السلام عليكم ورحمة الله وبركاته أعوذ بالله من الشيطان الرجيم. بسم الله الرحمن الرحيم. والصلاة والسلام على رسولنا محمد سيد الأولين والآخرين. مدد يا رسول الله، مدد يا سادتي أصحاب رسول الله، مدد يا مشايخنا، دستور مولانا الشيخ عبد الله الفايز الداغستاني، الشيخ محمد ناظم الحقاني. مدد. طريقتنا الصحبة والخير في الجمعية.

Mawlana Sheikh Mehmed Adil. Translations.

Translations

2024-12-06 - Dergah, Akbaba, İstanbul

وَفَوۡقَ كُلِّ ذِی عِلۡمٍ عَلِیمࣱ (12:76) Allah Azze ve Celle buyuruyor ki, her ilim sahibinin üstünde ondan daha âlim var, ilim sahibi var. İlim sonsuzdur. Yani hiç kimse "Ben her şeyi, bütün ilimleri bilirim" derse yanılmış olur. Allah Azze ve Celle'nin ilmi sonsuzdur. Allah Azze ve Celle'nin ilmi hiçbir şeyle sınırlandırılamaz. En büyük ilmi Allah Azze ve Celle, Peygamber Efendimiz'e vermiştir. İnsanların ilmi, onun ilminin yanında denizden bir nokta kadar bile değildir. İnsanlar ellerindeki ilimle övünüyorlar, "Biz şöyle yaptık, bu kadar öğrendik, bu kadar ilim sahibiyiz, bilgi sahibiyiz" diye. O, Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ilminin yanında denizde bir nokta kadar bile değil. O kadar büyük Peygamber Efendimiz'in ilmi var. O da Allah Azze ve Celle'nin ilmi karşısında bir nokta kadar bile değil. Yani Allah Azze ve Celle'nin azameti ve büyüklüğü ile hiçbir şey kıyaslanamaz. Bu yüzden insanlar "İlim sahibiyiz, bilgi sahibiyiz" dediklerinde aslında bilgi değil, cehalet sahibi oluyorlar. "Biz biliyoruz" demek yetmiyormuş gibi, bir de yapay zekâ diye bir şey icat etmişler. Onunla övünüyorlar. Bunlar hiçbir şeydir. Allah Azze ve Celle izin verdiği için yapabiliyorlar. İzin olmasa hiçbir şey yapamazlar. Bu yüzden gerçek ilim sahipleri Allah'tan korkarlar. إِنَّمَا يَخۡشَى ٱللَّهَ مِنۡ عِبَادِهِ ٱلۡعُلَمَـٰٓؤُ (35:28) Allah'ın kulları arasında en çok Allah'tan korkan, Allah'a inanan ilim sahipleridir. İnanmayanlar ilim sahibi değildir. Onlarınki ilim değil, cehalettir. Cahil demek bilmeyen demektir. Allah muhafaza etsin. Allah bize hakiki ilimleri nasip etsin inşaAllah. İnsanlara da nasip etsin. Faydalı olan odur. Faydasız ilimden Allah korusun bizi.

