السلام عليكم ورحمة الله وبركاته أعوذ بالله من الشيطان الرجيم. بسم الله الرحمن الرحيم. والصلاة والسلام على رسولنا محمد سيد الأولين والآخرين. مدد يا رسول الله، مدد يا سادتي أصحاب رسول الله، مدد يا مشايخنا، دستور مولانا الشيخ عبد الله الفايز الداغستاني، الشيخ محمد ناظم الحقاني. مدد. طريقتنا الصحبة والخير في الجمعية.
بسم الله الرحمن الرحيم
نَصْرٌۭ مِّنَ ٱللَّهِ وَفَتْحٌۭ قَرِيبٌۭ ۗ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ
(61:13)
صدق الله العظيم
Bu, Peygamberimizin Sancağı'nda yazılı olan zafer müjdesidir.
Bugün, Allah'a şükür, İstanbul'un fethi günüdür.
İstanbul'un fethinden bu yana, miladi olarak bu 571 sene geçmiş.
Belediye yazmış her tarafa.
Ne kadar olduğunu hesaplayıp, her yere koymuşlar güzelze.
İstanbul, 571 senedir İslam sancağı altında payitaht olmuş.
İslam'ın başşehridir.
Bu mübarek belde, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in feth olunacak diye müjdelediği şehirdir.
Mübarek yerdir.
Dünyanın merkezi sayılır.
İslam aleminin başıdır.
Her türlü şeytan ve onun avanesi, bu şehri İslam'dan çıkarmak için uğraşırlar.
Allah'ın izniyle başaramazlar.
En kutsal emanetler burada, mübarek şehit, şüheda hepsi burada hâzırdır.
Onlar istediği kadar uğraşsın.
Şeytanın gücü zayıftır.
Allah karşısında zayıftır.
Bu belde, Allah'ın izniyle, Mehdi aleyhisselam'ın zamanında yine İslam'ın baş şehri olacak.
Şimdiki görünen şeyler mühim değil.
Mühim olan manevi kuvvet.
Zahiri şeyler temizlenip gider.
Bir şey kalmaz.
Her şeyin vakti vardır.
Her şeyin bir zamanı vardır.
Bu şehir çok şeyler geçirdi.
Her şeye rağmen, hâlâ İslam'ın başı kalesidir, Allah'a şükür.
Bu belde, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in övgüsüne mazhardır.
Onun için ne kadar üstünde lazım olmayan şeyler varsa da o mühim değil.
Mühim olan maneviyattır.
İstanbul'un fethiyle beraber dünya değişti.
Dünyadaki her şey değişti.
Zulmet gitti.
Zulmetin yerine nur geldi.
Allah'a şükür, bu nur yine daim olacak, inşa'Allah.
Allah razı olsun fethedenlerden, şehid şühedadan, evliyalardan, ulemalardan, bu şehirde İslam'a hizmet eden bütün gelip geçmişlerden.
Onların makamları cennet olsun.
Ta Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in zamanından bu yana gelip şehid şüheda olan Ebu Eyyub el-Ensari Hazretleri başta olmak üzere, tüm sahabeler, evliyalardan, hepsinden Allah razı olsun.
Himmetleri hazır olsun.
Üzerimize sahiban olsun.
Himmetleri bize de daim olsun inşa'Allah.
Onların yaptıklarını biz yapamayız ama niyetimiz Allah rızası için hizmet etmektir.
Allah kabul etsin, inşa'Allah.
2024-05-28 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Bir söz var.
كل حالٍ يزول
Her şeyin sonu vardır.
Her halin, olması gibi bir de bitmesi vardır.
Allah Azze ve Celle, insanları öyle yaratmış ki insanlar zanneder ki ölmeyecekler.
Her şey olduğu gibi kalacak.
Bir şey olunca da şaşırıp kalırlar.
Nasıl bu oluyor?
Bu dünya ihtimal yeridir.
Her şey olabilir.
Her şey oldu ve olacak da.
Kıyamete kadar bu vaziyet devam eder.
Hiçbir şey aynı kalmaz.
Hattâ dağlar bile.
Allah Azze ve Celle Kur'an'da buyuruyor ki insanlar dağların sabit olduğunu zanneder.
Onlar bulut gibi geçiyor diye buyuruyor.
Dağlar dahi, hiç birşey aynı halde kalmaz.
