السلام عليكم ورحمة الله وبركاته أعوذ بالله من الشيطان الرجيم. بسم الله الرحمن الرحيم. والصلاة والسلام على رسولنا محمد سيد الأولين والآخرين. مدد يا رسول الله، مدد يا سادتي أصحاب رسول الله، مدد يا مشايخنا، دستور مولانا الشيخ عبد الله الفايز الداغستاني، الشيخ محمد ناظم الحقاني. مدد. طريقتنا الصحبة والخير في الجمعية.

Mawlana Sheikh Mehmed Adil. Translations.

Translations

2024-01-19 - Dergah, Akbaba, İstanbul

بسم الله الرحمن الرحيم أَلَآ إِنَّ أَوْلِيَآءَ ٱللَّهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ (10:62) Allah onların sırlarını bize de nail olmasını nasip etsin inşaAllah. Bugün Şeyh Babamızın, Şeyh Nazım Hazretleri'nin Hicri olarak onuncu senesi vefatından sonra. Onun yıldönümünü hem 8 Recep hem 7 Mayıs'ta ikisinde de Allah'a şükür anıyoruz. Her gün Allah'a şükür Şeyh Efendi'ye dualar gidiyor her taraftan. Onun adı zikrolunuyor Allah razı olsun diye. İnsanlar hidayete eriyor inşaAllah. Nasibi olan hidayete eriyor. Nasibi olmayan, Allah ona da hidayet versin. Çünkü Allah'ın evliyalarına buğz edeni Allah sevmez onu. Onlar benim sevdiklerim insanlar. Kim benim evliyama düşmanlık yaparsa ben ona harp ilan ederim demiş Allah Azze ve Celle Hadis-i Kudsi'de. Onun için sevenler çok. Biraz cahiller de çok oluyor. Sevenlerden Allah razı olsun. Cahiller de Allah hidayet versin. Çoğu insan yaptıklarında dünyada pişman oluyor. Dünyada pişman olan Allah'ın razı rızasına kavuşmuş oluyor. İnat edip de pişman olmayan dünyada, ahirette pişman olacak. O vakitte pişmanlığın faydası yok. Dünyada pişman olmak faydalıdır Telafisi oluyor. Ahirette telafisi olmaz. Onun için Allah akıl fikir versin insanlara. Çoğu insan ağzından çıkanı kafasında düşünmeden söylüyor. Onun için onlar zarara uğruyor. Büyük zarara uğruyor. Dediğimiz gibi dünyada yaşadıkça imkan var. Nefes aldıkça Allah'ın affına, mağfiretine kavuşmaya imkanı oluyor. Ama o artık nefes kalmayınca o şeyle gidersen ahirete o vakit Allah muhafaza etsin. Allah Şeyhimizden razı olsun. 90 sene, 92 sene ümmete hizmet etti. Gece gündüz Allah rızası için güzel yollar gösterdi insanlara, güzel yolu gösterdi insanlara. Allah makamı az olsun. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in dediği gibi insan sevdiğiyle beraber olur. Ahirette, cennette de beraber olur. Bu dünya zaten kısa bir vakittir. İşte daha 10 sene geçmiş aradan. Ne kadar artık 10 sene daha da geçer rahat. 20 sene de geçer. Göz kapatıp açana kadar onlara kavuşuruz cennette inşaAllah. Hep beraber onları seviyoruz. Evliyaullah'ları seviyoruz, Peygamber'i seviyoruz. Eshabını, Âli Eshabını hepsini seviyoruz. Onlara düşman olanı da sevmiyoruz. Allah'ın sevmediğini biz de sevmeyiz. Zorla bir şey olmaz. Onun için gönül meselesi, İslam meselesi, iman meselesi budur. Allah'ın sevdiğini seveceksin, sevmediğini sevmeyeceksin. Şu böyle yaptı, böyle yaptı, o mühim değil. Dünya boş iştir. Ahirettir mühim olan. Allah makamlarını âli eylesin inşaAllah.

