş.
Adamın peşinden düşenler, onlar da iyi yapmış olmazlar.
Onların yaptıkları kötülüktür.
İlk başta kötülük kendilerinedir.
Çünkü lanete mazhar olmak
en büyük kötülüktür.
Ondan daha büyük musibet, kötülük olamaz.
Ama Allah Azze ve Celle'nin tövbe kapısı açıktır.
Allah tövbesini kabul eder ama zulüm ettikleri insanlardan helallik istemek lazım.
Başka türlü olmaz.
Büyük fitneler olunca onların tesiri çok büyüktür.
Herkese değdiği için onun helallik alması da zor olur.
Onun için fitneden, fitne yapmaktan uzak durun.
Şimdi biz ahir zamanda yaşıyoruz.
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem fitneler çok olacak dediği zamandayız.
Bu günlerde karanlık geceler gibi zulmetler olacak, karanlıklar olacak.
Bunlar nereden geliyor?
Fitneden zulmet, karanlık getirir, içi karartır.
İnsanın moralini bozar, her şeyi yapar.
Lüzumsuz şeylerden fitne çıkarırlar.
Kıymetsiz bir şeyden fitne çıkarır ki o da ne kazanacağını bilmez.
Fitneden kazanan ancak biri vardır da o da şeytandır.
Şeytan çünkü insanlara ne kadar eziyet verirse, ne kadar yoldan çıkarıp cehenneme götürürse o kadar mutlu olur, o kadar sevinmiş olur.
Şeytan insanın tersine çalışır.
Kamil insan insanların yola gelmesine sevinir.
Şeytan da insanları yoldan çıkarıp hem dünyada belaya sokar, hem ahirette cehenneme götürür.
Onun için çok dikkat etmek lazım bu günlerde.
Ahir zamanda olduğumuz için sakın ne fitne çıkarın ne fitneye karışın.
Uzak durun.
Hazreti Ali'nin dediği gibi
هذا زمن السكوت، سكوت الملازمة للبيوت
Allah razı olsun ondan.
Bu zaman sükut etmenin zamanı, susup duracaksın.
Fazla kimseye bulaşma, iki laf ettin mi senin başını belaya sokarlar.
Evde de otur.
Fazla şeye insanların içine çıkmaya gerek yok.
Allah muhafaza etsin.
Allah korusun ümmeti fitneden, fitnecilerden inşaAllah.
2023-12-30 - Dergah, Akbaba, İstanbul
بسم الله الرحمن الرحيم
وَمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَآ إِلَّا لَعِبٌۭ وَلَهْوٌۭ ۖ وَلَلدَّارُ ٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌۭ لِّلَّذِينَ يَتَّقُونَ
(6:32)
Dünya hayatı oyun, eğlence gibidir.
Öyledir.
Allah Azze ve Celle söylüyor.
Bu herkes için öyledir.
Hayır, ahiret Allah'tan korkanlar için.
Dünyada Allah nimetler vermiş.
İnsanlar hepsinden faydalansın, geçinsinler.
Hepsi nimetlerden faydalanacak.
Müslüman olan olmayan o nimetlerinden faydalanacak.
Allah Azze ve Celle onları yaratmış.
İnsanların faydasına bütün bu dünyayı, içindekilerini yaratmış ki insan faydalansın, geçsin, içsin.
İstediği gibi yaşasın ama mühim olan Allah'tan korksun.
Allah'a inansın.
Allah'ın emirlerine itaat etsin.
Allah'ın emirlerine itaat edip de eziyet çekeceğiz diye düşünme, yok.
Allah nasıl kafire de vermişse müslümanlar da hepsini aynı şekilde vermiş.
Tabii helal olan her şey faydalıdır.
Haram olan her şey zararlıdır.
Onun için İslam'daki helal şeylerden yararlanın diyor Allah Azze ve Celle.
Allah'tan korkun.
Haramlara gitmeyin.
Çünkü haramların karşısı cehennemdir.
Helallerin karşısı da cennettir.
Ahiret daha hayırlıdır diyor Allah Azze ve Celle.
