السلام عليكم ورحمة الله وبركاته أعوذ بالله من الشيطان الرجيم. بسم الله الرحمن الرحيم. والصلاة والسلام على رسولنا محمد سيد الأولين والآخرين. مدد يا رسول الله، مدد يا سادتي أصحاب رسول الله، مدد يا مشايخنا، دستور مولانا الشيخ عبد الله الفايز الداغستاني، الشيخ محمد ناظم الحقاني. مدد. طريقتنا الصحبة والخير في الجمعية.

Mawlana Sheikh Mehmed Adil. Translations.

Translations

2025-12-29 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Hayır olsun inşa'Allah, hayırlara vesile olsun. Hayır, daima hayrı getirir. Şer de şerri getirir. Onun için Allah'a şükür; Şeyh babamızın ve meşayihlerin gösterdiği bu yol, insanlara, Müslümanlara, kısaca herkese hayır yoludur. "Hayır yaparsan, hayır bulursun" derler. Allah Azze ve Celle, zerre kadar hayır yapsan bile onu unutmaz; mutlaka mükâfatını alırsın. Aynı şekilde şer yaparsan ve tövbe etmezsen, zerre kadar dahi olsa cezasını bulursun diyor Allah Azze ve Celle. İşte Peygamber Efendimiz ve bütün peygamberler, insanlara bunu öğretiyordu. Şimdi insanlar zannediyor ki bunlar sadece ahiret için; "Hayır yaparsam ahirette karşılığını alırım..." Halbuki bu her şey içindir; yani hem dünya hem ahiret içindir, sırf ahiret için değildir. Dünyada iyilik yaptın mı, o iyiliğin karşılığını muhakkak bulursun. Şer işledin mi, onun da karşılığını ve cezasını muhakkak burada çekersin. Burada da çekersin, ahirette de çekersin tövbe etmezsen. Ama burada bir şer işleyip cezasını çektikten sonra aklın başına gelir de; "Ah, ben kötülük yaptım..." "Hiç olmazsa cezasını burada çektim, bari ahirette çekmeyeyim" diyerek tövbe istiğfar edip Allah'a dönersen, o vakit ahiretin cezasından kurtulmuş olursun. Ama dünyada, yapılan şerrin cezası muhakkak verilir. İşte onun için bu Müslümanın yolu; iman ve İslam yolu, güzel bir yoldur. İnsan hiç olmazsa burada karşılığını görür; çünkü dünya imtihan yeridir, muhakkak bir karşılığı olacaktır. Kişi o cezayı, hem aklı başına gelsin hem de o günahın yükünden kurtulsun diye çeker. Ama inat edip de "Yok, ben bildiğimi okuyacağım" dersen, bunun dünyada da sana hiçbir faydası olmaz. Yaptığın kötülükler, dünyada sana eziyetten başka bir şey getirmez. Ahirette ise onun cezası çok daha büyük olur. Allah muhafaza etsin. İnsanların bunu bilmesi lazım. Bütün peygamberler, bütün sahabeler ve müminler hayır için yaşarlar. Şerri istemezler. Çünkü Allah'ın sevdiği şeyleri sever, Allah'ın sevmediği şeyleri sevmezler. Allah bizleri muhafaza etsin; kötülüklerden, günahlardan ve şerlerden Allah muhafaza etsin.

2025-12-28 - Dergah, Akbaba, İstanbul

وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱرۡكَعُواْ مَعَ ٱلرَّـٰكِعِينَ (2:43) Allah Azze ve Celle emir buyuruyor; yaptıklarınızı Allah rızası için yapın ve öğrenin. Bu meclisler, ilim meclisleridir. İnsan orada olduğu vakit, üzerine Allah'ın güzel nazarının olduğu, Allah'ın sevdiği meclisler olur. O meclise tabii insan öğrenmek için gelir. Şeyh veya hoca kim olursa olsun sohbet verince, insanlar o sohbetten çıkınca çoğunu unutur. Allah Azze ve Celle insanı öyle yaratmış, unutsun diye. Bazılarının ise akıllarında kalır. Mühim olan o mecliste bulunmak, o ruhani gıdayı almaktır. Onu alınca o, insanın içinde kalır. Hani "Nedir, ne değildir?" diye hatırlamasa bile... Ders dinleyip de unutan çocuklar başkadır ama buradaki meclislerde dinlenen şeyler, insan sezmese de içine girmiş, ruhaniyetine işlemiş olur. Onun faydası, kişi bilmese de daim olur, faydalı olur. Ruhaniyetine kuvvet olur, yani maneviyatı güçlenir. Öteki türlü çoğu insan gelir; "Ben yaptım da olmadı, şunu yaptım" der. Yok, sen ibadet yaptın mı onun muhakkak faydası olur. Sen illa "Ben karşılığını hemen göreceğim" diye uğraşma. Sen o yolda git, devam et. O yol Allah'ın izniyle senin dünyan için de, ahiretin için de hayırlıdır. Hayatında en iyi şeydir o. Şimdi yine imansız olan insanlar, o garipler; "Biz bu dünyaya niye geldik?" diyorlar. E sen kendi keyfine göre gelmedin, Allah seni yarattı. Amacımız nedir? Amacın Allah'a ibadettir, Allah yolunda olmaktır. Bu güzel maneviyatı almaktır, ruhaniyetine katmaktır. Öteki türlü "Niçin yaratıldım? Benim burada ne işim var?" diye sorsan da sormasan da... İster söyle ister söyleme, seni buraya Allah yaratmış, bu dünyaya getirmiş. Sen o vaziyeti iyiye yor, sonu iyi olsun. Durumun iyi olsun, kötülükten kurtul. O kötü düşünceden kurtul. O şeytanın dediği gibi veya senin kendi kendine "Amacım nedir?" diye sorgulaman yerine... Amacın Allah'a ibadet, Allah yolunda olmak. Allah'ın verdiklerini almak; reddetmek değil, kabul etmektir. Al, dediğim gibi bu güzel meclislerde otur. İster anla ister anlama; o tecelli, Allah'ın indirdiği rahmet içine işliyor, ruhuna işliyor. O güzellik seninle ilelebet kalacak inşa'Allah. Allah meclislerimizi daim etsin inşa'Allah.

