السلام عليكم ورحمة الله وبركاته أعوذ بالله من الشيطان الرجيم. بسم الله الرحمن الرحيم. والصلاة والسلام على رسولنا محمد سيد الأولين والآخرين. مدد يا رسول الله، مدد يا سادتي أصحاب رسول الله، مدد يا مشايخنا، دستور مولانا الشيخ عبد الله الفايز الداغستاني، الشيخ محمد ناظم الحقاني. مدد. طريقتنا الصحبة والخير في الجمعية.

Mawlana Sheikh Mehmed Adil. Translations.

Translations

2025-01-04 - Dergah, Akbaba, İstanbul

يُؤۡتِي ٱلۡحِكۡمَةَ مَن يَشَآءُۚ وَمَن يُؤۡتَ ٱلۡحِكۡمَةَ فَقَدۡ أُوتِيَ خَيۡرٗا كَثِيرٗاۗ (2:269) Hikmet'i Allah Azze ve Celle bazı insanlara veriyor. Hikmet sahibi olan insan büyük hayra nail olur. Çünkü hikmet nedir? İyi şeyleri anlamak, onları yapmak ve başkalarının da istifade etmesini sağlamaktır. Hikmet böyledir. Şimdi, bir şey söylendiğinde hikmetsiz olunca, ne kadar iyi olursa olsun, onu yanlış anlatırlar. Çünkü hikmet yoktur. Görünen şeyi herkes görür ama, onun hikmetini anlatmak başkadır. Onun hakikatini anlatmak bambaşkadır. Şimdi, bunu neden söylüyoruz? Çünkü maşallah her tarafta alim diye geçinen çok insan var. "İlim sahibiyiz" diyorlar, konuşuyorlar, vaaz veriyorlar, şunu yapıyorlar, bunu yapıyorlar. Ama hikmeti olan çok azdır. Hikmetsiz taifeler çıkmış, ne akla hizmetse, İslam'ın asırlardır yapılagelen uygulamalarını kabul etmiyor. "Bunlar sünnet değil" diyorlar. "Bunlar, böyle bir şey yok" diye ortaya çıkıp anlatıyorlar. Sen bundan ne kazanıyorsun? Sana ne faydası oluyor? Ki sırf nefsine hizmet ediyor. Kendini göstermek için, var olan hakiki şeylere saldırıyor. "Bu olmaz" diyor. "Bu caiz değil" diyor. O kadar çok caiz olmayan şey, o kadar haram varken ortada, sen Müslümanların yaptıkları şeylere saldırıyorsun. Neden? İşte hikmet yok demek ki. ünya kadar her tarafta küfür, fısk, fücur varken, onları bırakıp "Recep ayında oruç tutulmaz, caiz değil" derler. "Recep'in bir kıymeti yok" der. Bu uygulama ta sahabelerin zamanından, Peygamber Efendimiz'in döneminden beri var. Sahabeler yapmış, tabiinler yapmış, hepsi yapmış. Bin dört yüz seneden fazladır yapılan şeye sen "caiz değil" diyorsun. Bu nedir? Ahmaklıktan başka bir şey değil mi? Hikmetsizlikten başka bir şey değil. Tabii işte odur. Onun için hikmet çok mühim bir şeydir. Hikmetsiz insanlarla oturup kalkmak, onları dinlemek insana zarar verir. Fayda vermez. Allah şerlerinden muhafaza etsin. Hikmetsiz insanlar ya ahmaktır ya da hain ve münafıktır. Başka bir şey değil. Allah şerlerinden muhafaza etsin.