2024-12-05 - Dergah, Akbaba, İstanbul

إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ (2:156) Herkes, Allah ne kadar ömür verdiyse o kadar yaşayıp geldiğimiz yere döneceğiz. Allah'tan, Cenab-ı Hakk'ın emriyle geldik. Allah Azze ve Celle'ye gideceğiz. Bu gece eniştemiz Şeyh Hişam Kabbani Hazretleri vefat etti. Onunla beraber, neredeyse altmış senedir beraberdik. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Şeyh Nazım Hazretleri'nin irşadıyla Allah'a şükür bu makamlara erişti. Geldiklerinde talebeydi. Şeyh Abdullah Dağıstani Hazretleri'ne onları Şeyh Nazım Hazretleri getirdi. Onlar kardeştiler. Birkaç sene önce kardeşi Şeyh Adnan Hazretleri de vefat etmişti. O ikisi beraberdi. Dünya elbiselerini çıkarıp cübbe ve sarık takıp bu yolda devam ettiler. Şeyh Nazım Hazretleri'nin bereketiyle bu makamlara eriştiler. Allah'a şükür, o makamlar dünya makamına benzemez. Dünya makamı geçicidir. Kardeşleri, abileri vardı. Onların dünya makamları vardı. Onların bir esamesi okunmadı, okunmaz. Çünkü yol başkaydı. Allah yolu başka, dünya yolu başkadır. Bu mübareke Allah rahmet eylesin. Makamı âli olsun inşaAllah. Başımız sağ olsun. Zaten birkaç senedir Şeyh Baba'dan sonra yavaş yavaş sıhhati yerinde değildi, hastaydı. Allah razı olsun, ablamız Hacı Nezihe çok zahmetini çekti. Ona baktı. Onun hizmetinde bulundu. Onun da hizmeti makbuldür. O da bu hizmetiyle bu makamlara erişti. Her şeyin bir hikmeti vardır. Şeyhlerle, meşayihlerle olan insan daima kazançtadır. Çünkü meşayihlerin derdi, davası ahirettir. Dünya için değildir. Ahiretini kazandı mı, ne mutlu. Bundan daha güzel bir şey yoktur. Bugün onun bayramıdır. Ahirete böyle giden insanın bugünü bayramdır. Mevlana'nın dediği gibi Urs, yani bayramdır. Allah'a, mahbubuna kavuşmak bayramdır. Allah hepimize iman selameti versin. Doğru yoldan ayırmasın. Allah yolundan ayırmasın. Önemli olan budur. Dünyaya tamah ettirmesin. Dünya ahiret için olsun. Dünya dünya için olmasın. Dünyalık olabilir ama Allah yolunda olsun. Müslümanlara kuvvet olsun, fakirlere yardım olsun. İnsanlara, muhtaçlara her türlü yardım olsun inşaAllah. Yardımımız olsun. Sırayla Allah'ın takdiri gerçekleşiyor. Bu herkesin başına gelecek bir şeydir. Bizim de sıramız yaklaşıyor demektir. Biri gidince diğerinin de sırası gelir. Allah doğru yoldan ayırmasın. Hizmetimiz Allah rızası için olsun. Dünya için olmasın inşaAllah. Allah rahmet eylesin. Ablama ve çocuklarının hepsine başsağlığı. Allah, onlara da hayırlı uzun ömürler versin. Babalarının yolundan gitsinler. Yoldan çıkmasınlar inşaAllah. Meşayihlerin yolundan gitsinler hepsi inşaAllah. Ve minAllahi't-tevfik, el Fatiha.. Ruhu için.

2024-12-04 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Peygamber Efendimiz sallAllahu aleyhi ve sellem'in buyurduğu günlerdeyiz. Gece karanlığı gibi günlerde, neyin doğru neyin yanlış olduğu belli olmayan, zulmün zirveye ulaştığı bir zamanda yaşıyoruz. İşte bu zamandan sonra, inşaAllah Allah Azze ve Celle'nin vaat ettiği günler gelir. O şeyler ortadan kalkar, temizlenir. Her taraf aydınlık, nur olur. İslam'ın nuruyla nurlanır. Başka türlü, dünyanın hiç düzeleceği yoktur. Delik çuval gibi olmuş. Bir tarafını tutarsan, öteki taraftan akar. Öteki tarafı kapatayım dersen, başka bir delik açılır. Bu zor günler, ama müminler için kolay. Çünkü Peygamber Efendimiz sallAllahu aleyhi ve sellem'in söylediği, Allah Azze ve Celle'nin vaat ettiği günler ondan sonra gelir. O günler, İslam'ın bütün dünyaya nur, adalet ve güzellik verdiği günlerdir inşaAllah. Karanlıktan sonra aydınlık olur. Muhakkak öyledir. "Zorluktan sonra kolaylık olur," diye buyuruyor Allah Azze ve Celle. Onun için, mümin olan insanı dünya kaygılandırmaz. Çünkü Allah Azze ve Celle'ye tevekkül etmiş, Peygamber Efendimiz sallAllahu aleyhi ve sellem'in yolundan gider. Bu dünyanın rahat yer olmadığını biliyor. Ama mümin olmayan, imanı olmayan insan şaşırıp kalır; ne yapacak, ne edecek. Şaşkın vaziyette, huzursuz, kederli, hüzünlü, "Nasıl yapacağım?" diye düşünüp durur. Onun için iman, insan için en büyük nimettir, en büyük güzelliktir. Hem dünyada rahat olur, hem ahirette kazanmış olur. Allah imanımıza kuvvet versin ki o olanlardan bize zerre kadar tesir olmasın inşaAllah.