2025-12-27 - Dergah, Akbaba, İstanbul

يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمۡ وَيَهۡدِيَكُمۡ (4:26) Allah Azze ve Celle size hidayet ve iyilik vermek istediğini buyuruyor. Şeytan ise kötülük ister; size kötü şeyler yaptırmak ister, diyor Allah Azze ve Celle. Tabii bu da Allah Azze ve Celle'nin hikmetlerinden, sırlarından biridir. Nasıl olduğunu tam bilmesek de insanoğlu nefsine hakim olabilir ve Allah'ın yolundan gidebilir. Nefse uymadan o yola girme imkanı vardır. Tabii nefis daha ağır basıyor; haramı daha çok sever, işlemesi daha kolay gelir. Halbuki diğer tarafta; her türlü iyilik ve güzellik, Allah Azze ve Celle'nin emrettiği yoldadır. Şimdi, her sene aynı şeyler söyleniyor olsa da tekrarda binbir fayda vardır. İnsan, tekrar sayesinde unuttuğunu hatırlar. Biz mübarek günlerde, mübarek aylardayız. Öteki tarafta ise haram ve her türlü kötülük var. O da nedir? İşte yılbaşı. Yılbaşı dedikleri şeyle şeytan insanları kandırıyor; lüzumsuz şeyler için hazırlık yaptırıyor. Sevineceğiz, eğleneceğiz diyorlar... Yahu siz neye seviniyorsunuz, anlamıyoruz ki! Akıllı, koca koca insanlar... Bizden bin kat fazla okumuş, üniversite bitirmiş, "kelli felli" denilen o insanlar, bu boş şeyler için hazırlık yapıyorlar. Bir ay önceden "Şöyle yapacağız, böyle yapacağız" diyerek evleri, sokakları süslüyorlar. Bunda ne fayda var? Hiçbir faydası yok, zarardan başka bir şey değil. O vakitlerde Allah'ın sevmediği, hiç tasvip etmediği ve "yapmayın" dediği şeyler işleniyor. Onun için oradan zulmetten ve kötülükten başka bir şey gelmez. Ortalık iyilikle değil, kötülükle dolar. Her sene, dünyanın her yerinde "yeni yıl geliyor" diye seviniyorlar. Şeyh Babamızın dediği gibi; bugünlerde her gün bir öncekinden, gelen gün giden günden daha kötüdür. Daha kötü, daha kötü... Daha iyi değil. Buna rağmen "Yeni sene daha iyi olacak, şöyle yapacağız" diye seviniyorlar. "Seneye mutlu olarak girelim" diyorlar... Mutlu olmazlar; sabahleyin o içtikleri zıkkımdan dolayı başları davul gibi uyanırlar. "Geçti gitti, işte yeniden başladı" diye avunurlar. Allah muhafaza etsin; Allah'ın sevmediği şeyleri yapmayalım. Allah'ın sevdiği, Allah'ın istediği işleri yapın. Bu yılbaşıdır, başka günlerdir... Bir hayli bayram uydurmuşlar: Yok aşıklar bayramı, yok kaşıklar bayramı, yok eşekler bayramı, hayvanlar bayramı... Maksat milleti söğüşlemek, paralarını almak. Bir de bunları yapanlara gülüyorlar; "Bakın bu aptallar ne yapıyor?" diye. "Biz ne güzel para kazanıyoruz, bunlar da bizim dediğimiz yoldan gidiyorlar" diyorlar. Her sene başka bir şey, başka bir kötü adet çıkarıyorlar. İnsanlar da koyun gibi peşlerinden gidiyorlar. "Bunu yapmasak ayıp olur, çok kötü olur, yapmamız lazım" diyorlar. Yani insanları utandırarak bu şeyleri yaptırıyorlar. "Biz modern insanlarız, yapmazsak bizi ayıplarlar, biz kibar insanlarız, kıro değiliz" diyorlar. Yahu "kıro" dedikleri sizden bin defa daha iyidir; hiç olmazsa ne yapacağını biliyordur. Allah muhafaza etsin. Allah insanlara akıl fikir versin, başka bir şey demiyoruz. Allah bizi akıl deryasından ayırmasın.