Allah'tan korkanlar için ahiret hayırlıdır.
Ama dünyada her şeyden faydalanabilir müslüman.
Her yapılan şey helal olduktan sonra o hem dünyada faydası olur hem ahirette sevap kazanmış olursun yaptığın vakit.
Allah'la beraber olduktan sonra Allah Azze ve Celle sana her şeyi ihsan eder, ikram eder.
Ahirette kazanmış olursun.
Öteki türlü dünyada yiyip içip her türlü halt yapmış olursun.
Hayvanlar gibi olur.
Hayvan daha iyi.
Hayvan ahirette suali yok.
Hayvan bu dünyada her şeyi yapar.
Ama hayvan gibi olan insan ahirette onun cevabını vermesi lazım.
Allah muhafaza etsin.
Allah nefsimize uydurmasın.
2023-12-29 - Dergah, Akbaba, İstanbul
İnsanoğlunda kötü huylar çok var.
En kötüsü de işte doymamazlık, tamah.
Tamah eski insanlarda da vardı.
Herkeste var ama bu zamanda insanların tamahı daha fazla.
Daha fazla tükettikleri için tüketici toplum derler.
Bu son yüzyılda onu insanlara aşılamışlar.
Ne versen doymuyor.
Ne versen doymuyor.
Sen ver, hükümet versin.
Bunlar şu versin, bu versin.
Daha fazla istiyor.
Kanaat getirmiyor.
Halbuki kanaat insanı doyurur.
Kanaatsiz insan isterse dünyayı yesin, yine doymaz, yine doymaz.
Dünya kandırır kendisini.
İşte şimdi para para istiyorlar diye hükümet para verir insanlara.
Biraz sonra yine o yetmez.
Daha fazla ister, daha fazla ister.
Niçin? Çünkü kısır döngü derler.
Sen buradan artırıyorsun, öteki taraftan her şey artıyor.
Her şey yükseliyor.
Halbuki kanaat getirip de herkes razı olsa düz güzel gidecek hayat.
Ama yok kanaat yok.
Kanaat olmayınca da hiçbir şey doyuramaz insana.
İnsanoğlu öyledir.
Hazreti Nuh aleyhisselam'ın zamanında gemiyi yaparken.
Oradan buradan kereste getiriyor.
Getiriyor, getiriyor.
O vakit de bu çok büyük insanlar vardı.
Dev insanların kavimi vardı.
Onlar helak oldu.
Az bir şey kalmışlardı.
Bir tanesi vardı devlerden.
O da aynı şekilde doyurulamıyordu.
Fırınlar, ekmek çıkarıyor.
Yiyor, yiyor, doymuyor.
Nuh aleyhisselam demiş ki sen bana kereste getirirsen ben seni doyururum.
Tamam demiş.
Keresteyi kucaklamış.
Neredeyse iki kemi kadar kereste kucaklamış.
Getirmiş oraya.
Nuh aleyhisselam ona üç tane ekmek vermiş.
Ekmek bu kadar her birisi.
Bunu Besmele'yle ye demiş.
Yemem demiş, Besmele çekmem demiş.
Ye de doyarsın, Besmele'yle doyarsın.
Yemem demiş.
Söylemem demiş.
Neyi söylemeyeceksin demiş.
Bismillahirrahmanirrahim demeyeceğim demiş.
Ye şimdi demiş.
Söylemiş bilmeden.
O üçünü yiyince doydu.
Üçüncüyü zor yemiş.
Doydum demiş.
Sen bana büyü yaptın demiş.
Kızmış.
O kerestelerini alıp yine kucaklamış.
Kalanlarla gemi yapmış Nuh aleyhisselam.
O kadar dev insan bile kanaat ederek besmeleyi çekip Allah'ın ismini söyleyince doyar.
Şimdiki insanlar Allah'ı unutmuşlar.
Kendi kafalarına göre dünyaya, havaya dalmışlar nasıl doyacak bu insan?
Ne kanaat kalmış ne iman kalmış.
Allah yardımcımız olsun.
Hepsi onlarla beraber herkes aynı şeyi çekiyor.
Allah yardım etsin.