2025-01-03 - Dergah, Akbaba, İstanbul

وَلَا تَقۡرَبُوۡا مَالَ الۡيَتِيۡمِ اِلَّا بِالَّتِىۡ هِىَ اَحۡسَنُ حَتّٰى يَبۡلُغَ اَشُدَّهٗ​ ۚ وَاَوۡفُوۡا الۡكَيۡلَ وَالۡمِيۡزَانَ بِالۡقِسۡطِ (6:152) "Haklara riayet edin." diye buyuruyor Allah Azze ve Celle. Sakın kimsenin hakkını yemeyin. Allah her şeyi affeder. Allah affedicidir; ama kul hakkını, ancak o kuldan helallik istersen yahut onun hakkını ödersen affeder, böylece hakkı boynunda kalmaz. Eğer o hak kıyamete kalırsa işin zor olur. Senin sevaplarından alıp ona verir. Eğer sevabın kalmadıysa, hakkını yediğin kişinin günahlarını sana yükler. Onun için dünyada iken, hakla beraber herkesin hakkını vermelisin. Kimse, "Bunu kandırdım, kâr ettim." diye düşünmesin. O kazanç değil, zarardır. Dünyada iken o zarardan dönebilirsin. Daha yaşarken insanın hakkını verirsen, helalleşirsin. Yok, sana hakkını helal etmezse o vakit, işte o zaman işin çok zordur. Onun için, yani insan hayattayken kimsenin hakkını yememeye dikkat etmeli. İnsanların üzerinde hakkın varsa, gidip onlarla helalleşmelisin. Onların haklarını vermelisin. Çünkü çoğu insan Müslüman geçiniyor ama insanların hakkını yiyor. Bu, manevi olarak da olabilir. Sırf maddi olarak değil. Hakkı görmezden geliyor, onu zarara uğratıyor. Bu da hak yemektir. Yani sana orada, hakla beraber olman için bir fırsat verilmişken, hakkın aleyhine davranırsan, o zaman çok büyük bir günaha girmiş olursun. Peygamber Efendimiz sallAllahu aleyhi ve sellem, günahların en kötüsü, yalancı şahitliktir, buyuruyor. Yalancı şahitlik için, Peygamber Efendimiz bir hadisinde, "En kötü günah, yalancı şahitliktir." buyurmuş. Sonra yine, "Yalancı şahitliktir." buyurmuş. Yine, "Yalancı şahitliktir." buyurmuş. Sahabeler, "Keşke Peygamber Efendimiz artık söylemese." demişler; o kadar çok tekrarlamış ki, yani yalancı şahitlik, hak yemenin en kötü şeklidir. Onun için, yalancı şahit olmamak adına, manevi olarak da hakka dikkat etmek lazım. Sırf maddi olarak değil, manevi olarak da hakka riayet edilmeli, işte bu çok önemlidir, Allah muhafaza etsin. Allah bizi nefsimize uydurmasın. Nefsimiz, kötüyü güzel gösteriyor. Onun için, Allah muhafaza etsin.

2025-01-02 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Bu gece mübarek Recep ayının ilk Perşembesini Cumaya bağlayan gecesidir, yani Regaip Kandili'dir. Bugünün gündüzü de mübarektir. Bereketi büyüktür. Allah Azze ve Celle cömerttir, kerem sahibidir. Kerem sahibi vermek ister. İsteyenlere vermek ister Allah Azze ve Celle. "Alın, buyurun gelin alın" diye davet ediyor. Ama insanlar cevherleri almıyorlar. Gidip -hâşâ huzurdan- pislikleri, necaseti toplayıp onlarla seviniyorlar. Başlarına, gözlerine, içlerine koyuyorlar. Öyle mücevherlere de kıymet vermiyorlar. Bakmıyor, bilmiyorlar. Allah Azze ve Celle bu mübarek günleri nimet olarak vermiştir. Her Cuma mübarektir. Her, bu üç ayların da günleri mübarektir. Ama bunların içinde de ayrıca ikram olarak bu özel günleri vermiş Allah Azze ve Celle. Regaib, güzelliklerin istenilen ve verildiği gece demektir. Bu gece rağbet edilmesi gereken şeyler içindir. Peki rağbet edilecek nedir? Ahirettir. Allah Azze ve Celle'ye ve Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme tabi olmaktır. O'na uymak, O'nun istediği gibi yaşamaktır. İşte budur. Regaip kandilinde, rağbet edilecek şeyler bunlardır. Rağbet edilen şeyler güzel şeylerdir. Allah Azze ve Celle helali ve haramı belirlemiştir. Helale rağbet edin diyor. Helal size de fayda eder. Sizin mertebenizi yükseltir. Helal demek, rağbet edilecek güzel şeylerdir. Temiz şeyler, insana vücuduna da fayda verir. Ruhuna ise daha da fazla fayda verir, ruhaniyetine yükseltir. Bu gece ve bugün için Allah'a şükretmeliyiz ki bize bu günleri bildirdi. Çoğu insan bilmiyor. Ne Recep, ne Şaban, ne üç ay, ne namaz, ne niyaz, hiçbir şey bilmeyen çok insanlar var. Onlar dünyaya tamah eden insanlardır. Allah onları ıslah eylesin. Onlara da ikram etsin inşaAllah. Bizim vazifemiz tebliğdir. İnsanlara bu güzel günleri, güzel şeyleri söylemek. Güzel şeyler bunlardır. Güzel olan, Allah Azze ve Celle'nin verdiği nimetlere şükretmektir. Bu nimetlerle bedenimizi ve ruhumuzu beslemektir. Onun dışında haramla beslenen bir fayda olmaz. Ne bedene ne de ruha, zarardan başka bir şey vermez. Allah, bu nimetlerini daim etsin. Mübarek olsun bu günler, bu geceler. Allah'a şükür, bu birinci mübarek gecemiz, gerçi hepsi mübarek gecelerdir. Bugün, üç ayların mübarek gecelerinden ilkidir. Ardından Miraç gecesi var, Berat gecesi var. Ondan sonra, Ramazan'da Kadir gecesi var. Allah'a şükür var. Bunlardan isteyen herkes nasibini alabilir. Bunlar sınırlı değildir. Tek bir kişiye mahsus değil, herkese yetecek kadar, hatta fazlasıyla var. Dünyamızın bin katı, milyon katı, hatta milyar katı kadar insan olsa bile, cennet hepsine yeter. Hepsine yer var, sıkıntı yok. Allah yolunda olalım inşaAllah. Mübarek olsun günümüz, gecemiz inşaAllah.