2025-12-26 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Allah'a şükür bu geceyi idrak ettik, Allah kabul etsin. İnşallah her şey hayırlı olur, hidayete vesile olur. Bu insanların en çok ihtiyaç duyduğu şey hidayettir, Allah'ın yolunda olmalarıdır. İnşallah o manevi gıda bu gecede hasıl olmuştur. İnşa'Allah bu ümmete hidayet versin, bu gece hidayete vesile olsun. Yaptıkları işler inşa'Allah Allah rızası için olsun. Eğer yapılan kötülükler varsa, Allah onları da affetsin. İnsanlar tövbe etsin. Çünkü bilerek veya bilmeyerek, dünya menfaati uğruna sadece kendilerine değil de hem başkalarına zarar veren çok insan var. Kendi nefsi ve menfaati için başka insanlara zarar verir, ondan sonra da kalkıp "Beni kurtarın" der. Senin kurtuluşun zaten olduğun yerdedir. Senin yerin neredeyse, kurtuluşun da oradadır. Sana ancak Allah yardım eder; Allah'tan başkası sana yardım edecek yok. Çünkü kötülükler yapmış, hatalar işlemiş, insanlara her türlü zararı vermişsin. Onların hak ve hukukunu artık ancak Allah affeder. Görüyoruz işte; bunu yapanlar şimdi para kazanmak için her türlü yolu deniyorlar. Neden? Çünkü iman kalmamış, İslam terbiyesi kalmamış. Osmanlı'dan sonra şeytanın hakimiyeti var. Zaten Osmanlı yıkılmadan 100-150 sene önce, dünyaya fesat yayan o Fransız İhtilali çıktı. O Fransız devrimi bütün dünyayı ele geçirdi. Şimdiye kadar dünya onların, o şeytanların elindedir. İstediklerini beyaz, istediklerini siyah, istediklerini iyi gösterirler. Onun için Osmanlı zamanındaki ilmi, terbiyeyi, okunan ve okutulan o güzel değerlerin hepsini silip attılar. Sadece kötülüğü öğretiyorlar, başka bir şey öğrettikleri yok. İşte dünyanın hali budur. Maalesef şunu da söyleyeyim; dünya hali hiçbir zaman düzelmez. Bu vaziyette asla düzelmez. Şeyh Babamın dediği gibi, Mehdi Aleyhisselam gelmeden önce düzelmez. "Ümit edelim, gayret edelim" desen de boş; bu zamanın insanının kalbine öyle şeyler yerleşmiş ki ne söylesen faydasız. Bazılarını kahraman zannediyorsun ama Osmanlı'dan sonrakiler hainden başka bir şey değil. İnsanlara, özellikle de Müslümanlara zarar veriyorlar. Niçin? Kendi nefsine fayda sağladığını sanıyor. Sonra da istediğini yapıyor. Dediğimiz gibi bu düzen düzelmez. Bunu ümitsizlik olsun diye değil; Allah'a yalvaralım da tez zamanda Mehdi Aleyhisselam gelsin diye söylüyoruz. Bütün dünyadaki bu pisliği temizlesin. Hepimizin içindeki, nefsimizdeki o pisliği kaldırıp atsın. Çünkü hepimizde o kirlilik var; bizi öyle bir hale getirmişler ki Allah muhafaza etsin. İnsan bir makama geldi mi hemen kötülük yapmaya başlıyor. Öyle bir vaziyet oluşmuş, Allah muhafaza. Allah bu gecenin hürmetine tez zamanda Mehdi Aleyhisselam'ı göndersin. Osmanlı'dan sonra kaç tane değişik sistem geldi. Gavuru geldi, komünisti geldi, ateisti geldi, güya "Müslümanım" diyen ama Müslümanlara en büyük zararı verenler geldi. Bu dünya ancak Peygamber Efendimiz sallAllahu aleyhi ve sellem'in müjdelediği şekilde düzelir. Allah tez zamanda göndersin, biz de o güzel günleri görelim inşaAllah.