Allah muhafaza etsin. Ne diyeceksin
Allah bereket versin.
2023-12-28 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Allah Azze ve Celle, 'iman edenler kendinizi muhafaza edin' diyor.
Zalimlerle, kafirlerle olmayın diyor.
Şimdiki vakit insanlar daima Allah'a karşı gelmeyi bir marifet zannediyor, bir iyilik zannediyor.
Onun için dikkat etmek lazım.
Günler Allah Azze ve Celle'nin günleridir, onları masiyetle geçirmeyin.
Bazı günler daha fazla masiyet için hazırlanmış gibi bütün dünya Allah'a karşı geliyor o günlerde.
Yılbaşıydı, şuydu buydu, kafirin çıkarttığı günlerdir.
Onlara itibar etmemek lazım.
Onlar da başka günler gibidir.
O günler geldiği vakit hazırlanıp, birşey olacak gibisinden hazırlık yapıp, ondan sonra her türlü günahı yapmak bir fayda getirmez, iyilik getirmez, zarar getirir.
Normal günler gibi geçip gidecek.
Ha yılbaşı olmuş, ha başka gün olmuş, bilmem neymiş.
Bir hayli masiyet yapsınlar diye günler yapmışlar.
Onların faydası yok.
Zararı var, faydası yok.
Zararı kimedir?
Ona itibar edip de o gün masiyet yapan insan için büyük zarardır.
Her türlü bakımdan zarardır.
Maneviyat bakımından başlayan büyük zarar o.
Maddiyattan da yine zarar.
Çünkü o bereketsiz bir şeydir.
O uğursuzdur.
Madem bütün senenin uğurlu olmasını isterler, saçma sapan şeyler yaparlar, tersine döner.
Bütün sene uğursuz olur, bereketsiz olur.
Allah'ın sevmediği şeyler bunlar. Allah'ın gazabına mucib olur.
Sene başıydı, şuydu buydu buna itibarı etmesin insanlar.
Aklı olan itibar etmez. Hiçbir şey de yok zaten.
Uğurlu olsun, şunu yapsak bunu yapsak.
Zaten her gün aynıdır.
Uğurlu olan, Allah yolunda olan insandır.
Allah'a tövbe edip bu sene bu kadar günah işledik demek lazım.
Sene sonuna itibar etmesek bile ömrümüzden bir sene geçti diyerek bir tövbe edilebilir.
Bu sene yapılan günahların affı için tövbe ediyoruz diye Cenab-ı Hakk'a niyaz edilebilir.
O da bir fırsat sayılabilir.
Ama öteki türlü daha fazla günah yapıp da sana hayır geleceğini umup zannetme.
Hiç aklından geçirme.
Kötülükle kötülük gelir, günahla günah gelir.
Günahla kötülük gelir, iyilik gelmez.
Allah muhafaza etsin insanları.
Allah muhafaza etsin, kandırılmayalım şeytanla, şeytanın avaneleriyle.
Allah muhafaza etsin bizi onların şerlerinden.
2023-12-27 - Dergah, Akbaba, İstanbul
بسم الله الرحمن الرحيم
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا تَدَايَنتُم بِدَيْنٍ إِلَىٰٓ أَجَلٍۢ مُّسَمًّۭى فَٱكْتُبُوهُ
(2:282)
صدق الله العظيم
Borç aldığınız vakit muhakkak yazın diyor Allah Azze ve Celle.
Birinden borç aldın mı yahut birine borç verdin mi muhakkak yazın diyor.
Bu herkese geçerli diyor Allah Azze ve Celle.
Kardeşe, amcaya, dayıya, halaya, teyzeye, arkadaşa yazmayın demiyor.
Yazın diyor.
Herkes için yazın.
Çünkü insanoğlu hem unutur hem nefsi var.
Nefis insanı kandırabiliyor.
Helaldir, haramdır nefse gelince hepsi birdir.
Hepsini kazanç zanneder.
Onun için bu şeyi muhakkak yazın ki sonra problem olmasın.
Bize ve Şeyh Baba'ya kaç kişi geldi öyle.