2024-01-18 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Allah'a şükür mübarek aya yetiştik. Receb ayı Allah'ın sevdiği aylardan. Allah Azze ve Celle'nin benim ayımdır dediği Receb. İşte bir hafta oldu, şimdi bugün. Allah'a şükür, bu bereketli aylardır. Allah Azze ve Celle müminlere fırsat veriyor. Her zaman insanlar daha fazla sevap kazansın diye mübarek günler, mübarek aylar var. Her şeyi fırsat olarak insanlara veriyor. Alın bu cevherlerden, alın bu nimetlerden, alın bu bereketlerden istifade edin diyor. Yok, biz istemeyiz diyorlar. Hiç haberleri bile yok. Haberleri olsa bile istemeyiz diyorlar. Biz gübre istiyoruz, fışkı istiyoruz, zehir istiyoruz, kötü şeyler istiyoruz diye bu nimetleri bırakıp kötü şeylere insanoğlu gidiyor. Bu akıl işi değil, sonrasında da akıllıyız diye geçiniyorlar. Bunu yapanları beğenmiyorlar. Beğenmesinler. Mühim değil. Bizim en mühim şey Allah bizi beğensin. Biz zaten kendimizi beğenmiyoruz, tabii de. Allah beğensin! Rahmetine, merhametine O'nun ikramına talibiz. O da veriyor. İkramından veriyor. Biz müstehak olmadığımız halde yine de veriyor. İstemeyenler de o vakit onlar kendileri çekecek, pişman olacaklar. Pişman oldukları vakit artık fayda etmeyen bir vakittir. O vakit pişman olmaya fayda yok. Allah Azze ve Celle verdiği nimetlere şükretmek lazım. O'nun ikramlarından almak lazım. Nasıl cömert insan bir şey verir, almassan darılır. Allah Azze ve Celle de aynı şekilde. Nimetine kıymet vermezsen, Allah Azze ve Celle de darılır size. Onun için bu mübarek aylar bize ikramdır. İstifade edebileceğiniz kadar ondan istifade edin. Namazlarınızı kılın. Namaz kılmayan namaza başlasın. Hepsini yapamayan yavaş yavaş başlasın. Oruca da dikkat. Birkaç gün kandillerde bari tutun. Onun dışında da daha pazartesi, perşembe tutsa yine iyi. Nafile oruçlar bu ama çok büyük kıymeti var. Sevabı var. Sizin ahiretiniz için büyük bir definedir. Şimdi millet defineden peşine koşturuyor. Millet bütün nereye gidersen onun peşindedir. Halbuki esas kıymetli cevher budur. Bunun peşinden koşalım inşa'Allah. Allah hayırlı ve mübarek eylesin bu ayları. Onun kıymetini bilenlerden eylesin inşa'Allah. Bizim yaptığımız şeylerin kıymeti yok ama Allah'ın ikramının kıymeti var. Sen O'nun ikramından aldın mı, sevinecek, senden razı olacak. Bizim iddiamız yok. Bizim amellerimiz iyidir, kötüdür diye amellerimizden ümitlenmiyoruz. Sırf Allah Azze ve Celle'nin rızası bize bunları takdim ettiğinden dolayı yapıyoruz. Yoksa bizim ne orucumuzda hayır var, ne namazımızda ne hiçbir şeyimizde var. Allah affetsin bizi.