2025-12-25 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Allah'a şükürler olsun, bizi bu güzel din üzere yaratmış. O'na binlerce şükür; çünkü O'nun iradesiyle bu hal üzerimizdedir. Bunlar güzel hallerdir, kıymetini bilmek lazım. Bugün de Recep ayının ilk Perşembesi; akşamı mübarek gecedir, Regaib Gecesi. Regaib Gecesi'nde dualar kabul olur. Her zaman dua kabul olur ama bugünün ayrı bir meziyeti vardır. Öyle bir özelliği var ki; bu gece, Allah'ın sevdiği bir gecedir. Peygamber Efendimiz sall'Allahu aleyhi ve sellem'in mübarek kıldığı bir gecedir. Recep ayı mübarek aylardandır; sevabı diğer aylara göre daha fazladır. Onun için bu gece Allah'a şükür ibadet edilir, gündüzünde de oruç tutulur. Gece inşa'Allah zikir çekilir ve dualar edilir. Kaza namazı borcu olan, kaza namazını kılar. Yatmadan önce namazını kılıp, sonra yine teheccüde kalkar. Peygamber Efendimiz sall'Allahu aleyhi ve sellem, "O vakit geceyi ihya etmiş gibi olur" buyuruyor. Bazıları bu geceleri hiç uyumadan geçiriyor. Uyusa da yine o sevaba nail olur, geceyi ihya etmiş sayılır. Onun için bu geceler, Allah'ın fazl-ı keremi ve bize ihsanıdır. Her zaman ihsanı var ama böyle münasebetler olunca Allah Azze ve Celle daha fazla vermek ister. Vermeyi sever, ihsan etmeyi sever. İnsanların yapısı öyle değildir ama Allah Azze ve Celle'nin şanı keremdir. Kerem, cömertliktir. Cömertlik; bir fırsat bulup da yine vereyim, daha fazla vereyim demektir; Allah Azze ve Celle böyle ister. "Benden isteyin" diyor yani, hiç çekinmeyin. "Çok istedik" demeyin; isteyin, devamlı isteyin, ısrarla isteyin diyor Allah Azze ve Celle. İnsana gelsen; bir gelirsin, iki gelirsin, üç gelirsin ama devamlı ısrar edince insanın canı sıkılır, zoruna gider. Ama Allah Azze ve Celle, fazl-ı keremiyle "Benden isteyin" buyuruyor. "İsteyin vereyim, hazinelerim tükenmez." مَا عِندَكُمۡ يَنفَدُ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ بَاقٖۗ (16:96) Sizin yanınızdaki biter, insanın neyi olsa biter; Allah Azze ve Celle'ninki Baki'dir, hiç bitmez. Allah'a şükür. İşte bu gece mübarek bir gece, Allah mübarek eylesin. Allah bitmeyen hazinelerinden bize iman ihsan etsin. Kimseye muhtaç olmamak için, inşa'Allah dünya ve ahiret saadeti versin.

2025-12-24 - Dergah, Akbaba, İstanbul

وَمَا ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَآ إِلَّا مَتَٰعُ ٱلۡغُرُورِ (3:185) Allah Azze ve Celle buyuruyor ki: "Dünya hayatı geçicidir, kalıcı değildir." Bizden önce milyonlar, milyarlarca insan gelip geçti. Ama her şeyin bir sonu var. İnsanın hayatı gibi dünyanın ömrü de sona eriyor. Peygamber Efendimiz'in (sall'Allahu alayhi wa sallam) buyurduğu gibi; Adem Aleyhisselam'ın nesli, son peygamber ile artık kıyamete çok yaklaştı. Peygamber Efendimiz bunu söyleyeli bin dört yüz seneden fazla oldu. Şimdi artık sona gelindi ama insanlar dünyaya daha çok dalmış durumda. Hiç farkında değiller; ne olduğunun, ne kadar kaldığının farkında değiller. Ama Allah’ın emri olacak. Her şeyin bir sonu var, dünyanın da bir sonu var. Ahir zamanda, zamanın sonunda yaşıyoruz. Her şey altüst olmuş durumda. Ne olduğu belli değil. وَهُمۡ فِي غَفۡلَةٖ مُّعۡرِضُونَ (21:1) İnsanlar gaflet içindedir. Hiç haberleri yok, dünyaya dalmış gidiyorlar. Halbuki bunun bir sonu var. Dünyanın sonu gelmese bile insanın sonu var. Peygamber Efendimiz'in (sall'Allahu alayhi wa sallam) dediği gibi; kişinin ölümü, onun kıyametidir. Ama hakikatte artık dünyanın da sonu gelmiş. Bu sebeple biraz uyanmak lazım. Dünyada yaşıyorsun, tamam, her şey olabilir. İstediğin gibi yaşa ama Allah Azze ve Celle'nin emirlerini de yerine getir. Allah Azze ve Celle'yi unutma, ahireti unutma. Sana fayda sağlayacak olanlar onlardır. Bu dünya geçicidir, bir oyun ve eğlencedir. Bir serap gibi gelir ve geçer. Onun için buna aldanmayın, dünyaya kanmayın. Ahirete inanın, geçici olana bel bağlamayın. O geçip gidecek; bizden önce milyarlarca insan gelip geçmiş. Bundan sonra gelecek olanlar da geçip gidecek. Ama artık fazla zaman yok. İnsanoğlu zamanının kıymetini bilsin, Allah yolunda olsun. Dediğimiz gibi; Allah Azze ve Celle her şeyi güzel yaratmış, nimetler vermiş; istifade edebilirsiniz. Esas olan; Allah Azze ve Celle'yi unutmadan ondan istifade etmektir. Her şeyi güzel yapın; yiyin, için, gezin ama Allah Azze ve Celle'yi unutmayın. Allah Azze ve Celle'nin emirlerini de yerine getirin. Çünkü bunu yapmazsanız, o vakit her şeyiniz ne kadar iyi olursa olsun bir faydası yoktur. Asıl fayda, Allah Azze ve Celle'nin rızasıdır. Allah bizden razı olsun inşa'Allah. Onun rızasına nail olalım inşa'Allah.