Aynı halde kalan, hiç değişmeyen, hiçbir şeyin tesir etmediği Allah Azze ve Celle'dir.
Allah'ın dışında her şey değişir.
Bir başlangıcın olduğu gibi sonu da var.
Değişmeyen Allah Azze ve Celle'dir.
Yaratıcı O'dur.
O'nun hikmetleri sonsuzdur.
Halimizi zahir olarak değişse bile, imanımız değişmesin, inşa'Allah.
O halin ilelebet kalması kazançtır.
İnsanlara kazançtır.
Dünya değişse de iman değişmemesi lazım.
Allah yolunda devam etmek insan için sonsuz bir kazançtır.
Allah yardım etsin.
Halimizle kötü halde olmayalım.
Değişince daha iyi hallere değişelim inşa'Allah.
2024-05-27 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem buyuruyor
لا طاعة لمخلوق في معصية الخالق
Yaratıcı Allah'a isyan etmek için mahlûka itaat edilmez, dinlemek olmaz
'Allah'a karşı gelin. Allah'a karşı olun' diyen bir insana itaat etmek olmaz.
Kötülüğü emredenin peşinden gitmek, onun emrine itaat etmek olmaz.
Sen Allah'a karşı gelmişsin.
Sen kendi cezanı çekeceksin.
Niçin bizi de illa seninle beraber cehenneme götürmek istersin?
Gideceksen, serbestsin.
Allah herkese irade vermiş.
Bununla birlikte yapacağı şeyleri söylemiş.
İnsana doğru yolu, kötü yolu göstermiş Allah Azze ve Celle.
Onun için doğru yolda olanla beraber ol.
Kötü yolda olup da sana bu yola gel diyene kanma.
Ona inanma.
Onun peşinden gitme.
Allah yolundan git.
Çünkü kötü yola, giden insanın sonu kötüdür.
Dünyada da hayretmez.
Hayrediyomuş gibi gözükse bile o bir aldatmacadır.
Allah Azze ve Celle imkanlar verir ve insanlar zanneder ki bu kimse bir şey kazanmış.
Yok.
Allah, isyan edenlere ahirette daha fazla ceza çeksin diye onlara imkan veriyor.
Allah Azze ve Celle irade vermiş insana.
O iradeyi Allah hikmetle vermiş.
Her şeyde hikmeti var Allah Azze ve Celle'nin.
İnsan istediği yoldan gidebilir.
İki yol var.
Bir doğru yol var, bir kötü yol var.
Doğru olmayan, insanlara faydası olmayan, zararı olan yol var.
O yol nedir? Allah'a isyan etmek yoldur.
Onun için Peygamber Efendimiz
sallallahu aleyhi vesellem buyuruyor
Sana biri içki içelim, hırsızlık yapalım, zina yapalım gibi şeyler emrederse ona kanma, ona itaat etme.
Onun peşinden gitme.
Bu Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'in emridir, vasiyetidir.
İnsanlara iyilik, rahmet rahmet olarak gelen, iyiliğin en iyisini söyleyen Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'in sözüdür.
Onun için ona tabi olun.
Şeytana tabi olmayın.
Şeytan kötülüğü emreder.
Ona itaat eden hiç iflah etmez.
Allah muhafaza etsin.
Allah şeytanların şerrinden kötülüğü emredenlerin şerrinden muhafaza etsin.
Allah onlara kandırmasın bizi.
2024-05-26 - Dergah, Akbaba, İstanbul
بسم الله الرحمن الرحيم
إِنَّ اللَّهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَوا وَّالَّذِينَ هُم مُّحْسِنُونَ
(16:128)
صدق الله العظيم
Allah Azze ve Celle, Allah'tan korkan ve iyilik yapanlarla beraberdir diyor.
Allah Azze ve Celle'den başka korkulacak bir şey yok.
Allah Azze ve Celle'den korkmak demek, O'nun istediğini yapmaktır.
Çünkü O'nun istemediğini yaparsan, o vakit işlerin zahirde yürüse bile ahiret işin durmuş olur.
Sana günahlar yazılmış olur.
Onun için Allah'tan korkmak mümin için lazım olan şeydir.
Allah'tan korkan insanlar artık bu zamanda çok azdır.
Allah'tan korkmayınca ne oluyor? Allah'tan korkmayınca insan her şeyden korkuyor.