2024-01-17 - Dergah, Akbaba, İstanbul

بسم الله الرحمن الرحيم مِن كُلِّ شَيْءٍ سَبَبًا (18:84) صدق الله العظيم Allah Azze ve Celle her şeyi yaratmıştır. Yaratıcı, el-Hâlık, Allah Azze ve Celle'dir. Her zerreyi, her şeyi Allah Azze ve Celle yaratmış. Kainatı Allah Azze ve Celle, dünyayı, ahireti O yaratmış. Onun azameti insanın aklına sığmaz. Allah yarattı ve bazı insanlar, cahiller, "Allah Azze ve Celle ne için kötüleri de yarattı?" diye eleştirir. Şeytanı ne için yarattı? Fareyi, sıçanı niye yarattı? Biti, sineği niye yarattı? Kötü insanları niye yarattı? Zalimleri niye yarattı? diye ahkam keserler. Allah Azze ve Celle, her şeyi bir sebep için yaratmıştır. Sebebi nedir? İyilik yapmak, kötülük yapmak. Bazı şeyleri Allah Azze ve Celle, iyilik yapması için yaratmıştır. Bazıları ise kötülük olsun diye. Bunlar ne için olacak? İmtihan için. بْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا (67:02) diyor Allah Azze ve Celle. Gökleri, yerleri, her şeyi yarattı Allah Azze ve Celle imtihan olarak . Bu kötüdür, kötünün arkasına gitme. Şeytanın arkasına gitme. Seni şeytanın peşinden gitmen için yaratmadı. Ondan kaçman için yarattı. Şeytandan kaçtıkça merteben yükselir. Kaçtıkça kazanırsın. Onun peşinden gittikçe zarar görürsün. Fareyi, sıçanı niye yarattı? Hastalık olsun diye. Biti niye yarattı? Aynı sebeple. Onların sebeplerini Allah bilir. Ama akıllı insan bunu görür. Bu kötüdür, bundan uzak duralım. Bunu tüketelim. Bunun yanında durmayalım. Temiz olalım. Dikkat edelim diyerek hem dünya için dikkat etmeliyiz. İşte dünya için dikkat ediyor insanlar: Şıçanlar hastalık yaptı, veba çıkardı. İnsanların akılları ondan sonra başlarına geldi: Bunları temizlememiz lazım. Sivrisinekler de başka türde hastalıklar yayıyor. Bunlarıda temizlememiz lazım. Bu temizlik zahiri olarak. Manevi olarak da, Kötü insanları ise onların peşinden gitmemen için onları sana gösteriyor. Onların peşinden gidenler helak olur. Dünyada bir şey kazanmazlar. Ahirette de bitmiş olur. Şeytanın peşinden gidenler, cennete gidemezler. Elbette cehenneme giderler. Şeytandan uzaklaşan cennete gider, makamı âli olur Bu yüzden, bu dünyada her şeyle karşılaşabilirsin, itiraz etme. Allah'ın işlerine karışmak, eleştirmek insanı tehlikeye atar. İmanın gider. İman gittiği zaman, küfür gelir. Bu yüzden dikkat etmek gerekiyor. Şimdi aynı şekilde bazı insanlar Büyük Peygamber Efendimiz'e saldırır, sahabelere saldırır, Ehli Beyt'e saldırır. Onların da vazifesi, insanları yoldan çıkarmaktır. Onlara karşı çıkanlar, onları dinlemeyenler kazanmıştır. Öyle insanlar Allah'ın iradesiyle vardır. Onlar öyle yaratılmışlar. Dediğimiz gibi, iyiler ve kötüler bir sebeple yaratılmışlar. Burası, dünyadır. Her şey olabilir. Kendini koruyacaksın. Nasıl ki, insan savaşta kendini korur, saklanır, müdafaa eder. Tıpkı onun gibi, bu kötü insanlardan uzak durmalı, onlara karşı kendini korumalısın. İyi insanlarla beraber olmalı ve imanını güçlendirmek için de onlardan ders almalısın. Allah hepimize yardım etsin. Kötülerle olmayalım, kötü insanlarla ve kötü hallerde olmayalım inşallah. Ahir zamanda olduğumuz için, kötüler ve kötülük çok kuvvetlendi ve birçok insanı yoldan çıkardı. Çoklukla bir şey olmaz. Azınlıkta olsa bile, daima Hak'ta olan, hak yolunda sabit duran ve kuvvetli insanlar var, Allah'ın izniyle. Hem manevi olarak, hem de maddi olarak inşallah, Onlar kazanacaklardır inşallah.