Bu adama borç verdim, geri vermedi.
Bir iş yapacağız, borç verdik, güvendik, vermedi.
Ne yapacağız? Git şikayet et dedik.
Başta soruyoruz kağıt üzerine yaptınız mı? Yok.
Ne yapalım şimdi?
O vakit tavsiyemiz ona git bir bardak su iç, o kadar.
Bir şey geri alamazsın.
Çünkü sen Allah Azze ve Celle'nin emrini yerine getirmedin.
Başına gelen cezayı çekeceksin.
Sana ders olsun.
Başka bir şey diyemiyoruz.
Kağıt yok, evrak yok, mahkemeye gideceksen nerede bunun delili?
Zaten dünya kadar davalar var.
Senin davana sıra gelene kadar on sene geçecek.
Sıra gelse de on sene sonra bir şey kazanamazsın.
Kazansan da o para beş para etmez, gitmiş olur.
Onun için borç mühim şeydir.
Borç alan da o borcu vermemekle uyanıklık yaptım, bir şey kazandım zannetmesin.
Onun dünyada da faydası yok, ahirette de faydası yok.
Kur'an-ı Azimuşşan'ın hükmüne göre bir kişi öldü mü, mirasçılara kalan mallar taksim olmadan önce borç varsa borç ödenecek.
Tabii şimdiki insanların zaten çoğu borç vermiyor bu meselelerden dolayı.
Borç vermeyince insanlar bankadan alıyor, oradan buradan alıyor.
Bankanın insan ölse de ölmese de bir türlü o borçlarının karşılığı vardır.
Ona karşılık bir teminat vermiştir, onu alıyor.
Böyle saflık, saflık demek değil de artık aptallık demek bazen.
Allah'ın emrini yerine getirmedin mi senin aklında noksanlık var demek.
Yazılı anlaşma, hem Allah Azze ve Celle'nin emri hem de insanların arasından bilinen uygulamadır.
Allah'ın emri insanlara faydalıdır.
O emri yaparken de, yazarken de sen emri yerine getirdin diye ona da ayrı bir sevap kazanırsın.
Allah'ın emrine yerine getir diyoruz.
Ya olur mu biz arkadaşız, şuyuz buyuz gerekmez, olmaz.
Bu Allah'ın Azze ve Celle'nin emridir.
Kur'an'da yazıyor.
Bunu yapacağız diye dersin.
Yok yapmam derse defol git dersin.
Oldu bitti.
Allah muhafaza etsin.
Nefsimizin şerlerinden ne kadar hacı hoca da olsa, on defa yirmi defa da haca gitse yine nefsine uyar.
Bunu çok gördük.
Çok insanları kandıran oldu.
Sarıkla, sakalla, hacılıkla, hocalıkla çok daha fazla kandırabiliyor insanı.
Ama o kendini kandırmış oluyor.
Allah şerlerinden muhafaza etsin.
Hem onların hem şeytanın şerrinden, nefsimizin şerrinden Allah muhafaza etsin.
2023-12-26 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Allah Azze ve Celle'nin en sevdiği insan iyi ahlaklı olandır.
İyi ahlaklı, edepli olan insan Allah'ın Azze ve Celle'nin sevdiği kuldur.
Tarikat da o güzel huyları öğretmek içindir.
Güzel huylar nereden geliyor?
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem en mükemmel insandır.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem insanlığa örnektir.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem her bakımdan insanlığı insanlara öğretendir.
İnsanlık onsuz bir zulmet içindeydi.
Peygamber Efendimiz'den önce insanlar karanlık cahiliye içindeydi.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem ahlakı, güzel edebi öğrete öğrete bütün dünyaya nur yayıldı.
Kafir bile onun yolunu takip etmeye mecbur kaldı.
Müslümanlığı kabul etmeseler bile, insanlardan dinlerinden çıkmasınlar diye Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'in söylediği, insanlara kıymet verdiği şeyleri yapmaya mecbur kaldılar.
Ondan sonra bin dört yüz sene sonra da işte yok insan hakları, bilmem ne hakları diye çıkarttılar.