2025-12-23 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Allah Azze ve Celle bizi karanlıktan, zulmetten nura çıkarmak ister buyruluyor ayet-i kerimede. Allah Azze ve Celle, insanlar için daima güzellik olsun ister. Onlara irade de vermiştir. Hikmetini ancak Kendisi bilir ama Allah Azze ve Celle insanların hayrını ister. Şeytan ise nurda olan insanları zulmete, karanlığa ve kötülüğe götürmek ister. İnsanoğlu işte bu iki yol arasındadır; ya zulmette olur ya da nurda. Bunun dışında üçüncü bir yol yoktur. Bu sebeple Allah Azze ve Celle'nin emirlerine uymak insanı selamete erdirir. Nur; selamettir, aydınlıktır, güzelliktir, açıklıktır, iyiliktir; her türlü güzelliktir. Karanlık ise her türlü zorluktur, kötülüktür, kasvettir. Tüm bilinmeyen şeyler karanlığın içindedir. Bu yüzden gece vakti insan için daha zordur. O karanlığı aydınlatan ise ibadettir, bilhassa gece ibadetleri. Bu sebeple gece yapılan ibadetler, gündüz ibadetlerinden çok daha kıymetlidir. Çünkü o ibadet, karanlığı aydınlığa çevirir. Karanlık gider; insana ferahlık ve aydınlık gelir. Allah Azze ve Celle güzel olanı ister ve güzelliklere ulaşmanız için size yol gösterir. Peygamber Efendimiz sallAllahu aleyhi ve sellem'in yolu öyle bir yoldur ki; aydınlıktır, nurdur, Nur'un ala nurdur. Allah, "Nûrus semâvâti vel ard" (Göklerin ve yerin nurudur) buyuruyor (24:35); Allah Nurdur. O, mutlak güzelliktir, Allah'a şükürler olsun. Kendi iyiliğimiz ve faydamız için o yolu tutmamız lazım. Bu, Allah Azze ve Celle'nin bize bir hediyesidir; onu reddetmemek gerekir. Allah muhafaza buyursun. Allah hepinizi zulmetten, karanlıktan ve kötülükten korusun inşa'Allah.