2024-01-16 - Dergah, Akbaba, İstanbul

الَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُ (39:18) Azze ve Celle buyuruyor ki, nasihat, vaazları ya da ders dinleyip ilim öğrenen ve ilim bilip o bilgi üzerine amel edenler en iyisidir. Allah'ın makbul kullarıdır. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki نَعُوذُ بِكَ مِنْ قَوْلٍ بِلَا فِعْل Konuşup, söyleşip de sadece konuşup da yapmayanlardan Allah'a sığınırız. Çünkü çoğu insan "şunu yap, bunu yap" der. Kendi hiçbirini yapmaz. Başkalarına kızar. Niçin siz yapmıyorsunuz, yapmadınız, etmediniz? Halbuki kendisi ilk başta yapması gereken odur. Ulema amelin diyor. Amil ulema yani ilmiyle amel eden ulema makbuldür. Şimdi çoğu kişi vazife yapmak için okuyor. Ama vazifeyle beraber hem dünya vazifesini hem de ahiret vazifesini yapmış olur. O makbul insanlardır, o kazananlardır. Öteki türlü okumadan yapsa bile daha iyi, en azından "bilmiyorum" der, "bu kadar yapabildim". Ama her şeyi bilip de hiçbir şeyini yapmayan insan kendini kandırmıştır. Etraftakileri de kandırmıştır. Onun ilminden bir fayda gelmez. Fayda değil de zarar da gelebilir. Çünkü kendi kafasına göre de söyleyebilir, insanlara yanlış fikir verir. Hakiki olmayan bir fikir. Çünkü kendi yapmadığı için ya söyleyip de yapmaz ya da yapmadığı için değiştirip de söyleyenler de çok olur. Bu, ahir zamanlarda yaşıyoruz. Alim var, ilim yok. Bunlar nadir olarak kalan insanlar. Allah'a inanan insan, bildiği kadarını yapacak. Yapamadığını da "bu kadar biliyorum ama yapamıyorum" demeli. Ama insanları kandırıp da yoldan uzaklaştırıp, kalplerine şüphe düşüren yahut yoldan çıkaran insanlar, her çıkardığı insan için ceza alacak. Onun için alim olmak kolay. İlmiyle amel etmek zor. Eğer ilminle yapamıyorsan, "bu kadar yapıyoruz" desin. "Biz size söylüyoruz ama inşallah biz de hepimiz yaparız" desin. "Bu söylediklerimizi elimizden geldiği kadar yapalım" desin. Gururlanıp "ben bilirim" diyerekten atıp tutup ondan sonra hiçbir şey yapmak olmaz. Dediğimiz gibi iki tür insan var. Hem yapmayan var. Bir de değiştirip insanları kandıran var. Allah muhafaza etsin. Bu zamanın fitneleri bunlar. Ahir zamanın fitnelerinden Allah bizi korusun, muhafaza etsin. Fitnenin en büyüğü, dinde olan insanları yoldan çıkarmaktır. Tabi ki, şu anda yaşadığımız ahir zamanlarda yüz binlerce fitne var. Ancak en tehlikelisi budur: İnsanları imandan, dinden çıkarmak. O en kötüsüdür. Diğer tüm olanlardan daha ağırdır bu. Allah muhafaza etsin. Allah hepimizi korusun, imanımızı muhafaza etsin inşa'Allah.

2024-01-15 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Mübarek bir yere gittik Allah'a şükür olsun. Allah Azze ve Celle, Mısır'a bereket vermiş. ادْخُلُوا مِصْرَ إِن شَاءَ اللَّهُ آمِنِينَ (12:99) Kur'an'da da zikri oluyor. Çok büyük evliyalar, Peygamber Efendimiz'in torunları, Ehli Beyt orada çok. Başta Hazreti Hüseyin, Hazreti Zeyneb Hanımefendi. Çok sayıda alimler, evliyalar var. Oraya ilim ve irşad için gitmişler. Orada onların bereketi oluyor. Evliyaların olduğu yerlerde bereket olur. Onların faydaları ve Allah'ın rahmeti daima oraya iner. Üstlerine indiğinde çevredekiler de faydalanır. Çoğu zaman insanların hali kötü olur. Kabirde azap çekerler. Aniden rüyada görünür ki bu insan azap çekiyor. Sonra o kişi için tövbe ve istiğfar ederler. Rüyada görünür ki kurtulmuş, cennettedir. Nasıl böyle bir şey yaptığını sorarlar. Bizim kabristana salih bir kişi defnedildi. Onun sayesinde ve şefaati ile, çevredekiler de şefaat bulmuş. Onların da azapları kalkmış. Cennete dönmüşler, rahatlamışlar. O yerlerde ne kadar salih evliya, Ehli Beyt ve Sahabe varsa üzerlerine rahmet iner. Oradaki hem ölüler hem de diriler faydalanır. Birçok insanın bunu bilmediğini ve kabul etmediğini görüyoruz. Şimdiki müslümanlardan bazıları bu durumu kabul etmiyor. Gayrimüslimler ise hiçbir şeyi kabul etmiyorlar. Onlar kendilerini bereketsiz bir hayata mahkum ederek yaşıyorlar. Neden yaşadıklarını sorguluyorlar ve hayatları sıkıntı ve darlık içinde geçiyor. Darlık dediğimiz dünya darlığı değil. Dünya malları onlarada var. Yani en çok dünyalık gayri müslümanlardadır. Ama bizim gittiğimiz yerlerde dünyalık yok, fakirlik vardır. Eksiklik olmasına rağmen gönül zenginliği ve iman zenginliği vardır. Dünyada olan ve Allah yolundan gitmeyenler, Allah'a karşı olanlar mutlaka sıkıntıdadırlar. Allah Azze ve Celle Kur'an'da ‘وَمَنْ أَعْرَضَ عَن ذِكْرِي فَإِنَّ لَهُ مَعِيشَةً ضَنكًا’ (20:124) benim yolumdan uzaklaşanların hayatı sıkıntılı olur dedi. Stresli olurlar. Her türlü kötülük onlarda bulunur. Allah yolunda gidenler, saadeti bulurlar inşallah. Hem dünyada hem de ahirette. Yani dünyada fakir olsa da, Allah'ın verdiği nimetten mutlu olur, sevinir, şükreder. Diğer yandan ne kadar versen de hala kızar, karşı gelir. Herkesi eleştirmeye devam eder, hükümet ve başındakiler dahil. Doymaz. Daha fazla isteyerek mutluluğa ulaşacığını sanır. Oysa asıl mutluluğu Allah yolunda olan bulmuştur. Allah hepimizi o yolda sabit kadem kılsın. Dünya ve ahirette herkese saadet versin inşallah.

