السلام عليكم ورحمة الله وبركاته أعوذ بالله من الشيطان الرجيم. بسم الله الرحمن الرحيم. والصلاة والسلام على رسولنا محمد سيد الأولين والآخرين. مدد يا رسول الله، مدد يا سادتي أصحاب رسول الله، مدد يا مشايخنا، دستور مولانا الشيخ عبد الله الفايز الداغستاني، الشيخ محمد ناظم الحقاني. مدد. طريقتنا الصحبة والخير في الجمعية.

Mawlana Sheikh Mehmed Adil. Translations.

Translations

2024-09-06 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Bugün mübarek Cuma, Rebi'ül Evvel'in ilk Cuması. Allah Azze ve Celle, Peygamber Efendimiz'e her şeyin en iyisini vermiş, çünkü O, alemlerin en sevdiği kuludur. Peygamber Efendimiz'e sallallahu aleyhi ve sellem her şeyin en iyisi verilmiştir. Cuma günleri haftanın sultanı olarak anılır. O günlerin en faziletlisidir. Bu da Peygamber Efendimiz'e sallallahu aleyhi ve sellem verilmiştir. Bugün hayırlar, bereketler ve Allah Azze ve Celle'den gelen ihsanlar çoktur. Bir icabet saati vardır. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hangi saat olduğunun belli olmadığını söyler. Bu yüzden dua etmek önemlidir. Bu günde ne kadar dua edilirse, muhakkak o saate rastlanır ve dualar hem dünyada hem de ahirette kabul olur. Dua eden insanın duası dünyada kabul olmasa bile ahirette bunun faydasını görür. Ama Cuma günü, bu dünya için ne gibi hayırlı maksatlar varsa onlar için dua etmek gerekir. Hayırlara dönüşsün. Şerler ve iyi olmayan şeyler hayırlara dönüşsün ki Allah'ın lütfuna nail olalım inşallah. Dünya bir imtihan yeridir. Allah bize kaldıramayacağımız imtihanı vermesin. Çoğu insan, gözlerinin önündeki nimetleri görmelerine rağmen hallerine şükretmiyor. Hallerinden memnun değiller. İnsanın hali gerçekten acayiptir. Allah Azze ve Celle insanı öyle yaratmış ki, O'nun istediği gibi olsun diye. Bu da bir imtihandır. İmtihanlar çoktur. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in çektiği eziyetlere kıyasla bizim çektiklerimiz hiç kalır. O'nu örnek alırsak dünyanın imtihanları kolaylaşır. İmtihan sadece sana değil, bütün insanlaradır. Ancak en güzel şey, bu zamanda Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in ümmeti olarak yaratılmış olmaktır. Bu en büyük fayda ve nimettir. Ne yazık ki insanlar bu nimetin farkında değil. Bilenler de tam hakkını veremiyor, ama Allah Azze ve Celle niyetlerine göre verir. Bu niyet, Peygamber Efendimiz'in sallallahu aleyhi ve sellem şefaatine nail olmaktır. O'nunla kurtuluruz inşallah. Sadece amellerimizle kurtulamayız. Allah'a şükür ki O'nun ümmetindeniz, bu büyük bir nimettir. Çünkü Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Allah'tan istediği şey, ümmetine şefaattir. Ümmetini cehennemden korumaktır. Bu yüzden büyük bir nimete sahibiz. İmtihanlarımız hiçbir şeydir. Bunlar, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in bize verdiği en büyük hediyelerdir. Allah Azze ve Celle'nin bize ihsan ettiği en büyük hediyedir. Dünya nasılsa imtihanla geçer, ama ahiretimiz garantidir. Peygamber Efendimiz'e tabi olan ve onu seven insan için ahiret garantidir. Bunda şüphe yoktur inşallah. Allah'a şükürler ve hamdler olsun. Bizi ümmeti Muhammediye'den yarattığı için.