2025-01-01 - Dergah, Akbaba, İstanbul

اللهم بارك لنا في رجب وشعبان وبلغنا رمضان Mübarek olsun. Üç aylar başladı bugün. Allah'a şükür. Recep ayı hakkında Allah Azze ve Celle "Benim ayımdır." diye buyurmaktadır. Şaban, Peygamber Efendimizin ayı. Ramazan da ümmetin ayı. Allah'a şükür. Üç ayların başlangıcına yetiştik. Selametle, imanla, Allah'a şükürler olsun, binlerce şükürler olsun. Bizi bu vaziyete getirip, böyle bir güzel yol nasip etti. Allah'ın istediği olur, istemediği olmaz. Dün akşamki insanlar gibi de olabilirdik. Allah'a şükür. Ona da şükretmek lazım. Onları da Allah affetsin ve mağfiret etsin, hepimize de. Çünkü günah olduğu yerde tövbe istiğfar yapmak lazım. Başkası bile yapsa yine tövbe istiğfar hepimize lazım olur. Bu yapılan günahlara, kendimizin olsun, başkalarının olsun, razı değiliz. Allah affetsin bizi. Allah hepimize merhamet etsin. Hidayet versin. Hidayet, en büyük nimettir. İstikamet, Allah'ın yolunda olmak en büyük nimettir. Olmayanlara da hidayet versin. Acımak lazım çünkü onlara Allah kısmet etmemiş. Biz de onlar gibi olabilirdik. Allah'ın fazlı keremi ile inşaAllah sabit kadem olup dünyadan çıkana kadar Allah'ın yolunda oluruz inşaAllah. Şeytana uymayıp şeytanın hilelerini, kötü şeyleri güzel göstermesine kanmayıp, kandırmasın inşaAllah. Dua ediyoruz bu mübarek üç ayların hürmetine. Mühim olanlar bunlardır. Başkalarına gelince, Allah onlara da hidayet nasip etseydi, böyle yapmazlardı. Allah'ın iradesine karışılmaz. Allah'ın hikmetine karışılmaz. Allah bildiğini kendi bilir! Haşa, Allah'ın işine karışamayız. Bazı insanlar der ki, "Bana kalsa bütün insanlara hidayet veririm, bütün insanları hidayet üzere kılarım." Allah Azze ve Celle başka bir şey istemiş. Allah'ın hikmetine sual olmaz. Allah kimseye zulmetmez. Kimseye haksızlık etmez. Allah Azze ve Celle'nin ayıdır bu ay. Allah'a iman etmişseniz, O'nun işlerine karışıp, 'şöyle olsaydı, böyle olsaydı' demeyin. Allah'ın yolunda olun. Allah'ın emrettiği gibi olun. Allah'a şükredin. Bütün vakit Allah'a şükredin. Bizi de sabit kadem kılsın. Ayağımızı kaydırmasın. Muhafaza etsin inşaAllah. Hayırlı, mübarek olsun. Ümmete hayırlı olsun inşaAllah. Sahibi bekleriz. Dünyanın hali kötüdür. Onu ıslah edecek olan Sahip, Mehdi aleyhisselam. Onun da gelmesini Allah'tan niyaz ederiz. Allah göndersin. Sahipsiz kaldı ümmet. İnşallah bu günleri mübarek eylesin. Bereketli olsun. Hayırlı olsun. Hayırlara vesile olsun inşaAllah.