2024-01-06 - Dergah, Akbaba, İstanbul

İnşallah, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in sünneti üzerine yolculuğa çıkıyoruz. Allah razı olsun, makamı ali olsun, Şeyh Nazım Hazretleri'nin ihvanları her tarafta. Kendisini görenler vardır. Görmeyenler de çoktur. Onların gönlünü yapmak için Allah rızası için yolculuğa, sefere çıkıyoruz. Allah onlara da mübarek etsin. Bize de mübarek olsun. Allah kabul etsin. Seferler Allah rızası için. Bunlar dünya için değil. Dünya için seferler bir işe yaramaz. Her yapılan iş Allah rızası için yapmak lazım. Onun için her yaptığın hareket, ne varsa Allah için olmalıdır. بسم الله الرحمن الرحيم قُلْ إِنَّ صَلَاتِى وَنُسُكِى وَمَحْيَاىَ وَمَمَاتِى لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ لَا شَرِيكَ لَهُۥ ۖ (6:162-163) Hazreti İbrahim'in dediği gibi hayatım, yaşantım, ölümüm Allah içindir. Allah yolunda olsun diye. Bununla emrolduk. Kur'an-ı Azimuşşan'da bu güzel ayet. Yani bunun için yaşıyoruz. Maksadımız budur. Bizim maksadımız yiyip içmek, şişmanlamak, keyif yapmak için değil. Onlar da oluyor tabi insanın halidir ama onları yaparken Allah rızası için olunca o vakit kazanmış oluyorsun, faydası oluyor sana. Öteki türlü hiçbir faydası olmadan yaşıyorsun. Hele Allah'a Azze ve Celle'ye inanmayanlar olunca o büsbütün işleri kötü, işleri zarardır. Normal Müslüman o da tarikatta olmayınca yine gaflette oluyor. Tarikatta olan biraz inşa'Allah kalpleri açılıyor, gözleri açılıyor. Onların yaptıkları güzel oluyor. Çünkü önlerinde yol gösterecek insan oluyor. Yol göstermeyen olunca ya olduğu yerde sayar yahut şaşırıp başka yerlere gider. Onun için mürşid mühimdir. O yol gösterendir. Peygamber Efendimiz'in yolunu gösterir. İnsanların, doğru yol olan Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem yolunda olması için daima yol gösterir. İnsanların, yoldan çıkmaması için yol gösterir. Mürşidi olmayan muhakkak kaybolur. Onun için Allah'ın yolunda olmak, mürşide bağlanmak lazımdır. İnşa'Allah, hepimize o güzel yolda daim olmak nasıb olur. İnşa'Allah, sabit kadem kılar bizi. Dünyanın dediğimiz gibi her tarafında ihvanlar var. Allah Azze ve Celle'nin bereketiyle, Şeyh Efendimiz'in himmetiyle çoğalıyorlar. Kimseye karışmayan, kimseyle kavgası olmayan insanlar inşa'Allah. Allah onlara bir şey nasip etmiş. Sana güzel şey nasip etmişse şükret. Ötekisine nasip etmemişse ona alakadar olma. Çünkü fitne zamanıdır. Ne olacak belli olmaz. Onun için sen yolunda git. Gelmek isteyen varsa onlar gelsin inşa'Allah. İtiraz olan kimseyle de fazla kavgaya, gürültüye gerek yok. Sen yolunda git. Allah sana yardım eder inşa'Allah. Allah yolumuz mübarek etsin, hayırlı olsun inşa'Allah.