2025-12-23 - Bedevi Tekkesi, Beylerbeyi, İstanbul

قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: صَلَاةُ اللَّيْلِ مَثْنَى مَثْنَى، فَإِذَا خِفْتَ الصُّبْحَ فَأَوْتِرْ بِوَاحِدَةٍ، فَإِنَّ اللَّهَ وِتْرٌ يُحِبُّ الْوِتْرَ. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: Gece namazı ikişer ikişer kılınır; nafileler de ikişer ikişerdir. Sabah namazı vaktinin girmesinden korkan kimse, son olarak bir rekat (vitir) kılsın. Muhakkak ki Allah tektir, teki sever. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: صَلَاةُ اللَّيْلِ مَثْنَى مَثْنَى، وَالْوِتْرُ رَكْعَةٌ فِي آخِرِ اللَّيْلِ. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) yine buyuruyor ki: Gece namazı ikişer ikişerdir. Vitir namazı ise gecenin sonunda kılınan tek rekattır. Dediğimiz gibi; bu tek rekat Şafiiler içindir, onlar tek kılabilir. Hanefilerin ise üç rekatı birden kılması gerekir. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: الْوِتْرُ حَقٌّ فَمَنْ لَمْ يُوتِرْ فَلَيْسَ مِنَّا. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: Vitir haktır, yani vaciptir. Onu kılmayan kimse bizden değildir. Yani onu nafile zannedip terk etmek olmaz; o vaciptir. Onu kılmak herkesin yapması gereken bir vazifedir. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ لِلَّهِ تِسْعَةً وَتِسْعِينَ اسْمًا مِائَةً غَيْرَ وَاحِدٍ، لَا يَحْفَظُهَا أَحَدٌ إِلَّا دَخَلَ الْجَنَّةَ، وَهُوَ وِتْرٌ يُحِبُّ الْوِتْرَ. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: Şüphesiz Allah’ın doksan dokuz, yani yüzden bir eksik ismi vardır. Bunları ezberleyen (sayıp manasını anlayan) kişi mutlaka cennete girer. Allah tektir, teki sever. Yani doksan dokuz ismi ezberleyen cennete girer; ezberleyemeyen de o isimleri okuyarak feyz alabilir. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ لِلَّهِ عَزَّ وَجَلَّ تِسْعَةً وَتِسْعِينَ اسْمًا مِائَةً غَيْرَ وَاحِدٍ، إِنَّهُ وِتْرٌ يُحِبُّ الْوِتْرَ، وَمَا مِنْ عَبْدٍ يَدْعُو بِهَا إِلَّا وَجَبَتْ لَهُ الْجَنَّةُ. Şüphesiz Allah’ın doksan dokuz, yani yüzden bir eksik ismi vardır. Allah Azze ve Celle'nin isimleri çoktur ama Peygamber Efendimize ve ümmetine hususi olarak bildirilen doksan dokuz isim vardır. Allah tektir ve teki sever. Allah, isimlerinin sayısında da tek olmayı sever. İşte bu doksan dokuz isim, Allah Azze ve Celle'nin Peygamber Efendimize bildirdiği isimlerdir. Allah'ın bu isimleriyle dua eden her kula cennet mutlaka vacip olur. Dediğimiz gibi; ezberlerse iyi olur, ezberleyemezse de okur ve o isimlerin hürmetine cennetlik olur inşa'Allah. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: الْوِتْرُ رَكْعَةٌ فِي آخِرِ اللَّيْلِ. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: Vitir namazı gecenin sonunda bir rekattır. Yani vitir, en son kılınan namazdır. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَا وِتْرَانِ فِي لَيْلَةٍ. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) yine buyuruyor: Bir gecede iki vitir kılınmaz. Yani yatsıdan sonra vitri kıldıysan, sabah namazından önce veya teheccüdde tekrar vitir kılınmaz; vitir bir keredir. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: زَادَنِي رَبِّي صَلَاةً وَهِيَ الْوِتْرُ، وَوَقْتُهَا مَا بَيْنَ الْعِشَاءِ إِلَى طُلُوعِ الْفَجْرِ. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyor: Rabbim benim beş vakit namazıma bir namaz daha ilave etti. Bu vitir namazıdır. Vakti de yatsı namazı ile sabah namazı arasındadır. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: الَّذِي لَا يَنَامُ حَتَّى يُوتِرَ حَازِمٌ. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: Vitir namazını kılmadan uyumayan kişi ihtiyatlı davranmış, işini sağlama almış kişidir. Peygamberimiz, "Sonra unuturum veya uyuya kalırım endişesiyle yatmadan önce kılan, işini sağlama bağlamış olur" demektedir. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ لَمْ يُوتِرْ فَلَا صَلَاةَ لَهُ. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: Vitir namazı kılmayan kişinin diğer namazları da tam sayılmaz, eksik kalır. Yani vitirsiz kılınan namazlar manen eksiktir tabii. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ نَامَ عَنْ وِتْرِهِ أَوْ نَسِيَهُ فَلْيُصَلِّهِ إِذَا ذَكَرَهُ. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) buyuruyor: Kim vitir namazını uykuda kalarak veya unutarak geçirirse, uyandığında veya hatırladığında hemen kılsın. Hatırladığı zaman o namazı kaza kılması lazım. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اسْتَعِينُوا بِطَعَامِ السَّحَرِ عَلَى صِيَامِ النَّهَارِ، وَبِالْقَيْلُولَةِ عَلَى قِيَامِ اللَّيْلِ. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: Gündüz orucu tutmak için sahur yemeğinden destek alın; zira sahur yemeği oruç tutacak kişiye kolaylık sağlar. Gece ibadetine kalkmak için de öğle uykusundan (kaylule yaparak) yardım alın. Yani öğleden sonra, ikindiden önce bir miktar uyumak (kaylule), gece namaza kalkmak için kolaylık sağlar. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أَقِلُّوا الْخُرُوجَ بَعْدَ هَدْأَةِ الرِّجْلِ، فَإِنَّ لِلَّهِ تَعَالَى دَوَابَّ يَبُثُّهُنَّ فِي الْأَرْضِ فِي تِلْكَ السَّاعَةِ. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: Geceleyin yolda ve sokakta ayak sesleri kesildikten sonra evlerden dışarı çıkmayı azaltınız. Bizim milletimiz gece oldu mu sokağa çıkıp dolaşmak ister ama Peygamber Efendimiz "Azaltın" diyor. Çünkü Yüce Allah'ın bu saatte yeryüzüne saldığı birçok canlı mahlukatı vardır. Yani görünür görünmez canlılar vardır. O vakitte fazlaca dışarı çıkmak iyi değildir, evde oturmak daha makbuldür. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِيَّاكُمْ وَالسَّمَرَ بَعْدَ هَدْأَةِ الرِّجْلِ، فَإِنَّكُمْ لَا تَدْرُونَ مَا يَأْتِي اللَّهُ مِنْ خَلْقِهِ. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) yine buyuruyor: Geceleyin sokakta el ayak çekildikten sonra dışarıda sohbet etmekten sakının. Yani sohbete dalıp dışarıda dolaşmayın diyor Peygamber Efendimiz. Zira Allah'ın yarattıklarından ne göndereceğini bilemezsiniz. Allah Azze ve Celle'nin mahlukatı çoktur; musallat olurlar veya başka bir zarar gelir, Allah muhafaza etsin. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: قِيلُوا فَإِنَّ الشَّيَاطِينَ لَا تَقِيلُ. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) yine buyuruyor ki: Öğle vaktinde istirahat edin, kaylule yapın. Zira şeytanlar bu vakitte istirahata çekilmezler (siz onlara muhalefet edin). Şeytanlar kayluleyi sevmezler. Bu hem Peygamber Efendimizin sünnetidir hem de insan bu sayede dinlenmiş olur. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ قَرَضَ بَيْتَ شِعْرٍ بَعْدَ الْعِشَاءِ لَمْ تُقْبَلْ لَهُ صَلَاةٌ تِلْكَ اللَّيْلَةَ حَتَّى يُصْبِحَ. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: Yatsı namazından sonra bir beyit şiir (malayani) okuyan kişinin, o gece sabahlayana kadar hiçbir namazı kabul edilmez. Peygamber Efendimiz, bu sözle lüzumsuz işlerin yapılmamasını tavsiye ediyor. İnsan, "Müslümanız her şeyi yapabiliriz" der ama bazı hususlara dikkat etmek lazımdır. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: خَفِّفُوا بُطُونَكُمْ وَظُهُورَكُمْ لِقِيَامِ الصَّلَاةِ. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: Gece namazına kalkabilmek için karnınızı ve sırtınızı hafif tutunuz. Yani midenizi tıka basa doldurmayınız. Mideyi çok doldurursanız uyku bastırır, gece ibadete kalkmak zorlaşır. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: نَهَى عَنِ النَّوْمِ قَبْلَ الْعِشَاءِ وَالْحَدِيثِ بَعْدَهَا. Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem), yatsıdan önce uyumayı, yatsıdan sonra ise gereksiz konuşmayı yasaklamıştır. Yani akşam ile yatsı arasında yatmaya gerek yoktur, hatta ikindiden sonra yatmak da iyi değildir; Peygamber Efendimiz bunu buyuruyor. Ayrıca geceleyin boş yere konuşulmasını da istememiş, yasaklamıştır. Tabii bu hassasiyet sahabelerin halidir; bizleri de Allah affetsin, inşa'Allah.

