السلام عليكم ورحمة الله وبركاته أعوذ بالله من الشيطان الرجيم. بسم الله الرحمن الرحيم. والصلاة والسلام على رسولنا محمد سيد الأولين والآخرين. مدد يا رسول الله، مدد يا سادتي أصحاب رسول الله، مدد يا مشايخنا، دستور مولانا الشيخ عبد الله الفايز الداغستاني، الشيخ محمد ناظم الحقاني. مدد. طريقتنا الصحبة والخير في الجمعية.
Peygamber Efendimiz, sallallahu aleyhi ve sellem, buyuruyor ahir zamanda yağmur, insanlara ya çok
yağar, felaket olur, ya hiç yağmaz, kuraklık olur.
Bu Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in mucizelerindendir.
Çocuklar da hayırlı evlat olmaz ahir zamanda diye buyuruyor.
Çoğu insanların çocukları, babalarına, annelerine asi olurlar.
Onların asi olması, ahir zamanda insanların yoldan çıkmış olmalarından kaynaklanıyor ve Allah Azze ve Celle bu durumu ceza olarak gönderiyor.
Allah muhafaza etsin.
Yağmur olmayınca, Allah Azze ve Celle yağmuru rahmetle indirsin diye dua etmek lazım.
Bize ceza olarak, azap olarak göndermesin diye dua ediyoruz.
Yağmur berekettir, rahmettir.
Eski insanların edepleri vardı, herşeyi güzel söylerlerdi.
'Rahmet yağdı' derlerdi.
Şimdiki insanlar yağmurdan, rahmetten kim anlar.
Rahmet değil de yağmur yağdı diyorlar.
Eski insanlar böyle derdi 'Yağmur, rahmetle yağdı.'
'Başımız felaket olmadı, ceza olmadı' diye şükrederlerdi.
Şimdikiler rahmet değil yağmur istiyor, 'al sana yağmur' diye buyuruyor Allah Azze ve Celle.
Her tarafta seller evleri yıkar, bahçeleri götürür.
Yağmurda tabi yine de fayda var ama insanlar rahmet istemeyince felaket oluyor.
Yağmur rahmettir.
Ama insanların azgınlıklarından dolayı, onların acizliklerini göstermek için Allah Azze ve Celle, hiç insanın aklına gelmeyecek şekilde, o suyla bir anda bu kadar zarar veriyor.
Onun için yağmura rahmet deyin.
Rahmet yağdı.
Rahmet olsun inşa'Allah hepimize.
Bereket olsun.
Su hayattır.
Allah Azze ve Celle, 'Herşeyi sudan yarattık' diye buyuruyor.
Rahmet olsun inşa'Allah bize.
Allah muhafaza etsin.
Gazabına mucib olmayalım inşa'Allah.
İnsanlara da hidayet olsun.
2024-05-03 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki Cuma gecesi, Cuma günü sana salatu selamı çoğaltın.
Bunu ne kadar çoğaltırsak, Allah Azze ve Celle'nin bize o kadar ikramı oluyor.
Çünkü Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e selatü selam getirdiğimiz vakit, her selatü selam için, Allah Azze ve Celle'nin hikmetiyle, ikramıyla Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bize de selatü selam ediyor.
Bundan daha büyük ikram olamaz.
Bu Cuma gününün faziletidir, çok faziletleri vardır.
Bir tanesi de budur.
Onun için ne kadar yapabilirseniz yapın, en azından yüz salavat fazla yapmak lazım, günlük derslerin dışında.
Yüz salavat da öyle yapalım ki ne kadar kazansak bizim için büyük kardır.
Bunu ikinci defa bulamayız.
Bu hayata Allah Azze ve Celle bir miktar vermiş.
Onun her vaktini, her saatini, her dakikasını ganimet bilmek lazım ki Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de bize o nasihatı, güzel sözünü bize söylüyor.
Çoğaltın! Cuma günü, gecesi ve salatu selamı getirin.
Her zaman getirmek insan için, Müslüman için iyiliktir.
Sıkıntılar giderir.
Her şeyi iyi eder.
Çünkü Allah Azze ve Celle'nin en sevdiği kul, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'dir.
En yüksek mertebede olan, dünyanın, bu alemlerin Sultanı olan Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'a ikram etmek, onu tazim etmek Müslümana faydadır.