2024-09-05 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Yine Allah'a şükürler olsun, bu mübarek ayın bereketi tecelli ediyor. Peygamber Efendimiz'in hürmetine Rebi'ül Evvel ayında bu bereketler ve rahmetler iniyor. O'nu tazim eden, O'nu seven insanlar bundan faydalanıyor. Peygamber Efendimiz'i sallallahu aleyhi ve sellem seven kazanır. Seven kimdir? Allah Azze ve Celle'yi sevendir. Sevmeyen, Peygamber'i sevmeyen kimdir? Şeytandır. Sahabe bir gün şeytanı yakalamış ve Peygamber Efendimiz'in karşısına getirmiş. Peygamber Efendimiz ona birçok sual sormuş ve bunların arasında "En çok sevmediğin insan kimdir?" diye sormuş. Şeytan "Sensin" demiş. Çünkü orada yalan söyleyemeyeceği için bunu söylemiş. Bu yüzden Peygamber Efendimiz'i sevmeyenler şeytanla beraberdir. Şeytan da cehennemliktir. Kurtuluşu yoktur. Cehennemden kurtulmanın yolu Peygamber Efendimiz'i sevmektir. Onu sevmeyen kesinlikle cehennemliktir. Çünkü biz sadece amellerimizle, yaptığımız şeylerle kurtulamayız. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki: "Hiç kimse ameliyle kurtulamaz." Sahabeler "Sen de mi ya Resulullah?" diye sormuşlar, O da sallallahu aleyhi ve sellem "Ben de" demiş. Yani bu konu o kadar önemlidir. Ama bazı insanlar bunu bilmiyor. Bazı insanlar değil, çoğu insan bunu bilmiyor. Düşmanlık yapıyorlar. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e kötü sözler söylüyorlar. Halbuki onun şanını Allah yüceltmiştir. İnsanlar istedikleri kadar söylesinler. Aleyhinde konuşanlar kendi zararlarına konuşmuş olurlar. O'nunla beraber olan en güzel hayatı yaşar. Hem bu dünyada, hem de asıl hayat olan ahirette cennette olur Allah'ın izniyle. Bu yüzden en önemli şey Peygamber Efendimiz'in sevgisidir. O'nu tazim etmemiz, O'na hürmet etmemiz gerekir. O , Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bize yolu gösteriyor. Bunu söylemiş, bunu göstermiştir. Sevmek zor bir şey değildir. Sevmek güzel bir şeydir. Sevmemiz bize fayda sağlar. Herkese faydası olur. Allah sevgisini kalplerimizde çoğaltsın. O'nun sevgisiyle kötülükler biter. O'nun sevgisiyle bereket olur, rahmet olur. Allah'ın izniyle her türlü güzellik olur. Allah razı olsun. Peygamber Efendimiz'e salat ve selam olsun inşallah.

2024-09-04 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Peygamber Efendimiz'in mübarek ayı olan Rebîülevvel mübarek olsun, ismi de ne güzel. Bahar, ilk bahar ayı sayılır. Peygamber Efendimiz'in mübarek doğduğu ay. Her şeyi mübarek. Dünyaya bereket Peygamber Efendimiz'le, O'nun nuruyla geliyor. Peygamber Efendimiz'i sevmek, insanların imanına göre olur. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki, beni kendisinden, annesinden, babasından, dünyadan, her şeyden daha fazla sevmeyen insan hakiki iman sahibi değildir. Müslüman olabilir, ama iman sahibi olmak daha mühimdir. İman da Peygamber Efendimiz'in sevgisiyle olur. Sevgisi ve itibarı olmayan insanların imanları yoktur. İslam'ı kabul edenler, "Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah" derler ama imana erişmemişler. İmanları ancak Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'le olur. O'nun sevgisiyle, O'na hürmetle, O'na itibar etmekle imanımız kuvvetlenir. Aksi halde imanımız en alt seviyede kalır. İman da yok yani. İmanı olmaz o vakit insanın. ...لا يؤمن أحدكم diye buyuruyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Yani, beni kendisinden, ailesinden, ana-babasından, çocuklarından, dünyadan fazla sevmeyen kişinin imanı yoktur diyor. Müslüman olabilir, ama dediğimiz gibi iman mertebesi mühimdir. İmanı ne kadar kuvvetli olursa, insanın her şeyi o kadar iyi olur. Her şey ona kolay gelir. Her şey Allah'ın ve Peygamber Efendimiz'in sevgisiyle mükemmel olur. Allah o imanı, o sevgiyi kalbimizden çıkarmasın. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e hürmet ve itibar ediniz. İnşallah bu sevgi günden güne çoğalsın. Bu akılsız insanlara uymayalım inşallah. "O da bizim gibi insan" derler. İnsan senin gibi, ama İmam el-Busiri Hazretleri'nin dediği gibi, Peygamber Efendimiz yakuttur. Yakut da taştır. Ama dünyadaki diğer taşların tümü bir yakuta bedel değildir. Evet, o da insandır. Bizim gibidir ama onun kıymeti âlemlere bedeldir. Allah bize onun şefaatini nasip etsin inşallah. Muhabbetimiz çoğalsın inşallah.