2024-12-03 - Dergah, Akbaba, İstanbul

وَٱفۡعَلُواْ ٱلۡخَيۡرَ لَعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ (22:77) Allah Azze ve Celle buyuruyor ki: Hayır yapın ki işleriniz iyi olsun. Sonunuz iyi olsun. Her şeyiniz iyi olsun. Peki, hayır yapmak nedir? İyilik yapmak, Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gösterdiği her türlü davranışı yapmaktır, hayır budur. Sünnetler nelerdir? Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yaptığı her şey sünnettir. Peki, sünnetler ne demektir? Sünnetler tüm insanlığa hayırdır, herkese faydalıdır. En büyük faydası da onu yapana olur. Allah "Kötülük değil, iyilik yapın" buyuruyor. Her gün vücudumuzdaki 365 aza için sadaka vermemiz gerekir. Sahabeler "Bu kadar sadakayı nasıl vereceğiz?" diye sorunca, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Her iyilik bir sadaka yerine geçer" buyurmuştur. Yoldan geçerken zararlı bir şeyi kenara koymak hayırdır. Kardeşinize selam vermeniz hayırdır, sevaptır ve sadaka yerine geçer. Yani akla gelebilecek her türlü iyilik sadakadır, diye buyuruyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.). Sadaka, Allah Azze ve Celle'nin müminlere bahşettiği bir nimettir. Her sadakanın karşılığında on sevap verilir. Bu sevaplarla ahirette cennet saraylar ve her türlü güzellik elde edilir. Ahirette para geçmez. Parayı burada harcamalısınız ki ahirette karşılığını bulasınız. Parası olmayan da hayır yapmalı, iyilik yapmalı, yardım etmeli ki Allah katında makbul kul olsun. Felaha ersin. Felah, insanın ulaşabileceği en güzel mertebedir. İnsanın ulaşabileceği en yüce makamdır. Buna ulaşan kişi, Allah'ın makbul ve sevgili kulu olur. Allah hepimize hayır işlemeyi nasip etsin. Şer işlemeyi nasip etmesin inşallah. Çünkü insanlar nefislerine uyduğunda... Kötülük de yapabiliyorlar. Bu yüzden Allah bizi korusun. Zalim olmayalım, mazlum olalım ama zalim olmayalım inşaAllah.

2024-12-02 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Mübarek bir söz var. Hadis mi, salihlerin sözü mü, tam bilemiyorum. التأني السلامة وفي العجلة الندامة Düşünerek iş yapmak selamete götürür. İnsana iyi işler yapmaya yardım eder. Yavaş yavaş, düşünerek hareket ederek. وفي العجلة الندامة Acele eden sonunda pişman olur. Pişmanlık olur. Hemen düşünmeden, etmeden oraya buraya atlar, bir şeyler yapar. Sonunda mutlaka pişman olur. Çünkü düşünmeden, aceleci davranıp "şunu yapacağım, bunu yapacağım" der. İşte o zaman pişman olur. Peki, acele ne zaman gerekli? Hayır işlerinde. Hayır işini acele yapacaksın. Dünya işlerini ise iyice düşünmek gerekir. Nasıl yapacağını, ne edeceğini iyice düşünmelisin. Ama hayır işinde acele etmek gerekir. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki, insan günah işlediğinde hemen arkasından bir iyilik yapsın ki o günah silinsin. Hemen arkasından iyilik yapmalı ki günah silinsin. Bu acelecilik ahiret işlerinde olmalı. عجلوا بالصلاة قبل الفوت، عجلوا بالتوبة قبل الموت Namazı vaktinde kılmaya acele edin. Vakti geçerse o namazın faziletini bulamazsınız. Tövbeyi de ölmeden önce acele edin. Öldükten sonra tövbenin faydası olmaz. İşte bu böyle bilinmesi lazım. Acele etmek ahiret işlerinde iyidir. Dünya işlerinde iyi olmaz. Bu yüzden dünya işlerini düşünerek, yavaş yavaş yaparak, planlayarak yapın. Ahiret için ise hemen, vakit kaybetmeden. O işi bırakmayın sonraya. Allah yardım etsin. Hayırlı işleri acele yapalım inşaAllah.