Korkulmayacak şeyden korkuyorlar.
Korkulacak tek şey olan Allah Azze ve Celle'den korkmuyorlar.
Kabadayılık yapıyorlar.
"Biz tanımayız, etmeyiz" diye.
Ama öyle yapınca da her şeyden korkuyorlar.
Hiçbir şeyden emin değiller.
Hiçbir şeyden memnun değiller.
Şimdi ne olacak, ne oldu, ne olacak filan.
Öyle olunca teslimiyet de gitmiş oluyor.
Hiçbir şey onları korkularından emin edemiyor, korkularından kurtaramıyor.
Bu zamanda çoğu insanın bu korkudan dolayı bazıları evden çıkmıyor, bazıları ne yapacağını şaşırmış durumda.
Halbuki çareyi Allah Azze ve Celle önlerine koymuş.
Allah'tan korkun.
Allah'tan korkarsanız kimseden korkmazsınız.
Ne bir kimseden ne bir şeyden korkarsınız.
"Bu bana böyle yapacak, bu benim işim olacak, bu ne olacak, gideceğim yer, okuyacağım, imtihan, şuydu buydu" diye.
Onlardan hiçbir şeyden korkmazsınız ki Allah Azze ve Celle'nin istediği oluyor diye.
Öteki türlü her şeyden, daha evden dışarı adım atmadan korkmaya başlıyor.
Evin içinde korkuyor.
Her yürüdüğü adımda korkusu var.
Onun için Allah'la beraber olun.
Allah'la beraber olunca, korkmazsınız.
إِنَّ اللَّهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَو
(16:128)
Allah, O'ndan korkanlarla beraberdir diyor Allah Azze ve Celle.
Allah seninle beraber olduktan sonra niye korkacaksın? Korkacak bir şey kalmıyor artık.
Allah bizi de O'ndan korkanlardan eylesin ki bilelim, hata yapmayalım, kusur yapmayalım, günah yapmayalım inşa'Allah.
2024-05-25 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, nübüvvetiyle ileride olacak her şeyi gördüğünü söylemiştir.
Allah Azze ve Celle Efendimiz'e her şeyi göstermiş.
İleri olacak şeyleri de göstermiş.
Onun dediklerini hepsi çıkmış.
Şimdi artık en son bu ahir zamanda yaşadığımız için insanlar, bazı müminler, ye'se düşüyor ki bu kadar fesat bu kadar kötülük nasıl olacak?
Bu ne olacak halimiz?
Halimize, Allah'a şükür.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem dediği gibi bütün İslam'ın girmediği yer kalmayacak.
Bina, taş, kıldan çadırlara kadar İslam'ın izhar etmediği yer olmayacak diye buyuruyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem.
Ahir zamanın en sonunda Allah Azze ve Celle, galip olarak vaadini izhar edecek.
Vaadini yerine getirecek ki bütün dünya müslüman olacak.
Bu yaşadığımız ahir zaman fitne zamanıdır.
Müminler ye'se düşmesin, lüzumsuz şeyler yapmasın.
Sabırla, Allah Azze ve Celle vaadininin çıkacağı, bütün dünya küfürden temizleneceği vaktı beklemek gerekir.
Küfür pisliktir, necasettir.
Kafir necis ta ki müslüman olana kadar; onun hali pislik halidir.
Kafir dediğimiz Allah'a inanmayan, peygamberlere inanmayan insandır.
O büyük bir musibettir, insan için en büyük musibet.
Her şeyden daha kötüsü kafir olmak, Allah'ı tanımamak, Allah'ın yolundan çıkmak.
Allah'a inanmamak en büyük musibettir, Allah muhafaza etsin, insanlara hidayet versin.
Ama tabi bu da nasip işidir, Allah istediğine hidayet verir, istediğine vermez.
Onun için mümin müslüman şanslıdır, Allah ona hidayet nasip etmiş, ona İslam'ı nasip etmiş.
En büyük nimeti o da almış.
Allah insanlara hidayet versin.
Peygamber Efendimiz'in müjdesidir bütün dünya müslüman olacak.
Tez zamanda o vakit gelsin, inşaAllah bütün dünya temizlensin, güzel olsun.
Hem zahirde hem batında güzel olur o vakit.
Allah yardım etsin, sabır versin hepimize.