2024-09-03 - Dergah, Akbaba, İstanbul

بسم الله الرحمن الرحيم وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَالَمِينَ (21:107) Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'i Allah Azze ve Celle âlemlere rahmet olarak göndermiş. İşte bugün Safer ayının son günü. Akşamla beraber Mevlid ayı, Peygamber Efendimiz'in ayı başlıyor. O mübarek ayın bereketi inşallah bu ağır yükü silip atar. Hayırlara vesile olur. Bu sene biraz ağır geçti. Geçen sene bu kadar zulüm yoktu. Her defasında daha fazla zulüm oluyor. Ama onun karşılığında Allah Azze ve Celle, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in ayını, onun ayını rahmet ayı kılmış, kendisi gibi rahmettir. Rahmet ayıdır. Bereket ayıdır. Onun için bu ayda ne kadar çok salavat getirsek, o kadar Peygamber Efendimiz'in selamını alırız. Çünkü her salavat getirdiğimizde, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki, "Ben de size cevap veririm." "Ve aleyküm selam, selamınızı aldım" diye haberi olur Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in. On kişi, beş kişi, yüz kişi, milyarlarca kişi salavat getirse de hepsine cevap verme imkânını Allah Azze ve Celle Peygamber Efendimiz'e bahşetmiş, vermiş. Onun için ne kadar çok salavat getirsek normalde de iyidir ama bu ay daha fazla getirmemiz çok daha iyi olur. Her zaman iyidir de bu ay özellikle Peygamber Efendimiz'in hürmetine, yarından itibaren, tabii akşam ezanından sonra başlıyor bu ay Arabi takvime göre. Allah'a ﷻ şükür, bu verdiği nimetlere şükretmek lazım. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem sana muhatap oluyor. Şimdi çoğu insan Peygamber Efendimiz'i göreyim, onu rüyamda göreyim diye diler. Halbuki her dakika Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem sana muhatap olur, salavat getirdiğinde. Bunu bilmek, inanmak bizim için farzdır. Sünnet veya nafile değil, farzdır: Peygamber Efendimiz'i sevmek, O'na hürmet etmek, O'na tazim etmek. Çünkü öyle bir zamanda yaşıyoruz ki insanlar şeytanın köleleri olmuş. Bir şey söylüyorlar, zannediyorlar ki kendileri Allame-i Cihan oldular. Öyle bir kibir oluyor ki ne kadar hürmetsizlik etseler, ne kadar edepsizlik etseler, o kadar kendilerini büyük görüyorlar. Halbuki o kadar küçülüyorlar, o kadar alçalıyorlar. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e tazim edeni Allah da yükseltir, yüceltir. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e hürmet etmeyenin de hiçbir kıymeti yoktur. Zerre kadar kıymeti olmaz. Allah muhafaza etsin. Allah inşallah bu mübarek ayı bereketli kılsın. Hayırlara vesile olsun inşallah. Bu zulüm gören insanları da Allah kurtarsın.