2024-01-05 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Önümüzdeki hafta başlıyor. Üç aylar başlıyor inşa'Allah. Recep, Şaban, Ramazan. Bu üç aylar mübarek aylardır. Onlarda yapılan ibadetler daha faziletli. Allah Azze ve Celle ecrini daha fazla verir. O yapılacak ibadetlerde bazı insanlar üç aylar boyunca oruç tutar. Hem Recep, hem Şaban ayında tutar. Ramazanda oruç tutmak zaten farzdır. Üç aylar da pazartesi, perşembe tutulan oruç da münasiptir. Onu herkes tutabilir. Üç ayları herkes tutamaz. Ama bazen keffaret orucu gerekiyor. Keffaret niyetine tutabilirler Şaban ve Recep ayını. Tabi keffaret orucunu Recep'ten biraz önce başlamak lazım. Recep'ten bir iki gün önce başlanması lazım. Kaçırılan gün için birer keffaret gerekmez. Tutulmayın bütün oruçlar için bir defa kefaret orucu yeterlidir. Ondan sonra oruç borçları ödenmeye başlanır. Keffaret, Müslüman olduğun halde kaçırılan oruçlar için gereklidir. Sonradan, Allah hidayet verip bu güzel yol nasip olan insanlara gerekmez. Onlar doğrudan isterlerse nafile orucu tutabilirler. Onların borçları yok. Oruç, Müslüman olduktan sonra farz olur. Namaz, oruç, hac olsun bunlar Müslüman olduktan sonra farz oluyor. Gayrimüslimlerin Müslüman olduktan sonra ondan önceki hayatları silinmiş oluyor. Baştan güzel yeniden doğmuş oluyorlar inşa'Allah. Allah'a şükür Şeyh Babamızın vesilesiyle İslam'a girenler çoktur. Onların da bu bazen başlarında soru işareti oluyor. Bize de mi Müslüman olmadan önce kaçırdığımız oruçlar için keffaret gerekli midir? Yok. Allah'a şükür, sormuluklar Müslüman oldutuktan sonra başlar. Müslüman olmadan önce kaçırdıkları oruç için keffaret gerekmez. Nafile orucun dışında, Recep ayının başından Şaban 10'una kadar halvet oluyor. Halvet 40 gündür, arbain denilir. O halveti hayatta bir yapması lazım her tarikatta olan insan. 40 gün bir yerde oturup da halvet yapmaya izin yok. Daha izin verilmedi. Ama onun yerine o günlerde isterse seher vaktinden işrak vaktine kadar veya ikindi akşam arası yahut ikindiden yatsıya kadar halvet arbayın niyeti olarak o vakit o derslerini, zikirlerini yapar. İlaveten de yapabildiği kadar Kur'an okur, sureler okur. O halvet yerine Allah'ın izniyle geçmiş olur. O da derecesi yükselmiş olur. Allah Azze ve Celle'ye daha fazla yakınlaşmış olur. Ondan sonra işte önümüzdeki Perşembe Regaib Kandili ondan sonra mübarek günler bu Üç Aylarda çoktur. O mübarek günlerde daha fazla ibadet edip Allah'a yakınlaşır insan. Onun duaları daha makbul olur. Daha ecri fazla olur. Kalbi nurlanır. Bereket olur. Her türlü hayır olur inşa'Allah. Allah mübarek eylesin bu üç aylarımızı inşa'Allah. Çünkü haftaya biz inşa'Allah Allah'ın izniyle başka yerde oluruz. Onun için her tarafta Allah'a şükür, ibadet yağılabilir. Dünya Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi wesellem'e mescittir. Her tarafında istediğin ibadeti yapabilirsin. Allah'a şükürler olsun. Allah bizi sabit kadem kılsın. Ayağımızı kaydırmasın. Allah imanımızı kuvvetlendirsin inşa'Allah. Hayırlı mübarek olsun.