2024-12-01 - Dergah, Akbaba, İstanbul

وَلَيَنصُرَنَّ ٱللَّهُ مَن يَنصُرُهُ (22:40) Allah buyuruyor ki: Allah'la beraber olan galip gelecektir. Nusret ona olacaktır inşaAllah. Allah'la beraber olun ki, ne kadar zorluk olsa da galip olan siz olursunuz. Şeytanla beraber olan hiçbir zaman galip gelemez. Galip gelmiş görünse bile mağluptur. Çünkü Allah'a karşı gelip dünyada bir şey kazandım zannederse, ahirette hiçbir şey kazanmamış olur, mağlup olmuş olur. Kendi cehennemine gitmiş olur. Asıl mağlubiyet işte budur. Dünyadaki galiplik mağlupluk değil, esas ahiret mühimdir. Allah'la beraber olun ki daima galip olasınız inşaAllah. Nefsimize galip gelelim. Şeytana galip gelelim inşaAllah. Çünkü bu zaman çok zor bir zamandır. Bütün kötülükler iyilik gibi görünüyor. Onları yapmak artık çok kolay. Eskiden kötülük yapmak zordu. Kötülük yapan insan nadir görülürdü. Şimdi her taraf doldu. Onlara Allah yol açmış, şimdi onların vaktidir. Bu, Müslümanlar için bir imtihandır. "Onlar yaptı, biz de yapalım, kolay iştir, nasıl olsa bir şey olmuyor" demeyin. Onların ahirette hesabı vardır. O vakit göreceksiniz galip kim, mağlup kim oldu. Allah bizi galiplerden, Allah'la beraber olanlardan eylesin. Allah'ın safında olalım daima inşaAllah. Daima galibiz inşaAllah. Bu lüzumsuz insanların laflarına kanıp da Allah'a karşı gelmesin insanlar. Çok yanılırlar, çok kandırılırlar öyle yaparlarsa. Allah'la beraber olsunlar inşaAllah. Allah bizi yolundan ayırmasın, sabit kadem kılsın inşaAllah.