Bu, Müslüman'ın kazancıdır.
Şeytanın da sevmediği şeydir.
Şeytanın sevmediği şeyler yapmak faydalıdır.
Sevdiği şeyler yapmak zararlıdır.
Allah muhafaza etsin.
Allah Azze ve Celle mübarek eylesin bu günleri, geceleri, Cuma'mızı mübarek eylesin.
Bu dünya ziyneti, parası pulu yaramaz.
Allah Azze ve Celle'nin yolu takip etmediği vakit hiçbir işe yaramaz.
İşte şu adam bu kadar yaptı, bu kadar etti.
Bu adam salatu selam getiriyor mu Peygamber Efendimiz'e? Yok.
Onun için hiç üzülmeye, ona imrenmeye gerekmez.
İmreneceksen salih insanlara imren ki biz de Allah'ın Azze ve Celle lütfuna erişelim.
Onlara da sevap olur.
Kazançlı olmuş olur.
Allah Azze ve Celle bu yoldan ayırmasın.
Sabit kadem kılsın.
Başkalarına da, bunu yapmayanlara da, Allah Azze ve Celle onlara da nasip etsin, hidayet etsin inşa'Allah
2024-05-02 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Peygamber Efendimiz sallallhu aleyhi ve sellem'in camilerin inşa edilmesi hakkında hadisler okuduk.
Onların arasında da camide temizliğin ne kadar büyük fazilet, sevap olduğunu da Peygamber Efendimiz sallallhu aleyhi ve sellem buyuruyor.
Hadis-i şerifte, camide temizlik yapmak, oradaki kirleri almak hurilerin mehridir diye buyuruyor.
Yani başlık parası derler.
Her şeyin usulü, adabı vardır. Cennette de para geçmez artık.
Cennet için dünyadaki yaptığın amellerin kıymeti orada ortaya çıkacaktır.
Bu dünyada altından, gümüşten daha kıymetli olan ahiret için yapılan amellerdir.
Ahirette zaten cennet mücevherler, altın, gümüş, pırlanta, zümrut gibi her türlü güzel, kıymetli şeylerle süslüdür.
Artık orada para geçmez.
Para da yok.
Para çünkü insanların imtihanıdır.
Dünyada imtihan yeridir.
O parayı dünyada vereceksin.
Para yoksa hizmet edeceksin.
Allah yolunda, camide, dışarıda, nerede olursa olsun, Allah rızası için yapılan hizmetler vesilesiyle Allah Azze ve Celle daha fazla cennetteki makamları, güzellikleri sana nasip eder.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in hadislerinin her tanesinin binlerce, yüzbinlerce hikmeti, manası vardır.
Sırf yani 'o hurilerin mehri' diye geçer ama onun hikmetleri çok daha fazla.
İnsanların anlayacağı lisanla konuştu Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem.
Alimlerin, evliyaların anlayacağı lisan başkadır.
Allah'ın bize bu hizmetleri verdiği için şükürler olsun.
Ahirettei inşa'Allahi onların bereketine, şefaatine nail oluruz, inşa'Allah.
2024-05-01 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Allah Azze ve Celle insana başka mahlukatlara nazaren üstünlük vermiş.
O üstünlük te akıldan kaynaklanır.
Akıl, insanın süsüdür.
Aklının kullanan kazanır.
Onun için Kur'an-ı Azimuşşan'da çok yerde, 'Akılınız yok mu? Akıllı değil misiniz?' diye ayetler var.
İnsanoğlu aklını kullanıyor zannediyor.
Aklını doğru yolda kullanmadıktan sonra onun faydası olmuyor.
Aklını kullanmayan zararda oluyor.
Allah Azze ve Celle, insanları kendisine itaat etmeleri, kendisine kul olmaları için yaratmış.
Aklı da buna hizmet etsin diye yaratmış.
Başka şeylere hizmet etsin diye değil.
Başka şeylere hizmet edince, insan aklını yanlış yerlerde kullanıyor.
Akıl, ziynet, süsüdür insanın.
Başka mahlukatta akıl yok.
Onlar, akılsız mahlukattır.
Onları, Allah Azze ve Celle bir yola koymuş.
O yolda ilerleyip giderler.
Onların hesabı yok, kitabı yok.
Allah bu güzel şeyi verdiği için, aklına da bir mesuliyeti var.