2024-01-04 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem buyuruyor, kuvvetli insan insanları yenen değil. Kuvvetli insan, pazıları adaleleri olan insan değil. Karşısında kimse duramayan insan değildir. Herkesi yenen insan değil. Kuvvetli olan diyor Peygamber Efendimiz, kimdir? Sinirlerine hakim olan insandır. Öfkelenmeyen insandır. Her yapılan şeye sabredip ona sabırla davranan insandır. Kuvvetli insan odur. İnsanlara karşı sabırlı olmak kolay değil. İnsanın kuvveti olur, insanları döver, yener. Kimse karşısında duramaz. Ama bir öfke anı gelsin, hemen yenik düşer. İnsan, öfkesine hakim olamadıktan sonra kuvvetli değildir diyor Peygamber Efendimiz. Öfkesine hakim olan kuvvetlidir. Öfke her zaman zararlıdır. Öfkeyi zapt etmek lazım. Öfkeyi zapt edemezsen sana zarar verir. Başkasından daha fazla kendine zarar verir. Dünya hali öyle. Görüyoruz her tarafta insanlar arasında, aile arasında, hatta koca arasında öfkeyle kalkıyorlar. Ondan sonra hakim olmayınca helak olur gidiyor. Allah muhafaza etsin. Şeyh Baba'ya da sormuşlardı hacca gidiyoruz neyi tavsiye edersin. Öfkelenmeyin diyor. Hac yahut ümreye gidince insan zanneder ki orası süt liman gibi olacak. Halbuki şeytan daha fazla biner insana. Öfkesini daha fazla körükler. Onun için öfkeye hakim olmak lazım. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem, lā tağḍab, demiş. Kaç defa sorduysa lā tağḍab. Lā tağḍab, öfkelenme, öfkelenme, öfkelenme dedi. Sahabe dedi ne kadar sorsam, yüz defa da sorsam yine aynısını söyleyecekti. Artık sustum diyor sahabe, radıyallahu anh. Yani bu büyük bir nasihattir. Öfkelenmemek, sinirlerine hakim olmak. Bahusus bugünlerde. İnsan hiç yoktan öfkeleniyor. Başkasına zarar veriyor, kendine zarar veriyor. Ondan sonra pişman oluyor. Pişman olmadan önce öfkelenmemeyi öğrenmek lazım. Allah yardım etsin. Nefsimize hakim olalım in inşa'Allah.

2024-01-03 - Dergah, Akbaba, İstanbul

أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم وَمَآ ءَاتَىٰكُمُ ٱلرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَىٰكُمْ عَنْهُ فَٱنتَهُوا۟ (59:7) صدق الله العظيم Allah Azze ve Celle buyuruyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem Size ne getirdiyse onu yapın. Getirdiği nedir? Emirler; Allah'tan gelen emirler neyse ona uyun. Size neyi yasak ettiyse, neyi istemediyse ondan uzak durun diyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem. Bunu niçin diyor? İnsanlara fayda olsun diye. Zararları için değil, faydaları için Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem buyuruyor bu şeyleri. Emirler böyledir. O emre uyan her türlü hayra nail olur. Hem Allah'ın rızasını kazanmış olur, hem sevap da kazanmış olur. Derecesi de yükselir. Dünya bakımından da hem vücuduna sıhhat, afiyet olur, hem kuvvet olur. Çok şey var yasaklanmış. Günah haramdır. Ama şimdiki insanlar onu o kadar anlamıyor. Bazı şeyler var, haramlar var. Tövbe edersin, Allah affeder, gider. Bazılar şeyler günah olduğunu bilen bilmeyen çok insan var. O günah üstünde kalır. Bir türlü gitmez. Tövbe etsen, hadi tövben kabul olur. Allah kabul etsin. Allah affeder her şeyi ama üzerinden gitmeyen günah nedir? Dövme! Dövme günahtır. Dövme yaptırmak günahtır. Şimdi gençler özeniyor. Herkes yapıyor bu bir güzel bir şey zannediyor. Vücuduna dövme yapan hem güzel olmayan, hem çirkin bir şey yapmış olur. Hem zarardır muhakkak. En büyük zarar günah olması. Allah indinde zarar. Tövbe edersin Allah Azze ve Celle affeder. Ama ondan sonra insan vücudunda nereye dövme yaptırdıysa orada hem hastalık olur hem bir türlü kurtulmaz ondan. Ölünce de dövme üzerinde kalır. Allah muhafaza etsin, kıyamet günü de üzerinden çıkmaz. Onun için dikkat etmek lazım. Dövme helal bir şey değil. Günahsız bir şey değil o. O günahtır. Demek günah olunca bir zararı var ki men etmiş. İçki, domuz eti gibi ne kadar zararlı şey varsa zararlı olduğu için günahtır. Günahtır diye zararlıdır. İkisi de aynıdır. Onun için dikkat etmek lazım. Bu şeye uzak durmak lazım. Her bakımdan fayda olacak şey Peygamber Efendimiz'in yolundan gitmek. O'nun sünnetini takip etmek. O'nun güzel yaptığı şeyleri yapmak. Yasak ettiklerinden uzak durmak. Allah inşa'Allah muvaffak eylesin. İnsanoğlu kandırılmasın. Nefsine kanıyor insan, arkadaşa kanıyor, ona kanıyor, buna kanıyor. Her tarafta görünce ben de yapayım diyor. Ondan sonra da bir türlü kurtulamıyor. Allah şerlerden muhafaza etsin. Hepimizi günahlardan muhafaza etsin. Daima onun yolunda olalım inşa'Allah.