2025-12-22 - Dergah, Akbaba, İstanbul

هُوَ ٱلَّذِي يُسَيِّرُكُمۡ (10:22) وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ (67:1) Allah sizi nasıl dilerse öyle sevk ve idare eder. Ne yapacaksanız, O'nun iradesiyle olur. Allah Azze ve Celle'nin iradesi hepimizin üzerindedir. Mümin, her şeyde kendisi için bir hayır olduğunu bilmelidir. İslam yolunda olduğu için Allah'a şükretmesi lazımdır. Bundan dolayı O'na binlerce, Allah Azze ve Celle'ye milyonlarca şükürler olsun. Çünkü bizi başka yollara sevk etmedi. İnşaAllah bu yolda bizi sabitkadem kılar. Son nefesimize kadar bu yolda oluruz inşaAllah. Zira O, başka insanları başka yollara sevk etmiş. Saadet ehli var, şakavet ehli var. Saadet ehli, Allah'ın kendi yoluna sevk etmiş olduğu insanlardır. Şakavet ehli ise o yolun tersine gidenlerdir. İşte dün, Allah'a şükür bir yeri ziyaret ettik. Orası, saadet ehlini şakavete sürükleyen büyük hadiselerin yaşandığı bir yerdi. O olaydan sonra orada Allah yoluna düşman oldular. Şeytanın yolundan gittiler. Neydi o? Hazreti İsa'nın yolunu bırakıp dalalet yoluna saptılar. Hazreti İsa'yı peygamberlikten çıkarıp Tanrı ilan ettikleri o yere gittik. İşte bu, 1700 sene önce yaşanmış bir hadiseydi. O yer, orasıydı işte. Hak yolda olanları oradan çıkardılar. Öldürdüler. Seslerini kıstılar. İncillerini yaktılar. Onlara ait her şeyi, tüm malumatı ortadan kaybettiler güya. Yok etmeye çalıştılar ama hakikat muhakkak vardır, hakikat gitmez. Onun için Allah'a şükretmek lazım ki, Allah bizi doğru yoldan ayırmasın. Çünkü şeytan boş durmuyor. Onları nasıl yoldan çıkarıp putlara taptırdıysa, buradaki insanları da yoldan çıkarıp şeytana taptırıyor. Kendi nefislerine taptırıyor. Allah şerlerden muhafaza etsin. Bu muhakkak Allah'ın takdiridir ama doğru yolda olan da şükretsin. Yoldan ayrılmasın inşaAllah. Allah hepimizi o yoldan ayırmasın. Hak yol, Allah Azze ve Celle'nin bize ikram ettiği yoldur. Nimetler şükürle daim olur. Bu en büyük nimettir, ona devamlı şükretmek gerekir. Allah'a, iman nimeti için şükürler olsun inşaAllah. Bu mübarek aylar da mübarek olsun. Onun hürmetine imanımız daha da kuvvetli olsun. Yani insan için sadece İslam yetmiyor, iman lazımdır. İslam ile birlikte iman lazımdır. İman nedir? Gayba iman etmektir. Şimdi bir tayfa var, herkesi yoldan çıkarıyorlar. Gayba inanmıyorlar. "Öyle olmaz, böyle olmaz..." "O öldü ondan fayda gelmez", "O şuydu, buydu" derken... Kendilerinin yoldan çıktıklarının farkında değiller, başkalarını da yoldan çıkarıyorlar. Allah şerlerden muhafaza etsin. Allah imanımıza kuvvet versin inşaAllah.