2024-05-24 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem buyuruyor, mümin Allah Azze ve Celle'ye nasıl yaklaşır, daha yakın olur?
İbadetleri, nafileleri yaparak.
Tabi farzlar, Allah'ın emridir.
Onlar yapılması gerekendir:
Beş vakit namaz, oruç, zekat, hac.
Bunlar yapılacak.
Onun dışında nafile dediği sünnetlerdir.
Hep sünnetleri yapmak.
Vacip olan müekkede sünnetleri var.
Sabah, öğle, ikindi, akşam namazının müekkede sünnetlerinin dışında nafile olan daha fazla namaz var.
Mesela öğlen namazının son iki rekatını dört rekat olarak kılmak.
Ondan sonra ikindi namazının sünneti, akşam namazından sonra evvabin veya işrak, kuşluk namazları.
Onlar nafile namazlar.
İsteyen kılar, isteyen kılmaz ama Allah Azze ve Celle'ye yaklaşmak isteyen onları daha fazla yapar.
Bu nafilelerle insan ne kadar Allah Azze ve Celle'ye yaklaşırsa o kadar faydası olur.
Allah Azze ve Celle hadisi kudsi de buyuruyor.
Kulum Bana nafilelerle yaklaşır.
Yaklaştıkça ben onun eli olurum.
Yürüyen ayağı olurum diye buyuruyor Allah Azze ve Celle hadisi kudside.
İnsanlara müjde veriyor.
İnsan, Allah Azze ve Celle'ye ne kadar yaklaşabilirse yaklaşmaya çalışsın.
İnsan ne kadar yapabilirse, onu yapması lazım, bilhassa müminler, tarikat ehli.
Yapamazsan bile Allah niyetine göre verir.
Yapmak isteriz bütün sünnetleri.
Farzları zaten yapıyoruz da, Allah yardım etsin.
Şimdi de çoğu insan namaz kılamıyorum diyor.
Kılınca bir hal oluyor.
O hal mazeret değil.
Mazeret değil.
Farz olan namazı kılmak her Müslümana Allah'ın emridir.
Onu yapması lazım.
Hastaysa oturarak kılacak.
Kalkıp kılamazsa.
Hatta hiçbir yeri kımıldamasa bile gözleriyle namazı kılması lazım.
Şimdiki insanlar yok ki işte namazda şöyle oluyor, kılamıyorum, kıldırtmıyorlar.
Kıldırmıyor dediğin nefis kıldırmıyor.
Sen o nefsini kıracaksın, o namazı kılacaksın.
Başka çaresi yok.
Onu kıldıkça o dediği haller üstünden gider.
Bu haller kalmaz, Allah'ın izniyle.
Farzlar için mazeret olmaz.
Orucu, hastaysa tutamaz.
Onun yerine fidyesini verir.
Ama namazı muhakkak kılacaksın.
Namazın fidyesi olmaz.
Hiçbir hareket yapamazsa bile gözüyle, konuşamıyorsa içinden okuyarak kılması.
Onu yapması farzdır.
Bu farzı yaşadıkça yerine getirmesi lazım.
Öldükten sonra, Allah affetsin, ne yaparsa yapsın artık.
Allah muhafaza etsin.
Allah kolaylık versin.
İbadet lezzeti versin.
İbadet yapınca, namaz kılınca bir haz duyar insan.
Bir güzellik hisseder.
Onu hissetmeyen onun için mazeret yapar.
Allah o hazlı güzelliği hepimize versin.
O kalbimize nur, iman olsun, ferah olsun.
Ferahlık sıkıntılar onunla gider.
2024-05-23 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki dualarınızda Allah'tan daima af ve afiyet talep edin.
Bunlar Müslüman için en mühim şeydir.
Allah'tan af dilemek, bağışlanmayı dilemek, Müslümanın isteyeceği birinci olarak en mühim şeydir.
Allah affedicidir.
Allah'a tövbe istiğfar edersen, Allah affeder, bütün yaptıklarınızı affeder.
Yani o kapı açıktır.
Tövbe kapısı açıktır.
Allah'ın seni affetmesi açıktır.
Allah'a yapılan bütün dualar, tövbe istiğfarlar reddolmaz inşaAllah.
Ama insanoğlu bu zor olmayan şeyi bile ihmal eder, şeytan yaptırmaz insana.
Bu gibi şeyler mühim olan şeylerdir.