2024-12-31 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Recep ayı inşallah bu akşamdan başlıyor. Üç aylar: Recep, Şaban, Ramazan. Recep'in bir başka özelliği daha var, haram aylarından biridir: Recep, Zilkade, Zilhicce, Muharrem. Bu dört ay haram aylarıdır. Onların özel durumları var. Recep de onlardan birisidir. Hem üç ayların fazileti var. Hem de o haram aylarının fazileti var. Recep ayında, onun için onu fırsat bilip istifade etmek lazım o mübarek aydan. Bu geceden itibaren inşaAllah başlıyor. Bu gece akşamdan sonra, Recep ayının biri girmiş oluyor inşaAllah. Tabii aya bakmak lazım ama artık insanlar ayın nereden çıktığını, nereden battığını bile bilmiyor. Onun için hükümet, devlet ne diyorsa ona tabi oluyoruz. İnşaAllah Allah kabul eder. Bir de kısmi halvet var bu ayda, bir saat, iki saat, ne kadar yapabilirse insan yapsın. Öteki halvete bu ara izin yok. Yani 40 gün orada oturup da, halvet riyazet yapmaya izin yoktur şimdi. Çünkü tahammül yok insanlarda. Bu sebeple, Allah Azze ve Celle'nin merhametine sığınarak, her gün akşam ile yatsı arası, ikindi ile yatsı arası veya teheccüd vaktinden işrak vaktine kadar olan zaman dilimlerinde 'kısmi halvet' niyetiyle ibadete çekilmek mümkündür. Bu vakitlerde okunacak tesbihatlar, yapılacak zikirler var. Vazifeler var, onları yapabilir, onların faziletine nail olur. Nakşibendi tarikatında olup da halvet yapmayan olmaz. Büyük Şeyh Efendi, Şeyh Nazım Hazretleri, her konuda kolaylık gösterirdi; zira insanoğluna zorluk ağır geliyor. İşte bu nedenle, o kısmi halvetin de büyük halvet yerine geçtiğini söylerdi. Peygamber Efendimiz (s.a.v), ahir zamanda yaşayacak olanlara merhamet olsun diye, ashabına şöyle buyurmuş: Sizler, bir şeyi yüzde yüz yapmanız gerekirken, sadece bir eksiğiyle yaparsanız, bundan sorumlu olursunuz. Ahir zamanda, %1'ini bile yapsa onlara yeter, der. Onun için Allah'a şükür, bu kolaylık varken onu yapmak lazım. Tabi oruç da var. Üç ayları tutabilen tutsun. Tamamını tutamayanlar ise, yarın üç ayların ilk günü, onu tutsunlar. Sonrasında mübarek Perşembe günü kandil, o günü de oruçlu geçirsinler. Ayrıca, Pazartesi ve Perşembe günleri de oruç tutulabilir. Daha fazla tutabilen tutsun. Onların da büyük faydası olacak size. İnsanlara fayda olacak inşaAllah. Bunların dışında, günlük ibadetler de var. Recep ayında, 30 rekâtlık bir namaz bulunuyor. Bu namaz, her iki günde bir, iki rekât olarak kılınabilir. Her rekâtta bir Fatiha ve 11 İhlas okunur. Böylece, 30 rekât, tüm ay için tamamlanmış olur. Yani, her gün kılmak zorunlu değil. İki günde bir, iki rekât kılarak da Recep ayının faziletinden yararlanılabilir. Recep ayına özel tesbihatlar da var. Örneğin, "Sübhanel Hayyu-l Kayyum", "Sübhanallah-il ehad-is samed" ve her on günde bir değişen "Sübhanallah-ir Rauf" gibi zikirler bunlardan bazıları. Bu zikirlerin nasıl yapılacağına dair talimatlar zaten yazılı olarak mevcut. Onu yaparsınız. Allah mübarek eylesin. Üç aylarımız mübarek olsun. Hayırlara vesile olsun inşaAllah. İmanımıza kuvvet olsun. Müslümanlara hidayet olsun, onlara muhafaza olsun şeytanın şerrinden. Ahir zamanın şerlerinden, fitnelerinden muhafaza olsun inşaAllah. Mehdi (a.s)'a yetişmemiz niyetiyle inşaAllah. Allah mübarek eylesin. İnşaAllah daha da güzel günler olur! İmtihan günleri biter. Mehdi (a.s) ile güzel günler olur inşaAllah. Allah hepimize nasip etsin.