2024-09-02 - Dergah, Akbaba, İstanbul

بسم الله الرحمن الرحيم إِنَّ ٱلَّذِینَ یُحِبُّونَ أَن تَشِیعَ ٱلۡفَـٰحِشَةُ فِی ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ لَهُمۡ عَذَابٌ أَلِیمࣱ (24:19) صَدَقَ الله العظيم Allah Azze ve Celle buyuruyor ki: İnsanlar arasında kötülüğün yayılmasını isteyenler için acı bir azap vardır. Şimdi, bazı insanlar yoldan çıkıyor. Kendileri yoldan çıkmış olduğu gibi, başkalarını da cehenneme sürüklemek istiyorlar. Ne kadar çok insanı cehenneme götürürlerse o kadar kendilerine fayda sağlayacaklarını zannediyorlar. Halbuki öyle değil. Allah Azze ve Celle, yoldan çıkardığı her insan için onlara ayrı bir ceza verecek. Gereksiz ve zararlı insanlara çok. Nasıl davranmalısınız? Onlara muhatap olmayın. Onları kale almayın. Onlara cevap vermeyin. Günümüzde herkes konuşuyor, bir yere koyuyor. Tanımadığınız, bilmediğiniz kişilerin sözlerini alıp cevap vermeye kalkışıyorlar. Böyle yaparak, o pisliği insanların zihnine yerleştirmiş olursunuz. Sonra da bunu temizlemeye çalışırsınız. Hiç ona muhatap olmayın. Öyle insanlara cevap vermeyin. Onlara bakmayın, baktırmayın. Bu mühimdir. "Bu adam İslam hakkında, tarikat hakkında, Peygamber Efendimiz hakkında, sahabeler hakkında şöyle kötü konuşuyor" diye anlatırsanız, insanlar onu tanımadığı halde, siz farkında olmadan büyük bir hata yapmış olursunuz. Allah muhafaza etsin. Bazı insanların da yoldan çıkmasına sebep olabilirsiniz. Bu yüzden böyle insanlara hiç muhatap olmayın. Onlara cevap vermeyin. Onlara bakmayın, ilgilenmeyin. Ne derlerse desinler, "Tanımıyorum" deyin. Çoğu insanı tanımıyorum. Bana tanımadığım insanları neden anlatıyorsunuz? Kimdir bu adam? Ben zaten tanımıyorum. Sen nereden çıkarıyorsun? Bana tanımadığım insanları niye anlatıyorsun? Allah'a şükür, ne vaktimiz var ne de onlara cevap verme isteğimiz. Onlara cevap vermeyi istemeyin. Çünkü insanlar merak eder. İmanı zayıf olanlar, imanlarını kaybedebilir. Allah muhafaza etsin. Bu nedenle, kötü insanları tanıtmayın. Onlara ehemmiyet vermeyin. Onların cevabını Allah Azze ve Celle ve melekler verecektir. Size bu cevabı vermek düşmez. Bırakın gizli kalsın, üstü örtülü kalsın. Kötülüğü açığa çıkarmayın. Kötülüğü insanlar arasında yaymayın. Allah bizi muhafaza etsin. Bu tür insanların şerrinden muhafaza etsin.