Ufak bir küçük dua gibi gözüküyor, ama insanı kurtaracak dualardır bunlar.
Yani ehemmiyeti büyüktür.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in sözleri bize nur, imandır, faydadır her tür bakımdan.
Dualarda talep edilmesi gereken ikincisi afiyettir, yani sıhhat.
Sıhhat da mühimdir Müslüman için.
Sıhhatli olması iyidir.
Müslüman sıhhatli olmasına dikkat etmesi lazım.
Yediğine, içtiğine dikkat etmesi mühim bir şeydir.
Sen kendi vücuduna zarar verirsen ve hasta olursan, ibadet de aksar, maiyşet de aksar.
Allah Azze ve Celle sana emanet ettiği vücuduna zarar gelir.
Halbuki Allah Azze ve Celle herkesi sağlam olarak yaratmış.
Herkese sıhhatine bakmasını emretmiş.
Sıhhatine bakmak kötü bir şey değil.
'Ben derviş oldum' diye yahut 'Müslümanım, vücuduma dikkat etmeme gerek yok artık' demek olmaz.
Vücuduna bakmalısın, emirdir.
Yediğine, içtiğine.
Şimdi ahir zamanın insanların yedirdikleri, içirdikleri şeylerin çoğu yaramaz şeyler, vücuduna zarar veren şeylerdir.
Onlara dikkat et ki ahir hayatına kadar vücudun seni idare etsin, kimseye muhtaç olmadan.
Ondan sonra daim afiyet olsun, inşaAllah.
Allah yardım etsin hepimize.
Bu günlerde ahir zamanda yediğimize içtiğimize dikkat ederiz.
Dikkat edildiği halde, sebzeye meyveye bile bir şeyler katıyorlar.
Ama ondan maada içtikleri şeyler tabii olmayan, anormal içecekler var.
Onları içeceksen az az iç.
Çok fazlası zarar, bazı insanlar litrelerce içiyor.
Bu su değil ki, şekerdir.
Sırf şeker.
İnsanın vücudu o şekeri kaldıracak belirli bir miktarı var.
Kaldırmayacak miktarı da var.
Her şeyin fazlası zarardır.
Faydalı bile olsa çoğu zarardır.
Ona dikkat etmek lazım.
Allah sıhhat ve afiyet versin hepimize.
Kimseye muhtaç etmesin. Doktora, hekime muhtaç etmesin.
2024-05-22 - Dergah, Akbaba, İstanbul
İman edenler zulüm etmez diyor Allah Azze ve Celle.
Zulüm küfürden gelir.
Allah'a inanan insan kimseye zulmetmez, kimseye eziyet vermez.
Allah çünkü merhametlidir.
Allah'a Azze ve Celle'ye teşebbüh ederler bazı şeylerde.
Lakin zulüm etmek, sıfatlarından değildir.
Adalet ve merhamet Allah Azze ve Celle'nin sıfatlarındandır.
Müminin bu sıfatlara uyması ve adil ve merhametli olması gerekiyor.
Allah'a kimse benzemez, ama sıfatlarıdır bunlar.
Sıfatlarına benzemek güzeldir.
Zulüm yapmak, haşa, Allah'ın sıfatlarından değil.
Adalettir, sıfatlarından.
Allah'ın sıfatı güzel şeylerdir.
İnsanlara, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'in gösterip öğrettiği yollardır.
Bunları uygulayan, Allah'ın rızasını kazanmış olur.
Onu yapmayan, zulüm yapan da Allah'ın gazabına mucib olur.
Ona muhakkak cezası olacak.
Tövbe etmedikçe.
Devam ederse zulmüne, o zulüm başına gelir o insanın.
Zulüm, insanın kendisine bir fayda sağlamaz, ancak kötülüğe sebep olur.
Zulüm, her türlü haksızlık, yüzsüzlük, kötülüktür.
İnsanoğluna hattâ yürüdüğün yaptığın her kötülük zulüm sayılır.
Allah Azze ve Celle mühakkak güzel bir hayat vermiş herkese.
Hayatını kötüye kullanan, hem kendine hem başkasına zulmetmiş olur.
Onun için dikkat etmek lazım.
Allah Azze ve Celle ve Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem'in yolu, nurlu ve adalet dolu, zulmün mevut olmadığı yoldur.