2024-12-30 - Dergah, Akbaba, İstanbul

La daim illallah. Allah’tan başka devam edecek bir şey yok. Allah Azze ve Celle, baki olan O'dur. Her şey zail olur. Her şey biter. İyisi de biter, kötüsü de biter. Allah Azze ve Celle ile beraber olan kazanır. Ötekisi kaybeder. İnsanlar ibret alsın diye Allah her şeyi yaratmış. Her şeyden ibret alabilir insan. Ama insan nefsinin istediğini yapıyor, ona bakıyor. İbret almayı hiç düşünmüyor. Hayatı gelip geçiyor. Sanki iyi bir şey yapıyormuş gibi, yeni bir yıl geliyor diye seviniyor. Bir takım işlere kalkışıyor. İyilik yapacağı yerde, kötülük yapıyor. Kime mi kötülük yapıyor? İnsan kendi kendine kötülük ediyor. İnsanın en büyük düşmanı kendisidir, yani nefsidir. Onun için daimi olanla beraber olmak gerekir. İşte bir sene daha geride kalıyor. Yarın son günü. Yarın son gün olması ne anlama geliyor? İnsan bir muhasebe yapmalı. Bu sene iyilik mi yaptık, kötülük mü? Nerede hata yaptık, nerede iyi yaptık? Bunları düşünüp, hatalarından dolayı Allah Azze ve Celle'den af ve mağfiret dilemeli. İyilik yaptıysa da onu daha da fazla devam ettirmesi lazım. Daimi olan iyiliktir. Kötülük daimi olmaz. Dünyada herkesin başına her türlü şey gelmiş. Başkalarına eziyet edenler, zulmedenler, kötülük yapanlar, ta Kabil'den, firavunlardan, Nemrutlardan beri gelen o zalimler, hani şimdi neredeler? Geçti gitti. Geriye ne kaldı? Onların yaptıkları zulümler kaldı. Onların hesapları kendilerine kalacak. İyilik yapanlar da gelip geçse de, onlar da Allah'ın izniyle mükafatlarını bulacaklar. İnsan ilelebet yaşayacağını zanneder. Yok, öyle bir şey yok. Ona göre hesabını kitabını yap. Her sene sonunda hesap yapılır. Ticarette, her işte, ne kazandık, ne kaybettik diye. Esas ticaret ahiret ticaretidir. Onun hesabını yapalım inşaAllah. Allah hepimizi hayırlı işlere muvaffak kılsın. Günahlarımızı da affetsin inşaAllah.

2024-12-29 - Dergah, Akbaba, İstanbul

1 قُلۡ هَلۡ نُنَبِّئُكُم بِٱلۡأَخۡسَرِينَ أَعۡمَٰلًا (18:103) 2 ٱلَّذِينَ ضَلَّ سَعۡيُهُمۡ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا وَهُمۡ يَحۡسَبُونَ أَنَّهُمۡ يُحۡسِنُونَ صُنۡعًا (18:104) 3 Allah Azze ve Celle, insanların en çok zararda olanlarını açıklıyor: 4 Bir şeyler yapıyorlar, çok iyi yaptık diye zannedip övünüyorlar, seviniyorlar. "Çok iyi işler yaptık," diye düşünüyorlar. 5 Hâlbuki yaptıkları hiçbir şey yok. 6 Yaptıkları, kendilerine zarar, başkalarına zarar, lüzumsuz şeyler, günahlar işliyorlar. 7 Onu bir fayda zannediyorlar, kendilerine yarar sağladıklarını sanıyorlar. 8 Böbürleniyorlar, seviniyorlar, "Biz bu işi başardık," diyorlar. 9 Yaptıkları işler ise günah, zarar, insanlara zarar, en başta da kendilerine zarar veriyor. 10 İnsanlar her dönemde böyleler, ama şimdi yılbaşı yaklaşıyor, herkes bir telaş içinde. 11 "Onu nasıl kutlayacağız, nasıl yapacağız?" diye evlerini, her yerlerini süslüyorlar. 12 Kendilerine bir fayda geleceğini sanıyorlar. 13 O gece daha fazla günahlara dalıyorlar. "Bu sene böyle girersek iyi olacak," gibi düşüncelerle hareket ediyorlar. 14 Bütün insanların akıllarını karıştırıyorlar. 15 Başkalarını da aynı şeyi yapmaya özendiriyorlar. 16 O yaptıkları hiçbir fayda sağlamıyor. 17 Ahirette de onların hesabı var. 18 Tabii tövbe etmezlerse. 19 Tövbe ederlerse, elbette Allah affedicidir. 20 Ne yaparsan yap, mağfiret kapısı açıktır. 21 Allah Azze ve Celle buyuruyor ki: "Tövbe edin, sizi cennete koyayım." 22 "Cehennemden uzak durun, cennete gelin," diye buyuruyor. 23 Allah cennete insanları davet ediyor. 24 Şeytan ise cehenneme davet ediyor. 25 İnsanlar ise cenneti bırakıyor, şeytanın davetine uyup cehenneme gidiyorlar. 26 Fırsat var, tövbe kapısı kapanana kadar. 27 Tövbe kapısı, son nefese kadar açıktır. Öldükten sonra artık tövbe etme şansı yok. 28 Ölmeden önce tövbeni yap. 29 Günahlardan af dile. 30 Allah Azze ve Celle affedicidir. 31 Allah hepimizi affetsin. 32 İyiyi iyi bilelim, kötüyü kötü bilip de onu yapmaktan kaçınalım. 33 Yaptıysak utanıp pişman olalım. 34 Allah'tan af dileyelim inşaAllah. 35 İnsan hata yapar, af diler. Yanıltılmış olabilir, iyiyi kötüyü ayırt edememiş olabilir. 36 Allah’ın dilediği olur, her şey O'nun emrindedir. 37 Allah'a yalvarmak lazım ki, Allah bizi şaşırtmasın. 38 Kötülerden olmayalım, inşaAllah.