2024-09-01 - Dergah, Akbaba, İstanbul

بسم الله الرحمن الرحيم فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا (94:5-6) Muhakkak Allah Azze ve Celle buyuruyor ki, zorlukla beraber kolaylık vardır. Zorluktan sonra kolaylık vardır, Allah'a tevekkül eden için. Dünya zordur, ahiret kolaydır inşaAllah. O da öyle. Her şey için aynı şekildedir. Şimdi biz yaşadığımız ay, Safer ayı, ağır bir aydır. Üç gün sonra inşaAllah Mevlid ayı, Peygamber Efendimiz'in doğduğu ay, Rebiülevvel gelecek. O da güzel, ayların en güzellerinden birisidir. Onun bereketiyle, bu sıkıntıları çektikten sonra inşaAllah insanlar, Müslümanlar ferahlığa kavuşur. Peygamber Efendimiz'i sevenler, O'na inananlar. Çünkü 124 bin peygamber arasında Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in doğum günü hakiki olarak bilinen tek peygamberdir. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in doğum günü hakiki olarak bilinen tek peygamberdir. Şimdi şöyle ki, Hristiyanlar 24 Aralık'ı İsa aleyhisselam'ın doğum günü olarak kabul ederler. Onu bile yalan, sahte olarak belirlemişler. O günü belirleyen, İsa aleyhisselam'ı -haşa- Allah'ın oğlu diye ilan eden imparatorlardır. O vakit buna uymuş ve bu günü İsa aleyhisselam'ın doğum günü olarak ilan etmiş. Yani baştan beri dinlerini yalanla uydurmuşlar. Hak din, Peygamber Efendimiz'in dinidir. Her şey aşikârdır. Allah Azze ve Celle her şeyi en ince ayrıntısına kadar insanlığa göstermiştir. Ona tabi olsunlar diye. Ama şeytan insanların çoğunu kandırmış, yoldan çıkarmıştır. Allah muhafaza etsin. Ümmet-i Muhammed olmak en büyük şereftir. Bütün Peygamberler o şerefe nail olmak isterler. İsa aleyhisselam Allah'a yalvarıp da yine Ümmet-i Muhammed olarak gelecektir. Öldürdüler dediler, öldürmediler. Allah Azze ve Celle onu gökyüzüne çıkardı. Ahir zamanda yakında inşaAllah o da gelip bütün küfrü kaldırıp hepsi dünyada Ümmet-i Muhammed olarak kalacak inşaAllah. Bu güzel günleri Allah hepimize nasip etsin. Tez zamanda insanlığın kurtuluşu odur. Başka bir şey değil. Allah bu ayımızı da inşaAllah mübarek eylesin, gelecek ay da. Bu ay da hayırla çıkar inşaAllah.

2024-08-31 - Dergah, Akbaba, İstanbul

بسم الله الرحمن الرحيم إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلصُّمُّ ٱلۡبُكۡمُ ٱلَّذِينَ لَا يَعۡقِلُونَ (8:22) صَدَقَ الله العظيم Allah Azze ve Celle en kötü yaratığın kim olduğunu söylüyor: Aklı olmayan veya aklı olup da onu kullanmayan. Kafirler, Allah'a inanmayanlar en şerli yaratıklardır. Çünkü her şey Allah Azze ve Celle'yi tesbih eder, Allah'ı yüceltir, Allah'ı kabul eder. Allah'ı kabul etmeyenler en kötü yaratık olarak görülür. Allah katında en kötü yaratık oldukları için insanlar arasında da kötülükten başka bir şey yapmazlar. İyilik yaptıklarını söyleseler bile, onların iyiliklerinde kötülük vardır, hayır yoktur, iyilik yoktur. Allah Azze ve Celle ile beraber olmayan yaratık her türlü hayırdan uzaktır. İnsanlıktan uzak, iyilikten uzak, her türlü güzellikten de uzaktırlar. Bu yüzden Allah'la beraber olan o güzel, iyi insanlar Allah'ın sevdiği kullar olur. Allah'ın sevmediği kulları insanlar da sevmez. Çünkü Allah Azze ve Celle "Ben bu kulumu sevdim" dediğinde, insanlar da onu sever. "Ben bu yaratığı sevmedim" dediğinde, insanlar da sevmez. Ne kadar sevdiklerini söyleseler bile, o sevgi nefis sevgisidir. Allah sevgisi bambaşkadır. Nefsin sevgisi hiçbir işe yaramaz. Onun değeri yoktur, kalıcılığı yoktur, hiçbir faydası yoktur. Kötülükten başka bir şey yok. Allah Azze ve Celle akıl vermiş. Akıl süstür. İnsanın süsü aklıdır. Allah Azze ve Celle aklı doğruyu, hakkı görmek için vermiş. Onu gördükten sonra insanın işi iyidir. Yolu açıktır, yol güzeldir. Aklı nefis için, heva için kullandıktan sonra o yerinde kullanılmamış olur. Boşa gider. Allah korusun. Onun için diyoruz, Allah akıl fikir versin deriz. Akıl fikir olunca güzel şeyler olur. Akılsız insan iyi insan değildir. Aklını yitirmiş insanı ya tımarhaneye koyarlar, ya da başka bir şey yaparlar. Allah korusun. Allah hepimize kuvvetli iman versin inşallah.