Halbuki Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem bin dört yüz sene, bin beş yüz sene önceden bu şeyleri söylemiştir.
Ondan önce tabi öteki peygamberler de söylemiştir ama onların öğrettiklerini kafalarına göre değiştirdiler.
Hiçbir şeyi olduğu gibi bırakmamışlardı ama, Allah'a şükür, Allah muhafaza etti.
Din muhafaza altındadır.
O din ki insanlığa büyük faydadır, büyük şereftir, büyük izzettir.
O dinden olanlar bu edebi muhafaza etmeleri lazım.
Güzel huyları muhafaza etmek lazım.
Başkalarına bakıp da insan böyle yaşaması lazım değil.
İnsan öyle yaşamaz, hayvan bile yaşamaz dedikleri gibi.
Allah insana şeref vermiş, itibar vermiş.
Onların yolu insanı itibarsız edip şerefsiz etmektir.
Onların maksadı odur.
Onlar kime tabidir?
Şeytana tabidir.
İnsanın en büyük düşmanı şeytandır.
Düşman da düşmanına iyilik istemez.
Muhakkak kötülük ister.
Onun için düşmanla kendinize eziyet vermeyin.
Kendinizi muhafaza edin.
Allah muhafaza etsin.
Doğru yol Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'in yoludur.
O yoldan giden insan saadette olur hem dünyada hem ahirette.
Allah, o yoldan ayırmasın bizi.
İnşaAllah bize hidayet versin.
2023-12-25 - Dergah, Akbaba, İstanbul
بسم الله الرحمن الرحيم
كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
(29:57)
صدق الله العظيم
Herkes ölecek.
Bu dünyada sağ kalacak insan yok.
Herkesin sonu ölümdür.
Allah Azze ve Celle herkese ömür biçmiş.
Ne kadarsa o kadar ömrü olacak insanın.
O vakit geldi mi bir sebep olacak.
O sebepten dolayı bu dünyayı bırakıp ahirete, hakiki dünyaya gidecek.
Az yaşa uz yaşa akibet gelecek başa demişler.
Yani herkese ölüm muhakkaktır.
Ondan sonra hesap var, kıyamet var, cennet, cehennem var.
Ölüm zor, kafir için daha zor olur.
Mümin için daha kolay.
Ama en kolayı Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'in dediğine göre şehitlik.
En kolay ölüm şehitlerin ölümüdür.
Bir iğne batması gibi sayılırmış.
O şehitler öyle derler ki yüz defa yine gelip şehit olsak isterler böyle.
Allah katında şehitlerin mertebesi en yüksek mertebedir.
Onların halleri güzel hallerdir.
Zaten bütün gelen insanlar şehadet mertebesini isterler şehit olalım diye.
Allah yolunda inşha'Allah İslam yolunda şehit olmak lazım.
Kafire karşı şehit olunca kafir istediği kadar sevinsin.
Sevinecek olan Müslümanlardır.
Şehit olan Müslümanlardır sevinecek olan.
Allah onlara hem şehadet kısmet etmiş hem en güzel ölüm onlarındır.
Allah makamlarına âli olsun.
Şehit sırf kendisine değil ailesine de şefaat eder kıyamet günü.
Kıyamet gününden başka dünyada da onun bereketine Allah merhamet eder insanlara.
Ailesi kaldı, çoluk çocuk kaldı.
Onların kefili Allah'dır.
Bazı insanlar neyi yapacağını şaşırır, Allah'ın yazdığı budur, Allah'ın takdir ettiği budur.
Ona itiraz olmaz.
Allah'ın hükmüne itiraz olmaz.
Allah'ın sözüne itiraz olmaz.
Allah hepimize onların bereketine, onların şefaatine nail olmamızı nasip etsin.
Makamları âli olsun.
Peygamber Efendimiz'in âle ashabı, torunları hepsi şehit olmuş.
Onun için şehitlik kötü bir şey değil.
Bazı insanlar seviniyor insanları öldürdük diye.
Öldürmediniz, onlar şehit oldu.
Onlar makamları âli.