2024-11-30 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, ahir zamanda bu fitneleri bitirsin diye Mehdi aleyhisselam'ın geleceğini buyurmuş. Söylediği haktır. Söylediği her şey gerçekleşti. Kıyamete kadar olacak her şeyi Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem beyan etti. Bunların arasında en mühim olanı Mehdi aleyhisselam'dır. Mehdi aleyhisselam denince, insanlar "Nasıl bileceğiz, nasıl tanıyacağız?" diye soruyor, çoğu bilmiyor. Bu yüzden her gün biri çıkıp "Ben Mehdi'yim, bana tabi olun" diyor. Çoğu insan tabii ki bunlara önem vermiyor. Çünkü Mehdi kalkıp da "Ben Mehdi'yim" diyerek dolaşıp insanlara yalvaracak değil. Mehdi aleyhisselam ortaya çıktığında kendisi bilinecek. Tekbir getirecek. O vakit imanı olan herkes ona tabi olacak. Şimdilerde "Ben Mehdi'yim" diye ortaya çıkan kişi aklen noksan demektir. Ya delidir, ya meczuptur, ya da ahmaktır. Başka bir şey değildir. Hatta bazı insanlar bunlara inanıyor. Onlara tabi oluyorlar. Boş yere peşlerinden gidiyorlar. Artık ne gösteriyorsa, ne diyorsa, şeriata uygun mu değil mi, o da başka mesele. Onun peşinden gidenler kendisinden daha akılsız, daha ahmak oluyor. Başka türlüsü yok. Yani Mehdi aleyhisselam tek tek uğraşsa, on milyon yıl gerekir ki bütün insanları toplasın ve düzeni değiştirsin. Böyle bir şey olamaz. Mehdi aleyhisselam'ın tanınması nasıl olacak? Tekbir getirdiğinde mağripten maşrıka, doğudan batıya, güneyden kuzeye, kuzeyden güneye bilinecek. İmanı olan herkes bilecek, duyacak ve ona tabi olacak. Diğer türlü, bazıları zararsız delidir, bazıları zararlı delidir. İnsanları sömürerek, kendi kafalarına göre hareket ediyorlar, niyetleri nedir Allah bilir. Bu yüzden dikkatli olmak lazım. Bazıları da şeyhlerine Mehdi diyor. Şeyh Nazım Hazretlerine, "Sen Mehdi'sin" diyenler oldu. Bazı akılsız kimseler vardı. "Şeyh Nazım Mehdi'dir" diyorlardı. "Ben de İsa'yım" diye çıkan da oldu. Şeyh Baba "Biz hizmetçisiyiz" dedi. "Mehdi aleyhisselam'ın hizmetçisiyiz, biz değiliz" dedi. Yani doğrudan söylüyor. Onun için, şimdi hiçbir şeyh Mehdi değildir. Mehdi ayrı bir zattır. Vakti gelince herkes görecek. Dünyadaki zulmü adalete çevirecek. Kötülüğü iyiliğe çevirecek inşallah. Allah ona kavuştursun. Allah'a şükür, Şeyhimiz bize yolu göstermiş. "Ben Mehdi'yim" diyenlere gelince: "Mehdi" kelime manası itibariyle hidayete erdiren demektir. Yani kelime manası olarak, insanlara doğru yolu gösteren bir nevi mehdidir. Ama asıl beklenen, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in müjdelediği Mehdi aleyhisselam henüz çıkmadı. İnşallah ona kavuşuruz. O güzel günlerde beraber oluruz inşallah.

2024-11-29 - Dergah, Akbaba, İstanbul

يُرِيۡدُ اللّٰهُ اَنۡ يُّخَفِّفَ عَنۡكُمۡ​ۚ وَخُلِقَ الۡاِنۡسَانُ ضَعِيۡفًا (4:28) Allah Azze ve Celle buyuruyor ki, Allah insanın yükünü hafifletmek istiyor. İnsan zayıf yaratılmıştır. Allah Azze ve Celle buyuruyor ki, insanı yaratılış olarak zayıf yarattık. Bu yüzden ona zorluk yoktur. Allah diyor ki insana zorluk olmasın, ama şehvetinin peşine düşenler insanı zora sokar. Şehvetin peşine düşenler insanlara daha çok zorluk ve kötülük olsun isterler. Allah Azze ve Celle ise iyilik ister. İnsan zayıf olduğu için, bu zayıflığı yenmesi için emirler vardır yapması gereken. Bunları yapmazsa o zaman diğer tarafa geçer. Orada ise her türlü sıkıntı, zorluk ve kötülük vardır. Şehvetin peşine düşenler, nefsinin peşine düşenler, kötü insanların peşine düşenler, Allah yolundan uzak duranların durumu zordur. Hem insan zayıftır hem de bunların peşine düşerse, o zaman kendini tamamen harap etmiş, helak etmiş olur. Allah Azze ve Celle insana iyilik istiyor. İnsanlara kötülük istemez. Kötülük isteyen şeytandır. Allah irade vermiştir, nefsine hakim olan kurtulur. Nefsine hakim olamayan ise sürüklenip gider. Sonu kötü olur. Hayatı mahvolmuş olur. İnsan zayıflığını Allah yolunda olarak kuvvetlendirir. Nefsine tabi olursa o zaman bu zayıflık daha beter, daha kötü olur. Allah hepimizi bu şerlerden muhafaza etsin. Allah'ın yolunda olalım inşallah. Allah bize kolaylık göstersin inşallah.