2024-08-30 - Dergah, Akbaba, İstanbul

بسم الله الرحمن الرحيم وَقُلۡ جَآءَ ٱلۡحَقُّ وَزَهَقَ ٱلۡبَٰطِلُۚ إِنَّ ٱلۡبَٰطِلَ كَانَ زَهُوقٗا (17:81) صَدَقَ الله العظيم Allah Azze ve Celle buyuruyor ki: "Hak geldi." "Batıl zail oldu." Bu, Allah Azze ve Celle'nin mübarek kelamıdır. Haktır. Onun için hak olan zuhur edecek. Ne kadar üstüne gelseler, ne kadar insanları kandırmaya uğraşsalar da kanan kanacak. Kanmayan hakla beraber olacak. Batıl olan dökülüp gidecek. Çöplüğe gidecek. Zibile gidecek. Onun kıymeti kalmayacak. Bu böyledir. Ta Âdem aleyhisselam'dan beri aynı şekilde hak kıyamete kadar zahirdir. Ötekiler nefsine uyup kendi kafasına göre, nefsine uyan şeylerin peşine düşen insanlar, o batılla beraber dökülüp gidecek. Hakla olan, onlar galip gelip o yolda devam edecekler. Bazen insanlar batıl şeytanla beraberdir. Onlar bütün kuvvetlerini sarf eder. Dersin ki artık onlar galiptir. Yok. Ne kadar şey yapsalar Allah Azze ve Celle'nin karşısında duramazlar. Onlar akılları olsa Allah'la beraber olurlar. Hakla beraber olurlar. Çünkü insan gördüğünden ibret alır. Ta Âdem aleyhisselam'dan şimdiye kadar daima hak zahir oldu. Hak galip oldu. Batıl mağlup oldu. Batıl hiçbir zaman payidar olmadı. Hak daim olacak. Hakla beraber olun. Hak olmayan tarafa düşmeyin, kendi kafanıza göre nefsinize ne uyarsa "Bu bizim gideceğimiz yol, bu hoşumuza gitti" deyip de batılın peşine gitmeyin. O da batılla beraber zail olur gider. Allah muhafaza etsin. Allah insanlara akıllarını kullanmayı nasip etsin ki aklını kullanan hakla beraber olur. Aklını kullanmayan, kendini akıllı zannetse bile batılla beraber akılsızdır. Allah muhafaza etsin. Allah bizi nefsimize uydurmasın.