2024-01-02 - Dergah, Akbaba, İstanbul

بسم الله الرحمن الرحيم لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ (33:21) صدق الله العظيم Allah Azze ve Celle buyuruyor ki size Peygamber Efendimiz'in hak yolu size örnektir. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'in yolundan gidiniz. Onun gösterdiği şeyleri yapınız. Sevdikleri şeyi yapın, sevmediklerini yapmayın. Sevdiği de, insanlardır, ümmetidir. Onlara hidayete erişsin diye Allah yolunu gösterir. O yolda giden kazanır. O yolda giden hayır bulur. O yoldan çıkan hayır bulmaz. Bütün insanlığa gönderilmiştir Peygamber Efendimiz. Müslümanlar O'nun yolunu daha fazla hassasiyet göstermeleri lazım. Madem Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'i Peygamber olarak kabul ediyorsunuz, O'nun yolundan gitmeniz lazımdır. Farzdır. Bu yolda olmayanın imanı olmuyor. İmanı olmayan da bir şey kazanamıyor. Allah yolu, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'in gösterdiği bu yoldur. O'ndan sonra bu yol halifeler, sahabeler, meşayihler üzerinden günümüze kadar devam etmiştir. Hepsi, insanlara yol göstermiştir. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem'in yolunu edeble insanlara göstermiştir. O yolu gösterecek insanlar muhakkak kendilerine dikkat etmeleri lazım. Nefislerine dikkat etmeleri lazım. Konuştuklarına dikkat etmeleri lazım. Çünkü bir şey söyleyince O'nun mesuliyeti var. Sen bilmeden bir şey söylersen sana günah yazılır. Fetva vermek zaten herkesin harcı değil. Yasaktır fetva vermek. Fetva verecek olanlar ehil olacak. Yahut emin olacak yüzde yüz. Sana bir şey sorulurduğunda kendi kafana göre bu iyidir, doğrudur gibisinden fetva verirsen o vakit senin halin haraptır. Hem nasihat verecek olan hem dinleyen insan çok dikkatli olması lazım. Konuşacağı veya yapacağı bir şeyde şüphe varsa 'Bilmiyorum' söylesin. Bilmemek biliyorum deyip de yanlış söylemekten daha iyidir. Doğrusu olan 'bilmiyorum' deyip 'bakayım, sorayım ona göre sana cevap vereyim' demektir. Acelesi yok zaten, o kadar beklemiş. Hakkı, doğruyu bilmesi için yine bekleyebilir. Onun için insan nefsine uyup da 'ben bilmedim diye şimdi beni ayıplayacaklar' diye çoğu zaman yalan yanlış bir şeyler anlatır. Ona dikkat etmek lazım. O dinleyen insanlar da kalpleri mutmain olmazsa yine başkasına da sorsunlar. Hakikat nedir, bu meselenin aslı nedir diye sormak lazım. Onun için dikkat etmek lazım. Mesuliyet var. Bilmeden yanlış olanı yapıp da söyleyip de onun günahı kendisine olur. Allah muhafaza etsin. Bu günahlardan bilmeyerek işlenen bazı şeyler sözde bile olsa kötü olur. Sözde hak sözü olacak inşa'Allah. Allah yardımcımız olsun. Hepimiz inşa'Allah hak sözü söyleyelim. Hak yolunda olalım inşa'Allah.