İnsan aklının da hesabını verecek.
'Sana akıl verdim' diye buyuracak Allah Azze ve Celle kıyamet gününde.
'Bu aklı ne için bu kullanmadın? Ne için iyiyi kötüyü bilip de kötüden uzak durup iyiyi yapmadın?' diye aklın hesabını soracak Allah Azze ve Celle.
Her şeyin bir ecr-i sevabı var yahut günahı var.
Günah işleyen, aklını kullanmamış olur.
Veyahut aklını başkalarına tabi etmiş olur.
Herkesin mesuliyeti kendisindedir.
Akıl, Allah'ın insanlara büyük bir nimetidir.
Onu kullanan kurtulur.
Kullanmayan, kendi kafasına göre kullanan insan daima hüsrandadır.
Allah muhafaza etsin.
Allah aklımızı almasın.
Doğru yoldan ayırmasın inşa'Allah.
2024-04-30 - Dergah, Akbaba, İstanbul
بسم الله الرحمن الرحيم
فَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يَهْدِيَهُۥ يَشْرَحْ صَدْرَهُۥ لِلْإِسْلَـٰمِ ۖ وَمَن يُرِدْ أَن يُضِلَّهُۥ يَجْعَلْ صَدْرَهُۥ ضَيِّقًا حَرَجًۭا
(6:125)
صدق الله العظيم
Allah Azze ve Celle, insana hidayet vermek isterse, iradesi oysa, insanın kalbini İslam'a açar.
O insanın kalbi, İslam'ı duyunca açılır, sevinir, ferah eder.
Eğer hidayet vermek istemezse Allah Azze ve Celle, insanın kalbi, göğsü daralır.
İnsanın kalbi daralır, istemez.
O insanlar dalalette olur.
Bu, Allah Azze ve Celle'nin hikmetidir.
O'nun hikmetine akıl ermez.
İstediğini yapar, istediğini yapmaz.
İstersen itiraz et, isterse yapma.
Onun hükmü şâridir, yürürlüktedir.
Hüküm O'nundur.
O'na karışılmaz.
Bazen bazı insanlar başkalarını görür ve der ki 'Ya bunlar niçin bu kadar aksi insanlardır, Allah'a düşmandır?'
Onların kalpleri kapanmış.
Kalplerini İslam'a karşı, Allah kapatmış demek.
Onların kalpleri sıkıntıdadır.
Hiçbir zaman ferah olmazlar.
Ferah olan, kalbi açık olan mümindir.
Müminin kalbi ferahlıdır.
Kafir, Allah'a düşman olan insan, daima sıkıntıdadır, üzüntüdedir.
Allah'ın sevdiği insan, iman eden insandır.
Ona hayır murad etmiştir Allah Azze ve Celle.
O'nun iradesinin karşısında da bir şey, kimse duramaz.
İstediğin kadar sen müminine eziyet etsen, ne kadar zulüm etsen, mümin vazgeçmez.
Çünkü Allah sevmiş onu.
O'na o nimeti vermiş.
Hidayet nimetini vermiş.
En büyük nimettir.
Dünyanın nimetleri, Allah Azze ve Celle'nin yolunda olmadıktan sonra, hiçbir işe yaramaz, faydası olmaz.
O yolda olanların her yaptıkları hayırdır, berekettir.
Onlara da ecir, sevaptır.
Allah onlardan eylesin bizi, inşa'Allah.
Bu güzel yolu bize murad etmiş olsun, inşa'Allah.
2024-04-29 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Elhamdulillah, bizim dünyada Allah'a şükürler olsun; Şeyh Baba'nın, şeyhimizin hürmetine ve bereketine Islam yayılıyor.
Müslümanlar yine yola geliyor inşa'Allah.
Hem yeni olan Müslümanlara hidayete vesile oluyor.
Onun himmetiyle, bereketiyle, Allah'a şükür, yeni yeni hidayete gelen çok insanlar oluyor.
Onun himmeti, bereketi olmasa bu yol yürümez.
Bu yol Allah yoludur.
Allah'ın sevdiği kullar, Allah'ın istediği kullar bu yola sevk eder.
Onların hidayetine vesile olur.
İşte bu yolculukta epeyce bir güzellik oldu.
Epeyce gelemeyen insanlar oluyor.
Onlara gidince Allah bize de ecir veriyor.