2024-08-29 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Elhamdülillah, bu Safer ayının son Çarşambası da geçti. Peygamber Efendimiz buna sevinirdi. Biz de onun gibi seviniyoruz, inşa'Allah Sağlık ve afiyetle, sıkıntı çekmeden yaşayalım, inşa'Allah. Peygamber Efendimiz sallAllahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: Bazı insanlar sabır istiyor. Sabır istemeyin diye buyuruyor Peygamber Efendimiz sallAllahu aleyhi ve sellem. Allah'tan merhamet ve ihsan isteyin. Sabır ve imtihan isteyen kişi bilmelidir imtihan kolay gelmiyor, zor oluyor. Onun için sürekli Allah Azze ve Celle'den ihsan isteyin, lütfunu dileyin, imtihan etmeden versin diye. Ama yine de dünya imtihan yeri olduğu için, imtihandan geçsek bile bu hayatımızı zorlanmadan, kolayca geçirelim. İmanla geçirelim. En büyük imtihan iman imtihanıdır. Bu imtihanın türlü türlü düşmanı var. Şeytan var, heva var, dünya var. İmtihan çetindir. Bu imtihanı Allah'a tevekkül edip, namazlarınızı kılın, Allah Azze ve Celle'nin emirlerini yerine getirin, gerisini düşünmeyin. Vesvese şeytandandır. Ona kulak asma. Sen üzerine düşeni yap. Bu yolun dışında konuşanlara da aldırış etmeyin. İçinden gelen vesveseye de kulak verme. Vesvese gelince "Lâ ilâhe illAllah Muhammedün Resûlullah" deyip onu savuşturursunuz, inşa'Allah. Şeytan, bunu unutturmak için vesvese verir. Onu gidermek için "Allah Azze ve Celle Rabbimdir, Muhammed sallAllahu aleyhi ve sellem Nebiyim ve Peygamberimdir" demek gerekir. Şeyh Babamız derdi ki, "Nebim Muhammed Aleyhisselam" demek, o imanı ve vesveseyi kalpten siler Allah'ın izniyle. Tabii dünyada imtihanlar çoktur. Bunun için de herkes, fakir zengin fark etmez, mutlaka sadaka versin. Zengin elbette fakir gibi değil. Daha çok vermesi gerekir. Fakir de az verse bile, Allah Azze ve Celle katında o korunur. "Ben fakirim, veremem" demesin. Az bir şey olsa bile, bir lira, yarım lira, elli kuruş, ne olursa her gün sadaka olarak versin. Yani dünya imtihansız olmuyor. Bu imtihanı hafifletmek, belaları ve musibetleri uzaklaştırmak için sadaka çok önemlidir. Allah korusun. Allah hepimize yardım etsin, imanımızı güçlendirsin, inşa'Allah. En önemli şey budur.

2024-08-28 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Safer ayının çıkmasını müjdeleyene teşekkür ederdi. Ondan razı olurdu. Safer ayı ağırdır. Allah Azze ve Celle öyle yaratmış. Ağır aydır, lakin her şeyin bir hikmeti var. Bu ayın ağırlığı, Müminlerin daha fazla hayır ve hasenat yapmaları içindir. Daha fazla Allah'a yalvarmaları ve Allah'ı hatırlamaları içindir. Allah'a şükür, bütün aylar Allah'ın istediği gibi oluyor. Bazısı mübarek, bazısı ağır, bazısı normal geçiyor ama bu Safer ayının son çarşambası biraz daha ağır oluyor. Bu son Çarşambasında ne yapacağız? Yine aynı şekilde tesbihatı yapacağız. Sadakayı daha fazla verin ki kazalardan korunasınız. Kaza ve bela Allah'ın iradesiyle olur, ama sadakayla önlenebilir. Allah Azze ve Celle'nin bunda da bir hikmeti var. İnsanlara irade vermiş, cüz'i irade, külli irade vardır. Allah'ın bildiği şeylerdir bunlar. Ama muhakkak ki insan hem nefsine uymayabilir, hem nefsine uyabilir: Sen nefsini yenip, iyi şeyi yapmaya uğraş. Onu yaparsan sana fayda olur. İradeni hayra yönlendirirsen kazanmış olursun. Yok, iradene değil de nefsine uyarsan o vakit hiçbir zaman iflah olamazsın. Şimdi bu Safer ayının sonudur. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem neye seviniyorsa ona sevinmemiz lazım. Neyi seviyorsa onu sevmemiz lazım. Neyi sevmiyorsa onu sevmememiz lazım. Safer ayının bugün son çarşamba'sıdır, son haftasıdır, çıkıyor diye biz de Allah'a şükür, Peygamber'e uyarak seviniyoruz inşallah. Allah daima bizi ferah içinde, sevinç içinde yaşatsın. Dünyada ve ahirette sevinci nasip etsin. Sevincimiz Peygamber Efendimiz'in yolunda olmamızdır. En büyük sevincimiz odur. Başka dünyevi şeyler için sevinirsen bir dakikalık sevinç olur, ondan sonra biter. Peygamber Efendimiz'in sevinci ilelebet sürer inşallah. Allah hepimize nasip etsin.