Şimdi binlerce, on binlerce çoluk çocuk, kadın, erkek, büyük küçük, hepsi şehadet mertebesine yetişiyor.
Onlara kötülük yapılıyor zannediliyor.
Halbuki Allah Azze ve Celle onlara fazlı kereminden, ihsanından sonsuz sevaplar, ecirler yazıyor.
Allah Azze ve Celle'ye en yakın insanlar onlardır.
Allah onların bereketine bize de merhamet etsin.
İslam'a kuvvet versin.
O kafirin istediği olmasın inşa'Allah.
2023-12-24 - Dergah, Akbaba, İstanbul
بسم الله الرحمن الرحيم
أَلَا بِذِكْرِ اللَّهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ، بلى يا الل
(13:28)
Kalplerin tatmin olması için Allah'ın adını anmak, Allah'ı zikretmek, Allah'ı hatırlamak gerekir.
Allah'ı zikretmek, kalplerin rahat olması içindir.
Kalp rahat olursa insan saadette olur, huzurda olur.
En kötü yerde bile olsa yine de bir şey tesir etmez kendisine.
Hazreti İbrahim Aleyhisselam'ın vaziyetine bakın, ateşin içine atıldı.
Ateşte bile Allah'la beraber olduğu için Allah ona huzur verdi.
Huzurla birlikte etrafını cennet bahçesi gibi bir yer yaptı.
Bu, insanoğlu için en büyük misal, örnektir ki Allah'la beraber olan, kalbi mutmain olan saadettedir.
Başka şeyde değil.
Şimdiki insanlar mutluluğu arıyor, saadeti değil.
Onlar saadet değil de mutluluğu arıyorlar.
Saadet biraz daha değişiktir.
Allah'ın yolunda olan insana saadet olur derler.
Mutluluğu arıyorlar.
Her türlü şeyi denemişler.
Ne kadar rezillik varsa, ne kadar kötü şey varsa onların peşine düşüp mutlu olacağız diye koşturuyorlar.
Öyle bir şey yok.
İşte mutlu olsan bile sonunda o bütün vakit elinde olmaz.
Bir vakit, beş, on dakika sonra yine daha kötü olarak, mutsuz olarak kalkar.
Yaptığı halttan sonra daimi ferahlık, saadet olmaz.
Daimi saadet ancak Allah Azze ve Celle'nin yolunda olan, Allah'ı hatırlayan, Allah Azze ve Celle'yi zikreden insanda olur.
Öteki türlü mutluluk dediği geçici, çok az bir vakit süren bir şeydir.
Bundan bir otuz seneye yakın önce Amerika'ya gitmiştik.
İşte orada bir bu şeyler var, şeytan yerleri, o filmlerin yapılan yerlerde gezdirelim dediler sizi orada.
Eh gezelim.
Hadi gidelim.
Burada bu filmin yaptığı sahne var.
Onu seni gezdiriyor.
Sen de bir şeyin içine binip gezeceksin.
Tamam dedik, hadi gittik.
Giriyorsun, bir sıra var, beş dakikada geçer zannedersin.
Öyle sahtekarlar, şeytanın adamları zaten onlar.
O beş dakikalık yola gidiyorsa ondan sonra bir dönüyor on dakika daha.
Öteki tarafa gidiyiorsun. Kuyruk bu.
Kuyrukta bekliyorsun.
On dakika orada, on dakika orada.
Tam iki saatte yetişiyorsun o film oyun yapılan yere. Bindiriyorlar.
Bindirdikten sonra on saniye bir dolaştırıyor tak diye attıyorlar.
Zaten girişte epeyce büyük bir meblağ almışlar.
Ondan sonra bir tane daha var.
Bakıyorsun yine aynı şekilde.
Bu kadar para vermişler.
Ayıp olmasın onu da yapalım.
İki saat kuyruk bekliyorsun.
Güneşin altında şey altında.
Yine on saniye.
Ondan sonra başkasına.
Akşama kadar üç beş tane ancak şey yapıyorsun.
İşte bu dünya mutluluğu bu kadar.
Ahiret için olan Allah'a şükür git Hacca, Ümreye sabahtan akşama kadar tavaf yap, dolaş.