Onlara da ecir veriyor.
Onlarla görüşmüş oluyoruz.
Onlarla görüşmek, hem bize hem de onlara, herkese manevi kuvvet veriyor.
Manevi kuvvet olmasa zaten bir işe yaramaz.
Yolculuğumuz, turistik yolculuk değildi, Allah rızası içindi.
Her şey Allah rızası için olması lazım.
Bu da Allah rızası için olduğu için ecir güzel, büyük olur.
Her şey Allah rızası için.
Allah'ın istediği yolda olmak içindir inşa'Allah.
Bugün de nasip oldu.
Allah gidip gelmeye selametle nasip oldu bize.
Oradaki ihvanlarımıza, ahbablarımıza, sevdiklerimize teşekkür ediyoruz, Allah razı olsunlarına da.
İnşa'Allah daha kuvvetli olarak onlar da insanların hidayetine vesile olsunlar.
Çünkü onlar beraber oldukları için sevdikleri, ahbabları ve diğerleri de onların vesilesiyle hidayete geliyorlar.
İnsanlara nur oluyorlar.
Onların güzel yollara gelmesine vesile oluyorlar.
Allah daim etsin bu güzel yollarımızı.
Kuvvet versin.
Şeytanın şerrinden muhafaza etsin inşa'Allah.
Çünkü ahir zamanda yaşıyoruz.
Fitneler çok.
Şeytanın şerri daha büyük.
Hem insan şeytanları var.
Onlar daha beter.
Onlardan da Allah muhafaza etsin.
Allah sahip göndersin.
Bütün insanlara hidayet olsunö inşa'Allah.
2024-04-27 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Peygamber Efendimiz, sallallahu aleyhi ve sellem, buyurdu:
إِنَّمَا الأَعْمَالُ بِالنِّيَّةِ وَإِنَّمَا لاِمْرِئٍ مَا نَوَى
Yaptığınız her şeyde niyetiniz önemlidir. Allah, niyetinize göre sizi mükafatlandıracaktır.
Eğer niyetiniz gerçekten Allah ve Peygamber Efendimiz, sallallahu aleyhi ve sellem, içinse, niyetiniz kabul edilecektir.
Eğer niyetiniz dünyevi kazançlar, mesela evlenmek veya başka bir şeyden yararlanmak içinse, bu niyetin Allah, Azze ve Celle için olmadığı kabul edilecektir.
Öğretilen ilk hadis, Peygamber Efendimiz, sallallahu aleyhi ve sellem'in bu hadisidir.
Niyet çok önemlidir.
Bu yüzden, yapacaklarımızda niyetlerimizin Allah, Azze ve Celle için temiz olmasına dikkat etmeliyiz.
Peygamber Efendimiz, sallallahu aleyhi ve sellem, buyurdu,
نية الإنسان خير من عملك
Bu, niyetin amelden daha iyi olduğu anlamına gelir.
Çok iyi, çok özel bir şey yapmaya niyet ederiz.
Ama biz insanız; niyet ettiğimiz her şeyi her zaman başaramayız.
Allah niyetiniz için sizi mükafatlandırır.
Yüzde bir bile yapsanız, O sizi niyetiniz için mükafatlandırır.
İnşallah, yaptığımız her şeyde, Allah'ın ve Peygamber Efendimiz, sallallahu aleyhi ve sellem, emirlerine olabildiğince uymaya çalışırken niyetlerimizin kabul edilmesine dua ederiz.
Allah bunu kabul etsin ve bizi mükafatlandırsın, inşallah.
2024-04-26 - Dergah, Akbaba, İstanbul
وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَـٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۚ قَلِيلًۭا مَّا تَشْكُرُونَ
(32:9)
صدق الله العظيم
Allah Azze ve Celle, Secde Suresi'nde sizi topraktan, çamurdan yarattığını ve size her şeyi, özellikle işitme ve görme kabiliyetlerini verdiğini belirtiyor; ancak çok az insan Allah'a şükrediyor.
Çok az insan, Yaratıcıları olan Rab'leri, Allah Azze ve Celle'ye şükrediyor.
Şükretmek, Allah'a şükredenler için büyük bir nimettir.
Allah şükredenlerden razıdır, onları sever.
Peygamber Efendimiz, sallallahu aleyhi ve sellem, de razıdır.
Meşayihler de ondan razıdır.