O gösterşen yoldan gitmek bize hem dünyada hem ahirette güzel hayat verir.
Allah hepimize bu yoldan gitmeyi nasip etsin.
Kimseye zulmetmeyelim.
Bilerek bilmeyerek zulmettiysek, Allah affetsin hepimizi.
2024-05-21 - Dergah, Akbaba, İstanbul
بسم الله الرحمن الرحيم
أَتَأْمُرُونَ ٱلنَّاسَ بِٱلْبِرِّ وَتَنسَوْنَ أَنفُسَكُمْ وَأَنتُمْ تَتْلُونَ ٱلْكِتَـٰبَ ۚ أَفَلَا تَعْقِلُونَ
(2:44)
صدق الله العظيم
Sen iyiliği emrederken kendinizi unutuyorsun.
Zannediyorsun ki sen sadace emri vereceksin, başkaları tutacak.
İyilik yapmayı, her türlü Allah Azze ve Celle'nin istediğini
yapmayı başkalarına söyleyeceksin, sen kendin yapmayacaksın?
'Böyle olur mu?' diye buyuruyor Allah Azze ve Celle.
Olmaz.
Bir insan bir nasihat verdi mi, bir fikir verdi mi, nasıl başkasına nasihat veriyorsa onu kendisi de yapması lazım.
Yoksa yapmasa başkaları faydalanmış olur.
Kendisi hem fayda almamış olur, hem bildiği halde yapmadığı için vebal olur kendisine.
Çoğu insan zanneder ki kendi yaptığı iyidir.
Ne yaparsa yapsın iyidir.
Hiçbir kötülük yok.
Başkaları, iyi şey yapması lazım.
Başkaları, söylediği nasihatı, meşveret ettiği işi yapması lazım.
Kendisi hepsinden daha iyidir zanneder.
Bu nefsini yüceltmek, nefsini yükseltmektir.
Nefse daima iyilik yaptırılması gerek ki kendini kâmil görmesin.
Nasıl daha iyi yapayım diye uğraşması lazım.
Daha güzel şeyler yapmak için uğraşması lazım.
Verdiği nasihat de ilk başta kendi nefsine olması lazım.
Başkasından önce kendi nefsine olması lazım ki hakkı kabul etsin.
Hak olmayanı yapmasın.
İyi olmayanı yapmasın.
İyiyi yapsın.
Kötüyü yapmasın.
Bunu bilmek lazım.
Şimdi ahir zaman alimleri çoğu onlar insanlara nasihat verir ama kendileri onu yapmaz.
Alim olmasa bile bilmesi lazım ki nefsi insanı iyiyi yaptırmaya yaptırmaz.
Nasihat ilk başta nefsimize yapalım inşa'Allah
Nasihatı duyan, söyleyen olalım.
Yapan olalım.
Nasihatle yapalım.
Boşuna konuşmayalım inşa'Allah.
Allah yardım etsin hepimize.
2024-05-20 - Dergah, Akbaba, İstanbul
بسم الله الرحمن الرحيم
ٱدْعُونِىٓ أَسْتَجِبْ لَكُمْ
(40:60)
Allah Azze ve Celle buyuruyor:
Dua yapınız.
Sizi kabul edeyim, icabet edeyim diye buyuruyor Allah Azze ve Celle.
Duayı da ederken ilk başta Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e salatu selam getirip sonunda da salatu selam getirince o dua makbul olur.
Bazı dualar kabul olur, bazı kabul olmaz ama salatu selam getirince Peygamber Efendimiz'in hürmetine o dualar muhakkak makbul olur.
Dua silahımızdır.
Müminlerin silahı duadır.
Duanın yaptığı tesiri silah da yapmaz.
Onun için dua yapmak her zaman lazımdır.
Zarurettir.
Hafife alınacak bir şey değil.
Sabah kalktığın vakit bütün gün akşama kadar herhangi duaları yapmak olur.
Peygamber Efendimiz'in sallallahu aleyhi ve sellem'ın çok duaları var.
Sahabelerin duaları var, meşayihlerin duaları var.
Hepsini yapabilir.
Aklına geleni yapmak lazım.
Koruma için.
Dünyada yaşadığımız için bazıları kötü nazarlar atabiliyor.
Kötü, haset dolar nazarlar oluyor.
Çekememezlik var.
Her türlü kötülük var.