2024-11-28 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Peygamber Efendimiz ṣallá Llāhu alayhi wa sallam buyuruyor ki bu Müslüman, Müslümanın üç günden fazla küsmesi olmaz. Ona caiz değildir. Müslümanlar, tabii ki bazen karşı taraftan kötülük görebilir. Ona küser, onunla görüşmek istemez, muhatap olmak istemez. Ama yine Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem öyle halde olsa bile yine küsmek olmaz diye buyuruyor. Şimdi insanlar her şeyde bahane bulur. Aile içi, aile dışı. Aile içi daha fazla küskünlük olur. Kendi aralarında küskünlük daha sonra düşmanlığa dönüşüyor. Düşmanlık da daha kötü şeylere sebep oluyor. Onun için Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki iyilik iyilik getirir; Kötülük de kötülük. Küsmek de bir türlü kötülüktür. Normal olarak Müslüman yoldan, Allah'ın yolundan çıkmadıktan sonra onunla muhatap olman lazım. Yok o yoldan çıkıp dinden çıkıp başka şeyler olursa o vakit muhatap olmana gerek yok. Ama mühim olan Müslüman Müslümana destek olması lazım. Hatasını kabul etmesi lazım. Hatası varsa affetmesi lazım. Bu Müslümanlığın yapılması lazım, gereken şeylerdir. Öteki türlü dediğimiz gibi ufak ufak daha kötü şeyler oluyor. Birike birike çok daha kötü işler oluyor. Lüzumsuz işler oluyor. Zararlı işler oluyor. Onun için anlaşmak nedir hatası, senin hatan nedir diye bilip onları yapmamak daha Allah'ın indinde daha makbuldür, daha iyidir. Müslümanların birlik olması lazım. Müslümanların zaten her türlü düşman var. Müslümanların birbirlerine kötülük etmeleri, birbirlerine düşmanlık etmeleri caiz değildir, olmaz. Hem kendilerine zarar olur hem etraftaki Müslümanlara zarar olur. Allah muhafaza etsin. Allah şeytanın şerrinden muhafaza etsin. Şeytanın şerri büyüktür. Allah muhafaza etsin şerrinden.

2024-11-27 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Peygamber Efendimiz buyuruyor: تفاءلوا بالخير تجدوه "Hayrı ümit edin, bulursunuz." Yani onun için her iş yaptığınızda, nereye giderseniz gidin, ne iş yaparsanız yapın, hayırlı olacak diye düşünün. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bunun muhakkak öyle olacağını söylüyor. Bu hem sizin için daha hayırlı olur, hem de Allah Azze ve Celle sizin ümidini boşa çıkarmaz. Hasta olan "iyileşeceğim" diye düşünsün. İşi olmayan "işim olacak" diye düşünsün. Bir yere gidecekse "hayırlı olacak" diye düşünsün. "Gidip selametle döneceğiz" diye düşünsün. Yani bütün işlerin hayırlı olacağını düşünmeli. "Benim işim olmayacak, olmaz" diye düşünürsen, zaten baştan kendi ümidini kırmış oluyorsun. Bu da aynı şekilde hasta "ben artık iyileşmem" dese, baştan kendini yıkmış oluyor. Öte yandan "Allah'ın izniyle iyileşeceğim, Allah şifa verecek" derse, o da Allah'ın izniyle iyileşir. Bu ilaçtan daha kuvvetlidir. Moralini düzeltmek ve inanmak, insana ilaçtan da daha kuvvetli gelir. Her şeyden daha kuvvetlidir. Onun için Peygamber Efendimizin bütün sözleri insanlara yol gösteren, her iyiliği gösteren ve veren şeylerdir. Bu yüzden daima hayrı düşünün. "İşimiz iyi gidecek, bundan daha kötü olmaz. Allah'ın izniyle, Allah'a tevekkül ettik. İşimiz iyi olur, daha güzel olur" diye daima düşünün. Bazı insanlar var, şom ağızlı derler. Her işe kötü yaklaşan, kötülüğü düşünen insanlar... Bu güzel bir şey değil, fayda vermez, aksine zarar verir. Allah muhafaza etsin. Devamlı iyilik düşünmek lazım. Allah iyilik versin, işlerimiz güzel olsun inşallah. Daima daha iyi, daha güzel olsun inşallah.