2024-12-28 - Dergah, Akbaba, İstanbul

1 قُلۡ إِن كُنتُمۡ تُحِبُّونَ ٱللَّهَ فَٱتَّبِعُونِي يُحۡبِبۡكُمُ ٱللَّهُ (3:31) 2 Allah Azze ve Celle, Kur'an-ı Azimüşşan'da Peygamber Efendimiz'e şöyle buyurmasını emretti: 3 "Allah'ı seviyorsanız, bana tabi olun ki, Allah Azze ve Celle sizi sevsin." 4 Bu hayatta bir Müslümanın tek arzusu, Allah Azze ve Celle'nin rızasını ve sevgisini kazanmaktır. 5 Peygamber Efendimiz sallAllahu aleyhi ve sellem de bize bu yolu gösteriyor. 6 Allah Azze ve Celle Peygamber Efendimiz hakkında, "Ona tabi olun, ona muhabbet edin, onun istediği yolda gidin, onu sevin." diye buyuruyor. 7 Bütün mesele Peygamber Efendimiz sallAllahu aleyhi ve sellem'in sevgisi: Onu sevmek, ona tazim etmek, ona itibar etmek, ona hürmet göstermektir. Bu, bizim için en büyük vazifedir, farzdır. 8 Bunu yapmayanlar ise akıldan noksandır. 9 Akılları tam değildir. 10 Eskiden de böyleleri vardı, ama şimdi daha farklı şeyler ortaya atıyorlar: 11 O da bizim gibi insandı, onun vakti geçti. 12 Kur'an-ı Azimüşşan'ı getirdi, artık onun vazifesi bitti. 13 Kur'an'a bakıp amel ederiz. 14 Peygambere gerek yok. 15 Bu nereden çıkıyor? Şeytandan çıkıyor. 16 Şeytan, insanları yoldan çıkarıp cehenneme sürükleyeceğine dair Allah Azze ve Celle'ye yemin etmiş. 17 İşte bu yüzden her türlü yöntemle, Müslüman olmayanları zaten saptırmış, Müslümanları da yoldan çıkarıp cehenneme sürüklemek için çeşitli oyunlar oynuyor. 18 Son zamanlarda ortaya çıkan bazı tipler, "Sadece Kur'an'a bakıp da yaparız," diyorlar. 19 Ona göre amel ederiz. 20 "Hadis, sünnet, başka şuydu, buydu, istemeyiz," diyorlar. 21 "Hadis istemeyiz," diyenler ise akıldan noksandır. 22 Çünkü hadis de Kur'an da Peygamber Efendimiz sallAllahu aleyhi ve sellem'in mübarek ağzından çıkmıştır. 23 İnsanlar ona tabi olmuş. 24 Birini kabul edip diğerini reddetmek nasıl mümkün olabilir? Akıl sahibi bir insan bunu yapmaz. 25 İnsanın bu lafı söylemesi için deli olması lazım. 26 Şimdi böyle insanları şüpheye düşürenler var. 27 Bunları dinleyenler bedbahttır veya şansları yoktur. 28 Allah Azze ve Celle onlara gazap etmiş, onları dışlamış kimselerdir. 29 Onlar kendilerini akıllı zannedip başkalarına da bu fikirleri yayıyorlar. 30 Dinleyenler de aynı şekilde yoldan çıkıyor. 31 Akıbetleri hayır olmaz. 32 Çünkü en mühim şey, Peygamber Efendimiz sallAllahu aleyhi ve sellem'a tazim etmek, ona inanmak, onun mübarek sözlerini dinlemek, onun yolunda gitmektir. 33 Öteki türlü, "Bunu kabul ederim, yarısını kabul ederim, yarısını kabul etmem," diye bir şey yok. 34 Öyle olmaz. 35 Allah fitnelerden muhafaza etsin. 36 Bunlar ahir zaman fitneleridir. 37 İşte bu da Osmanlı'dan sonra kâfirlerin Müslümanlığı bitirmek için yaptığı şeylerdir. 38 Bunları yapanlar haindir, münafıktır. 39 Allah hepimizi şerlerinden muhafaza etsin, inşaAllah.