2025-12-21 - Dergah, Akbaba, İstanbul

Allah'a şükürler olsun, üç aylarımız mübarek olsun. Dün akşamdan girdi, bugünü hayırlı ve bereketli olsun. Bu aylar büyük ve güzel aylardandır. Allah Azze ve Celle'nin özel olarak ayırdığı, müstesna aylardandır. Recep ayı Hurum Ayları'ndanır. O aylarda savaş yapılmazdı. Yani saldırılmazdı; ancak müdafaa için olurdu, başka türlü olmazdı. Tabii şimdiki vaziyet... Durum nedir? İnsanlar neyi kabul eder, etmez... Kendi kafalarına göre hareket ediyorlar. Ama mühim olan, bu güzel ayların insanlara, bilhassa Müslümanlara çok büyük bir nimet olmasıdır; Allah Azze ve Celle'nin hediyesidir. Yapılan hayır hasenatlar, bu aylarda kat kat sevap kazandırır. Normalde bire on ise, bu aylarda bire yüz, bire yedi yüzdür... Allah Ramazan için, "Onun hesabı Bana aittir, Ben bilirim" buyuruyor. "Onun hesabı Bendendir." Allah Azze ve Celle'nin keremi ve cömertliği kimseninkine benzemez. Her şey O'nun elindedir. İstediği gibi verir, istediği gibi alır. Allah bize versin inşa'Allah, hayırlı olanı versin. Allah verir ama bazı insanlar... Şeytan cimridir. Vermeyi sevmez. Vereceği şey kötülüktür, başka bir şey değil. Allah Azze ve Celle ise hayırları verir, her türlü güzelliği verir, insanlara "Alın" der. Alan alıyor Allah'a şükür. Ama şeytanın vesvesesine kapılan insanlar haset ediyor, kabul etmiyor. "Öyle bir şey yok" diyor. "Öyle olmaz" diyor. Yahu Allah Azze ve Celle veriyor, sen ne karışıyorsun Allah'ın işine? Senden, senin cebinden mi çıkıyor? "Yok öyle olmaz, yok böyle olmaz, şunu yapmayın, bunu yapmayın, fazla ibadet etmeyin, fazla tesbih çekmeyin..." Hemen, "Sünnet de kılmayın, sünnetlere gerek yok, fazla nafileye gerek yok" diyerek insanları hayır yapmaktan, kazanmaktan men ediyorlar. Allah Azze ve Celle hazinelerini önümüze sermiş, "Alın" diyor. İstediğiniz kadar... Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki; "Cennet bahçelerine girdiniz mi, fertaû." 'Fertaû' dediği; "Alın, bol bol alın, istifade edin" diyor Peygamber Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem). Orası neresidir? İşte zikir meclisleri, ibadet yapılan yerler, kendi evinde ibadet edilen yerlerdir. Oralardan ne kadar alabilirseniz alın, kazanç buradadır. Yoksa, ahirete gözünü yumdun mu artık... Eğer arkandan bir şey bırakmadıysan o defter kapanmıştır. Onun için bu dünyada, Allah Azze ve Celle ne kadar hayır kapısı açmışsa, ondan bol bol alın. Allah'a şükür ki bu ayları bize vermiş. Bugün de işte birinci günüdür inşa'Allah. Bizim bu memlekete göre böyle; başkalarına göre biraz daha değişik olabiliyor. Onun için bu mübarek günler, kazanç günleridir. Rahmet günleridir, güzellik günleridir. Bol bol istifade edelim. En azından bu günlerin tesbihatları var. İsteyen oruç tutar. İsteyen tamamını tutar, ister birkaç gün tutar, ister Perşembe-Pazartesi tutsun. Hepsi Allah Azze ve Celle'nin hediyesidir. Onları kabul edelim inşa'Allah. Seneye İslam alemi daha güzel, daha iyi olsun inşa'Allah. Bütün dünya İslam olsun. Mehdi Aleyhisselam gelmiş olsun inşallah. Allah tez zamanda göndersin, çünkü bu dünyanın hali çok kötüdür. Allah şerlerden muhafaza etsin. Şeytanlar da hiç durmuyor, onlarla beraber olanlar da durmuyor. İnsanlara zarar veriyor, çoluk çocuğa zarar veriyor, imanlarıyla oynuyorlar. İman mühimdir. İslam'dır; İslam'la beraber iman olması lazım. İman da Peygamber Efendimizin muhabbetidir, yoludur, tarikattır. Tarik, yoldur; Peygamber Efendimize giden yoldur. Öteki türlü kuru kuru yapıp da, iman olmadıktan sonra insan hemen yıkılıyor. Şeytan onu yıkıyor. Onu kötü şeylere, kötü yollara götürüyor. Kötü şeyler yaptırmaya muvaffak oluyor. Allah muhafaza etsin. Çok tehlikeli bir zamandır. Bu zamanda iman lazımdır, imanımızı kuvvetlendirmek lazımdır. Allah imanımızı kuvvetlendirsin inşa'llah. Bugün işte bu günün bereketine, ihvanlar hatimler yapmışlar; 500 tane hatim. Yapılan bütün hatimler; Kuran hatimleri, salavatlar, tesbihatlar, tehliller, sureler... Allah kabul etsin. Evvela Peygamber Efendimiz, âl-i, ashabına, cümle enbiya, evliya, asfiya, meşayıhların ruhları için ve cümle geçmişlerin ruhları için... Okuyanların da ne gibi hayır maksatları varsa hasıl olsun. İnşa'Allah iman kuvveti olsun. Hidayet vesilesi olsun. Çoluk çocuğa da hidayet olsun, bize de hidayet olsun inşa'Allah. İmanda sabit kadem olalım inşa'Allah. Allah şaşırtmasın. Kimseye muhtaç etmesin. Hayırlı bol rızıklar olsun. Dünya ahiret saadeti olsun.