Allah'a şükür, orada namazını kıl.
Ne sıkıntı var, ne şey var.
Bu, şeytanın yeri ve Allah Azze ve Celle'nin yerinin arasındaki fark.
Allah'la beraber olmanın farkı, şeytanla beraber olanın farkı.
Allah'a şükür orada kötülükler yapmadan bekledik.
Artık öteki türlü, Allah bilir ne kadar daha rahatsız olur insan.
Bu Allah yolunda daim şeytan kandırmasın sizi.
Şeytan orada kandırıyor insanları.
Eziyet veriyor, şey yapıyor.
En sonunda ufak böyle bir şey geçici beş on saniye olarak yaşatıyor ondan sonra da hadi başkasına koştur, başkasına koştur.
Halbuki Allah Azze ve Celle davet ediyor
وَاللّٰهُ يَدۡعُوۡۤا اِلٰى دَارِ السَّلٰمِ
(10:25)
Allah Azze ve Celle güzelliğe sizi çağırıyor, cennete çağırıyor.
Allah muhafaza etsin bizi.
Allah o yolda daim etsin.
Şeytan kandırmasın bizi.
Tevfik Allah'tandır.
2023-12-23 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Allah Azze ve Celle buyuruyor:
فَلَنُحْيِيَنَّهُ حَيَاةً طَيِّبَةً
(16:97)
Allah'a iman eden insanlar için dünyada güzel hayat yaşattıracağız.
Ahirette de daha güzel diyor Allah Azze ve Celle.
Allah'a itaat edenlerin kalplerine Allah huzur verir, sûkunet verir, güzellik verir.
Allah Azze ve Celle'ye iman etmeyenlere de kalplerine zulmet verir.
Her türlü huzursuzluk var onlarda.
Onun için Allah'ın yolunda olan huzurludur.
İşte biz Allah'ın yolundayız da yine de kalplerimiz huzurlu değil, hayatımızdan memnun değiliz diye çok söyleyen Müslüman olan insanlar var.
Niçin oluyor?
Sadakallahu l-Azim.
Doğru söyleyen Allah'tır.
Demek o insan hakkıyla iman etmemiş, imanı noksandır diye huzursuzdur.
İmanı tam olan insanların kalpleri huzurla dolmuş olur.
Dünyadaki hayatları da tayyibe olarak tarif ediyor Allah.
Hayat'un tayyibe güzel, sakin, her türlü huzursuzluktan uzak hayat demek.
Öteki türlü, demek bir noksanın var ki kalbin huzursuz yahut hayatından memnun değilsin.
Nasılsın? Hiç iyi değilim derler bazıları.
Niçin? İşte şuydu buydu.
Demek sen Allah Azze ve Celle'den memnun değilsin.
Onun için senin kalbinde huzur yok, sûkunet yok.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'e bir sahabe gelmiş bir ilaç taleb etmiş, ağrısı varmış.
Karnı ağrıyormuş.
Bal şerbeti iç demiş. İçmiş.
Yine kötüyüm demiş.
Yine gelmiş, yine iç demiş Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem.
O da yine içmiş, yine iyileşmedim demiş.
Dördüncü defa gelmiş.
O aynı şeyi söyleyince, Peygamber Efendimiz sallallahu alayhi vesellem, Allah Azze ve Celle doğruyu söyleyendir, senin karnın yalan söylüyor demiş kendisine.
İç bunu demiş.
İçince, o hastalık gitmiş.
Demek ki iman olunca her şey iyi olur.
İman olmayınca yahut iman noksan olursa o vakit huzursuzluk olur.
Kalp rahat olmaz.
İnsanın kendi kendine sorması yapması lazım.
Ben razı mıyım, memnun muyum? Memnunsan, Allah'a şükret imanın var.
Öteki türlü dikkat et kendine.
İman mühimdir.
İnsanlara verilen en büyük nimettir.
Allah bu nimeti ziyade etsin bize de.
Kalbimiz mütmain olsun, dünya ahiret saadeti olsun inşaAllah.
Tevfik Allah'tandır.