2024-12-27 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Bugün mübarek cuma günüdür. İnşaAllah, önümüzdeki Cuma günü, mübarek üç aylar başlamış oluyor. Mübarek aylardır Recep, Şaban, Ramazan. Allah Azze ve Celle her insana bu aylarının kıymetini bilmelerini nasip etsin. Ne yazık ki, bu ayların kıymetini bilmeyen çok insan var. Yılbaşının farkındadırlar ama bu mübarek aylardan haberleri yoktur. Asıl kıymetli olanlar, işte bu mübarek aylardır. Bu aylar, insana kalıcı olarak fayda sağlayacak, hayır, hasenat ve sevapları çok olan aylardır. Bu nedenle, Recep, Şaban ve Ramazan aylarında oruç tutmanın sevabı çoktur. Ramazan ayında oruç tutmak zaten farzdır. Peygamber Efendimiz, diğer iki ayda da çok oruç tutmuştur. Sevapları çoktur. Tabii, Recep ve Şaban aylarında tutulan oruçlar nafiledir. Ancak, kaza orucu olanların öncelikle bu oruçları tutması gerekir. Kaza orucu farzdır. Farz ibadetler, sünnetlerden daha kıymetlidir. Farzı yerine getirmemenin cezası vardır. Nafile ibadetleri yapmamanın ise bir cezası yoktur. Kılınmayan namazların ve tutulmayan oruçların kazasını yapmak farzdır. Namazın kazası için niyet edip kılabilirsiniz. Ancak orucun durumu biraz farklıdır. Eğer üzerinizde farz oruç borcu varsa, bu orucun kefaretini ödemek gerekir. Yani, bir gün, bir ay, iki ay, üç sene veya beş sene oruç tutmamış olun, her durumda kefaret olarak 60 gün oruç tutmak gerekir. Bir gün de tutmamış olsanız, on sene de tutmamış olsanız durum aynıdır. Kefaret orucu, borçlu olunan oruçları tutmadan önce, bir defaya mahsus tutulur. Kefaret orucunu tutmak zorunludur. Aksi takdirde, oruç borcu ödenmiş sayılmaz. Bu nedenle, 60 günlük kefaret orucuna başlamak için Çarşamba gününe kadar vaktiniz olduğunu şimdiden hatırlatmak isteriz. Çarşamba gününden sonra sayılacak 60 gün içerisinde, Kameri aylar bazen 29, bazen 30 gün çeker. Bu nedenle, kefaret orucuna bir iki gün önceden başlamak lazım. MaşaAllah, bu sene günler de oldukça kısa. Yani, bu günlerde oruç tutmak zor olmayacaktır. Kefaret orucu için tam münasip zamandayız. Bu nedenle, kefaret borcu olanlar oruç tutmaya başlayabilirler. İsterlerse yarından, isterlerse diğer günden başlayabilirler. En geç Pazartesi günü başlamaları gerekir ki, kefaret oruçları Ramazan'dan önce bitmiş olsun. Ardından da Ramazan orucu tutulur. Ramazan'dan sonra da Şevval ayında altı gün oruç tutmak ve Zilhicce ayında oruç tutmak gibi nafile oruçlar vardır. Kaza orucu borcu olanlar, bu nafile oruçları tutarken kaza oruçlarına da niyet edebilirler. Ancak en önemlisi, kefaret orucunun aralıksız olarak 60 gün boyunca tutulmasıdır; zira bu farzdır. Nafilelerden önce, bu farz yerine getirilmelidir. Hem Ramazan orucuna daha vakit var, hem de şu an bunun için münasip zaman. Ramazan ayına iki aydan fazla bir süre var. Dediğimiz gibi, iki ay boyunca aralıksız tutulmalı. Herhangi bir sağlık sorunu olmadığı sürece, bu oruç aralıksız 60 gün boyunca tutulmalıdır. Ondan sonra Allah affetsin. Bir insan bütün hayatı boyunca oruç tutsa bile, sebepsiz özürsüz olarak kaçırdığı bir gün farz orucun sevabına asla nail olamaz. Yine de Allah affetsin. Zararın neresinden dönersen kârdır. Bu nedenle, inşaAllah, kefaret borcu olanlar bir an önce oruçlarını tutmaya başlasınlar. İnşallah, bu borç yükü üzerlerinden insin. Allah hepimizi affetsin. Allah, nefsimize uymaktan ve bu tür zararlara uğramaktan hepimizi korusun inşaAllah.