Bu hayattaki amacımız, Allah'ın, Peygamber'in ve Meşayihlerin, Evliyaullah'ın rızası ve hoşnutluğunu kazanmaktır.
Ve bu, Allah'a şükretmekten gelir;
Allah'a şükretmek büyük bir şeydir.
Belki insanlar bunun çok büyük bir mesele olmadığını düşünebilir, ama gerçekten çok büyük bir şeydir.
Her saat, her dakika, her saniye için O'na şükrediyoruz.
Elhamdülillah, umarım bizi tekrar bu mübarek yerde buluşturur.
Allah size daha fazlasını versin, inşallah.
Şükrettiğinizde, O daha fazla verir.
İnşallah, tüm İspanya'ya ve tüm Avrupa'ya hidayet versin.
2024-04-24 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur: "Sabahın erken saatlerinde Sabah namazında bereket vardır, Sabah namazını kılarsanız, tüm gün boyunca bereket kazanırsınız, inşallah."
Günü Allah'a ibadetle başlayan ve bereket getiren ilk namazdır.
Eğer bu namazı kaçırırsanız, gününüzde bu bereket olmayacak.
Ve 'bereket', her şeyin iyi olması, her şeyin yolunda gitmesi anlamına gelir.
Eski zamanlarda insanların televizyonu yoktu, hiçbir şey yoktu.
Erken uyurlar, erken kalkarlardı ve hayatları daha kolaydı, o günlerde daha çok mutluluk vardı.
Birçok insan, "Sabah namazına kalkamıyorum." diyor.
Neden Sabah namazına kalkamıyorsunuz?
Geç yattığını söyledin, değil mi?
Evet.
Geç yatarsan, nasıl erken kalkabilirsin?
Daha erken uyumak daha iyidir; sağlığınıza ve vücudunuza iyi gelir ve Sabah namazına kalkabilirsiniz.
Sabah namazına kalkamıyorsanız, en azından uyandığınızda Sabah namazını kılın.
Bu, Allah'tan size bir hediyedir.
Allah, emirlerine uymamız için bize yardım etsin ki mutlu, sağlıklı olalım ve rahmetini alalım, inşallah.
2024-04-23 - Dergah, Akbaba, İstanbul
Peygamberin Sahabeleri, Sahabe-i Kiram Efendilerimizi tanımalı ve sevmeliyiz.
Peygamber efendimiz, 'Onlar benim sahabemdir' diye buyurdu.
Onlardan herhangi birini takip ederseniz, doğru yolda olursunuz.
Peygamber için, İslam için kendilerini feda ediyorlardı.
Peygamber'e olan aşkları o kadar büyüktü ki, hiçbir şey kolay olmamasına rağmen bu aşkları değişmedi.
Bunu söylemek istedim çünkü buradayız, güzel bir yerdeyiz.
Dışarıda oturuyoruz ve herkes biraz üşüyor.
Şimdi söylediklerimiz, Sahabe'nin Hendek Savaşı sırasında katlandıkları zorluklara saygı niteliğindedir.
Müşrikler ve kafirler tarafından kuşatılmışlardı ve her gece nöbette, düşmanın girmesini engellemek için bekliyorlardı.
Ve çöl soğuğu dehşettir.
Ve burada sahip olduğumuz, bizi çok sıcak tutan şeylere sahip değillerdi.
Ve giysileri çok ince ve çok yetersizdi.
Yalnızca bir elbiseleri vardı, başka hiçbir şeyleri yoktu.
Ayrıca hiç yiyecekleri de yoktu.
Açken daha da üşürsünüz.
Bunu bir ay boyunca katlandılar.
Bu, Peygamber ve Allah'a olan aşkları sayesinde kendilerini nasıl feda ettiklerinin sadece bir örneğidir.
Günümüzde bazı insanlar Sahabe Efendilerimizi eleştiriyor.
Ve lüks içinde otururken, ihtiyaç duydukları her şeye sahipken, eleştiriyorlar.
Bu rahatlığın keyfini sürerken, Sahabeyi eleştiriyorlar.
Sahabeye karşı konuşanlara kulak verilmemeli, çünkü bu tehlikelidir.
Peygamber, Sahabeye karşı konuşanları lanetledi.
Allah onları mübarek eylesin ve bereketlerini üzerimizde olsun, inşallah.