2024-12-26 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Peygamber Efendimiz sallAllahu aleyhi vesellem hadis-i şeriflerinde insanın nasıl Allah'ın emirlerini uygulayacağını açıklıyor. Bazı insanlar der ki - şimdi yeni moda çıkmış - "Kur'an her şeyi söylüyor, hadis istemeyiz." Peki, hadisleri kabul etmezsen, namazı nasıl bileceksin? Nasıl dinini yaşayacaksın? Nasıl abdest alacaksın? Nasıl gusül yapacaksın? Kur'an-ı Azimüşşan'da beyan edilenin uygulanmasının tafsilatlı açıklamaları, Peygamber Efendimiz aleyhissalatu vesselamın hadis-i şeriflerindedir. Hadisler namazın nasıl kılınacağını, adabını bize gösteriyor. Bu çok mühim. Bundan daha değişik bir mesele var şimdi. Hadisi reddedenler, kendi kafalarına göre hareket eder. Mantıkları da akılları da yok o insanların. Ama bizim mevzu biraz daha değişik. Şimdi de şu konu var: Kabe'den, Medine-i Münevvere'den, buradan veya herhangi bir yerden canlı namaz yayınları yapılıyor. Bazı insanlar da canlı yayındaki imama uyarak namaz kılıyor. O olmaz. Caminin dışında olduğun için camideki cemaate dahil olamazsın; Ancak caminin dışındaysan ve seni bir yol cemaatten ve imamdan ayırmyıorsa, o zaman imama uyup cemaatle kılabilirsin. Ama aranızda sizi cemaatten ayıran bir yol varsa, camideki imama uyup cemaatle kılamazsınız. Onun için bu mühimdir. Bize veya başkasına vebal olmasın diye bilinsin ki: cemaatle namaz kılmaya niyetlenince, imamın yanında veya arkasında değilseniz, o namaz olmuyor. O zaman herkes kendi namazına niyet edip kendince kılacaksın. O yayındaki cemaate dahil olmuş olmuyorsun. Cemaatin sevabı normal namazın 27 katıdır. Bu nedenle cemaatle kılmak için camiye gidersin veya cemaatin olduğu bir yerde birlikte kılarsan, o zaman sevabına nail olursun. Ancak telefondan, televizyondan veya canlı yayın aracılığıyla, örneğin kulaklık takarak uzaktan imama uymaya çalışmakla o namaz geçerli olmaz. Bu insanlar daha fazla sevap kazanayım derken, namazları da bozuluyor. Allah muhafaza etsin. Bu şeyleri öğretmek lazım, söylemek lazım. İnşaAllah, bu yayını takip eden bazı insanlar oluyor. Namaz kılmaya gelince, imama tabi olmak yerine kendi namazları için niyet etsinler. Ben cemaate, imama uydum demesin. Ama yok, Ben imama tabiyim. diye namaz kılarsa, o vakit o namaz olmaz. Sen namazını boşu boşuna yapmış olursun. Allah onun hesabını da sorar. Şimdi bilmeyerek yapanlar tövbe etsin de Allah affetsin inşaAllah.